İslam Kültür ve Medeniyetinin Kaynakları

İslam Kültür ve Medeniyetinin Kaynakları, Kısa Bilgi…

İslam medeniyeti, İslam dinini kabul eden halkların (Arap, İran, Türk, Hint , Afrika ve Endülüs) birlikte oluşturduğu medeniyetin ortak adıdır. 

Tevhid, İslam medeniyetinin özüdür. Allah’ın birliğine ve her şeyin mutlak yaratıcısı olduğuna inanmaktır. Kelime-i Tevhid bu inancın sözle vurgulanmasıdır. “La ilahe illallah, Muhammed’in resulullah”. Anlamı: Allah’tan başka ilah yoktur. Hz. Muhammed, Allah’ın peygamberidir.

Vahiy geleneğine göre İslam medeniyetini oluşturan iki ana unsur vardır:

  • Vahiy
  • Aklıselim

Vahiy: Peygamberler aracılığıyla insanlara, hayatın hangi ,ilkelere göre yönlendirilmesi ve nelere uyulup, nelerden sakınılması gerektiğini bildiren ilahi bilgi ve bu bilginin
gönderiliş tarzı.
Aklıselim: Kelime anlamı olarak, doğru karar verebilen, selâmete ermiş akıl; sağduyu demektir. Aklıselim; insanın doğruyu yanlıştan ayırabilmesi olup, Kur’an’ da ve hadislerde geçen fıtrat ile yakın alakası olduğu söylenir.

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Aklıselim ile ilgili bazı ayetler vardır:

  • “Sana kitabı indiren O’dur. Onun(Kur’an’ın) bazı ayetleri muhkemdir ki
    bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki O’nun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: O’na inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır derler.(Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp, anlar.” (Âl-i İmran suresi ,7. ayet.)
  • “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır” (Âl-i İmran suresi 190. ayet.)

Kur’an ve Sünnet: İslam kültür ve medeniyetinin temelini Kur’an ve sünnet oluşturur. Kur’an ve sünnet öğretisinin merkezinde ise her şeyin hakimi olan Allah vardır. Kur’an-ı Kerim, İslam dininin ana kitabıdır. İslam hukukunun oluşturulmasında hadis ile birlikte Kur’an dayanak olarak alınır. Kur’an ve sünnetin önemi bazı ayetlerde vurgulanmıştır. Bunlara bakacak olursak;

  • ‘’Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, şeriatler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin, dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.’’ (Âl-i İmran suresi, 137.ayet)
  • “Allah sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nisa suresi, 26. ayet)

İslam kelamcıları ile filozoflarına göre belli başlı beş duyu vardır. Bunlar, samîa (duyma), basîre (görme), şemme (koklama), zâika (tatma) ve lâmise (dokunma) duyularıdır. Bu duyular kulak, göz, burun, dil ve deriden oluşan beş duyu organı vasıtasıyla alınır. Beş duyu, insanın üç temel bilgi vasıtasından birini oluşturur. Diğer iki bilgi vasıtası haberisâdık (doğru bilgi) ve akıldır. Beş duyu vasıtasıyla edinilen bilgiye ilmizarûrî (zorunlu bilgi) denir. İlmi zarûrî, aklın doğruluğuna kesin biçimde hükmettiği bilgidir.
Havassıselîme, İslam filozoflarının nefis kuramları içinde önemli bir yer tutar. Buna göre havassıhamseizâhire, nefsihayvanî’nin (hayvansal nefs) idrak etme, bilme güçlerinden birini oluşturur. Fakat asıl idrak, bilme işlemi, havassıbatınî’nin (iç idrak güçleri) devreye girmesiyle tamamlanır.
Kur’an ‘da havassıselîme: Kur’an da en çok kalb (gönül), görme ve işitme organlarından bahsedilir. Kur’an’ın esas gayesi, insanlara doğru inancı, tevhidi öğretmektir. Öğrenmede işitme, görme ve anlamaya dayanır. Bundan dolayı Kur’an’da kulak, göz ve kalp önemli bir yer tutar.

Örf ve Âdetler: Kelime olarak örf, yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek demektir.

Din hayatın merkezindedir. Sosyal hayatın şekillenmesinde rol oynadığı gibi, hak ve adaletin yayılmasını da sağlar. Bir insanın hayatını düzenleyen unsurların başında gelir. Kişinin hayatını âdeta dakika dakika düzenler. Örf ve âdetler ise kendi yaşayış tarzlarıdır. Bu yaşam tarzına doğrudan etki eden ve onu sistem hâline getiren olgu da dindir. Din, yaşanılan ve öğrenilen bir kurallar ve değerler bütünü olduğuna göre, örf ve âdetler de
buna göre şekillenmektedir. Müslüman bir toplumda dinin hassasiyetlerine uymayan örf ve âdetlerin yerleşik hâle gelmesi mümkün değildir.

Diğer Kültür ve Medeniyetler: Hz. Muhammed’e (sav) ilk vahyin geldiği , bugünkü coğrafi adıyla Arap Yarımadası’nda dört kültür ve medeniyet hüküm sürmüştü. Dolayısıyla bu kültürlerin izleri ve medeniyet kalıntıları mevcuttu. İslam kültür ve medeniyeti, kendi varlığını devam ettirip, geliştirirken; mevcut kültürlerle de etkileşimde bulunmuş ve geçmişten kalan bu kültür mirasını da korumuştur.

  • İslam coğrafyasındaki bu medeniyet havzalarını şöyle sıralayabiliriz:
    Yunan- Roma Kültürü : Grekçe ve Latincenin konuşulduğu Akdeniz havzası
  • Sami ve İran Kültürü: Nil Nehri’nden
  • Maveraünnehir’e kadar uzanan, Mezopotamya ve İran havzası
  • Hindu Kültürü : Hindistan havzası
  • Uzak Doğu Kültürü: Çin ve ona komşu bölgeler ile İç Asya havzası
  • Endülüs Kültürü: İspanya ve İber Yarımadası’nın tamamı

Random Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*