Medeniyet Nedir? İslam Felsefesinde Medeniyet Kavramı

Medeniyet Nedir? İslam Felsefesinde Medeniyet Kavramı

Medeniyet, bir topluluğun hayat tarzı, bilgi seviyesi, sanat gücü, maddi ve manevi varlıkları bakımından ileri bir seviyede olması halidir.

Klasik İslam felsefesinde medeniyet tanımını felsefi bir disiplin içinde
tanımlayan ilk İslam düşünürü Farabî’dir. Farabi’nin Medinetü’ül Fâdıla ve İbn-i Haldun’un Mukaddime adlı eserlerinde medeniyyet ve medenî kavramları detaylı olarak işlenmiştir. 

Fârâbi’nin siyaset felsefesinde medine, söz konusu yetkinlik ve iyiliklerin gerçekleştiği en küçük toplumsal yapı olarak ele alınır ve bu yapı toplumu oluşturan fertlerin sahip olduğu dünya görüşü, mutluluk ve erdem fikri medinenin değerler sistemini oluşturur.

Bu değerler sistemi metafizikten kozmolojiye, kozmolojiden ahlâk ve siyasete uzanan görüş ve uygulamaların yönlendirici temel yapısını kurar. Aynı düşünsel anlayışta Fârâbî, bakış yönünü özellikle medinenin kurucu başkanı (er-reîsü’l-evvel) üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Bu anlayışa göre; eğer bir şehrin ahalisi tarafından benimsenen ve kuşaklar boyu izlenen dünya görüşü vahiy alan bir kurucu başkan tarafından şekillendirilmişse bu şehir erdemli şehir (el-medînetü’l-fâzıla) adını alacaktır. Bu anlayış millet ve milletler topluluğu için de aynıdır ve böyle olmayan şehirlerin benimsediği mutluluk ve iyilik tasavvurları onları bilgi ve ahlâkın erdeminden uzaklaştırmış olduğundan bütünüyle erdemli şehrin zıtları olarak adlandırılmalıdır.

Fârâbi’nin “es-siyâsetü’l-medeniyye” teorisi; erdemli bir toplum esas alındığında ilmî, ahlâkî ve dinî vechelere sahip bulunan yahut bunlar olmaksızın gerçeklik kazanmayan sosyo-politik bir hayatın ilkelerini ortaya koymaya çalışmıştır.

Random Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*