Psikolojide ekoller (yaklaşımlar) nedir?

Yaklaşımların her biri, davranışı farklı bir yönü ile ele alır ve değişik yöntemlerle açıklamaya çalışırlar ve bütünsel olarak insanı anlamamıza katkıda bulunurlar.

İnsan davranışlarını açıklamada kullanılan başlıca yaklaşımlar (ekoller):

1) Yapısalcı Yaklaşım (Strüktüralizm):

Savunduğu düşünce: Zihnin yapısı, bilinç denilen karmaşık yapının çözümlenmesi psikolojinin konusu olmalıdır. Davranışı, zihni oluşturan yapılar ile (düşünce, duygu, irade, hayal gibi) açıklamaya çalışmıştır. Kişinin her olay karşısındaki duygu ve düşünceleri ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Yöntemi: İçe bakış (iç gözlem)

Eleştirilme nedeni: Kullandığı yöntem bireyin kendi gözlemleriyle kendini değerlendirmesine dayandığı için taraflı bir yöntem olarak görülmüş ve birçok psikolog tarafından reddedilmiştir.

En önemli temsilcisi: W.Wundt (Vilhem Vunt) (1832-1920)

2) İşlevselci Yaklaşım (Fonksiyonalizm):

Savunduğu düşünce: İnsan zihninin işlevsel özelliklerinin organizmanın çevreye uyumundaki görevi araştırılmalıdır. Psikolojinin gündelik hayata uygulanmasına önem veren bu yaklaşım, özellikle öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini ve güdülenmeyi araştırması ile okullarda rehberlik anlayışını başlatmış, çağdaş psikolojiyi olumlu etkilemiştir.

Yöntemi: İçe bakış ve deney

Eleştirilme nedeni: Bireyin tüm davranışlarını uyum çabasıyla sınırladığı için eleştirilmiştir.

En önemli temsilcileri: William James (Vilyım Ceyms) (1842-1910), John Dewey (Con Dövi)(1859-1952)

3) Davranışçı Yaklaşım (Behevyorizm):

Savunduğu düşünce: Bilinci incelemeyi anlamsız bulan, psikolojinin zihni değil insan ve hayvanların yalnızca gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlarını ele alması gerektiğini savunan bu yaklaşım U-T psikolojisi olarak da bilinir. Organizmanın iç dünyasında olup biten (düşünce, duygu gibi) biyolojik ve bilişsel süreçlerle ilgilenmez. Bu yaklaşım hayvanlar üzerinde deneysel çalışmaların yapılmasında etkili olmuştur.

Yöntemi: İç gözlem yöntemini öznel buldukları için yalnızca deney ve gözlem gibi olgusal araçlara yönelmişlerdir.

Eleştirilme nedeni: Zihinsel süreçlerin incelenmesini göz ardı ettiği ve çevresel olguları çok önemsediği için eleştirilmiştir.

En önemli temsilcileri: John Watson(Con Vatsın) (1878-1958), Ivan Pavlov (1849-1936), Frederic Skinner (Frederik Skinır) (1904-1990), Edward Thorndike(Edvırd Torndayk) (1874-1949)

4) Psikodinamik Yaklaşım (Psikanalizm):

Savunduğu düşünce: Psikolojinin konusu: Freud’a göre, insan davranışlarının nedenlerini açıklayabilmek için insanın bilinçaltının incelenmesi gerekir, çünkü insan kişiliğinin oluşmasında belirleyici olan saldırganlık ve cinsellik güdüsü sosyalleşme sürecinde bilinçaltına bastırılmıştır. Bilinçaltına bastırılan tatmin edilmemiş arzu ve istekler ileriki yıllarda ruhsal problemlere yol açarlar. Bu nedenle psikoloji bilinçaltındaki nedenleri bulmalı ve tedavi etmelidir.

Yöntemi: Hipnoz, telkin, serbest çağrışım, rüya analizi ve deney

Eleştirilme nedeni: Bütün davranışları temel iki güdü ile açıklaması, sosyolojik etkileri önemsememesi nedeniyle eleştirilmiştir.

En önemli temsilcileri: Sigmund Freud(1856-1939), Alfred Adler (1870-1937)

5) Hümanistik (İnsancıl) Yaklaşım:

Savunduğu düşünce: Bu yaklaşım davranışı bireyin iç dünyası (kendine özgü duygu ve düşünceleri) ile açıklamaya çalışır. Her insan ayrı bir dünya ve değerdir. İnsanın duygu ve düşünceleri, istek ve arzularını bilmeden
davranışlarını açıklamak imkânsızdır. Psikolojinin amacı, insanları
tek tek ele almak, insanın özel yeteneklerini ortaya çıkartmaktır.

Yöntemi: Sezgi, empati

Eleştirilme nedeni: Deney yöntemi ile tek başına insan davranışları açıklanamayacağı için eleştirilmişlerdir.

En önemli temsilcileri: Abraham Maslow (1908-1970), Carl Rogers (Karl Racers)(1902-1987)

6)Bütüncül Yaklaşım(Geştalt):

Savunduğu düşünce: Bu yaklaşımı benimseyenler diğer ekollerin ‘parçacı’ yaklaşımına karşı çıkarlar. Davranış ve yaşantılarımız basit öğelerin birleşiminden oluşmaz. Davranışlar incelenirken öğeler arası ilişkiler ve etkileşimler dikkate alınmalıdır çünkü bütün parçaların toplamından
ibaret değildir. Yapısalcı ekolün analitik yaklaşımına karşı çıkan
bu yaklaşım algı ve öğrenme alanındaki araştırmalarda katkıları
olmuştur. Örneğin, okuma-yazma öğreniminde önce kelimelerin
sonra harflerin öğrenilmesi metodunda bu yaklaşımın etkisi vardır.

Yöntemi: İç gözlem, gözlem ve deneydir

Eleştirilme nedeni: Psikolojiyi felsefeye yeniden yakınlaştırdıkları söylenmiştir.

En önemli temsilcileri: M.Wertheimer (Vertheim) (1880-1943), K.Koffka
(1886-941), W. Köhler (1887-1967)

7) Bilişsel Yaklaşım:

Savunduğu düşünce: Dıştan gözlenemeyen bilişsel süreçlerin (algılama, bellek, düşünme gibi) türü ve yapısıyla gözlenebilen davranışların türü ve özellikleri arasındaki ilişkiyi araştırmalıdır. Bireyin dış dünyayı nasıl
içselleştirip uyarıcıları kendisine özgü bir biçimde algıladığını anlamak ister.

Yöntemi: Deney

Eleştirilme nedeni: Davranışların oluşumunda bilişsel süreçleri gereğinden fazla önemsedikleri eleştirilmiştir.

En önemli temsilcileri: Jean Piaget (jan Piaje) (1896-1980)

8)Biyolojik Yaklaşım:

Savunduğu düşünce: Beynin yapı ve işleyişi ile davranış arasında ilişki olduğunu savunan bu yaklaşıma göre, her davranışın temelinde son derece karmaşık sinirsel oluşumlar yer alır. Bu oluşumlar kaslara geçer ve gözlenebilen davranışlar hâlinde dışarıya yansır.

Yöntemi: Deney ve gözlem

Eleştirilme nedeni: Davranışları yalnız biyolojik temellere indirgediği için eleştirilmiştir.

En önemli temsilcileri: Adolf Meyer(Adolf Meyır) (1866-1950)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*