AÖL COĞRAFYA 1 – Ders Kitabı Özeti

I. ÜNİTE: DOĞAL SİSTEMLER

İnsanın doğayla olan ilişkisi var olduğu günden başlar ölümüne kadar devam eder. Doğa insanın yaşam alanını belirler. İnsan bu yaşam alanı içindeki unsurlarla bir bütünlük oluşturur ve onun bir parçası olmak için gayret eder. Doğa da tıpkı insan gibi canlı bir varlıktır. Ağaçlardan, hayvanlardan ve insanlardan oluşan bu canlı küre iklimsel farklılıklardan etkilenir.

1.1. BÖLÜM: COĞRAFYA, İNSAN VE DOĞA

1.1.1. Doğa ve İnsan Etkileşimi

Ekvatoral bölgede yıl içinde düşen yağış miktarı oldukça fazladır ve rejimi düzenlidir. Bu durum ormanların geniş yer kaplamasına neden olur. Ekvatoral sahadaki ağaçların boyları 50 m’yi bulur. Akarsu rejimleri düzenlidir. Evlerin çatılarının üçgen şeklinde ve uzun sazlardan yapıldığı gözlenir. Pirinç, mısır gibi suyu seven tarım ürünleri yetiştirilir. İnsanların günlük kıyafetleri incedir.

Kutup ikliminin hâkim olduğu yüksek enlemlerde ise ana kara buzullarla kaplı olduğu için tarım hayvancılık gibi ekonomik faaliyetler yapılamaz. Bu sahalar soğuk çöl grubuna girer. Yıllık yağış miktarı azdır. Gıda bakımından fakir olduğu gibi bitki örtüsünden yoksun sahalardır.

Yıllık yağışın az olduğu çöl alanları Afrika kıtasında geniş yer kaplamaktadır. Doğal bitki örtüsü, dikenli çalılardan, kaktüslerden ve suyun bulunduğu vahalarda ise hurma ağaçlarından oluşmaktadır. Rüzgâr erozyonun oldukça fazla hissedildiği çöllerde, kum fırtınalarına sık rastlanır.

Orta enlemlerde ise iklim ılımanlaşır. Sıcaklık ve nem koşulları daha normal hâle gelir. Dolayısıyla bu kuşakta tarım, hayvancılık turizm, sanayi gibi ekonomik faaliyetler yoğun olarak yapılmaktadır. Evlerin yapımında kullanılan malzemelerde ve mesken tiplerinde farklılıklar ortaya çıkar, tarım ürünlerinde çeşitlilik artar. Dünya nüfusunun büyük bir kısmının bu kuşakta yer alması kültürel zenginliği de beraberinde getirir.

Yapılan değerlendirmelerin sonucunda coğrafyayı tanımlamak gerekirse coğrafya; insan ile doğal çevre arasındaki ilişkileri dağılış, nedensellik ve kıyaslama prensiplerine göre araştıran sonuçlarını açıklayan (sentez) bilimdir. Coğrafyanın çalışma alanı oldukça geniştir. Doğada var olan ve insan tarafından değiştirilmemiş, bozulmamış ve yapay olmayan canlı ve cansız varlıkların bir arada bulunduğu bütüne doğal ortam denir. Bu ortam kendi arasında hava küre (Atmosfer), su küre (hidrosfer), taş küre (litosfer), canlı küre (biyosfer) olarak dörde ayrılır.

Hava Küre (Atmosfer)
Atmosferin kelime anlamı “nefes almak”tır. Hava küre, içinde bulundurduğu gazlar sayesinde canlıların yaşamasına olanak sağlar. İçerisinde canlıların yaşamı için olmazsa olmaz su buharı, oksijen ve azot gibi hayati gazlar vardır.

Su Küre(Hidrosfer)
‘‘Hidro’’nun kelime anlamı “su” dur. Hidrosfer gerek yüzey suları, okyanus ve denizler gerekse yer altı sularını inceleyen araştıran bilim dalıdır. Yeryüzündeki bütün suların kaynağı atmosferdeki su buharıdır.

Taş Küre (Litosfer)
Üzerinde yaşadığımız, ayağımızı bastığımız kara parçasına yer kabuğu denir. Dünya’nın en dış katmanıdır. Litosfer de denilen bu katmanın kalınlığı her yerde aynı değildir. Litosfer Dünya’nın en ince katmanıdır. çünkü yer kabuğunun derinlerine indikçe katı olan bu ortamdan daha akışkan ve yoğun olan lav yani magmanın bulunduğu başka bir ortama geçilir. Magmanın bulunduğu bu katmana manto katmanı denir.

Manto katmanın altında ise çekirdek kısmı bulunur ki çekirdek yoğunluk olarak demir ve nikel bileşiklerinden oluşmuştur.

Canlı Küre (Biyosfer)
Atmosfer, su küre ve taş kürenin bir arada bulunduğu ve içinde canlıların olduğu doğal ortama canlı küre (biyosfer) denir. Biyosferde bitkilerin oluşturduğu fitolojik çevre, hayvanların oluşturduğu zoolojik çevre ve insanların oluşturduğu insan çevresi bulunmaktadır.

1.1.2. Coğrafyanın Konusu ve Bölümleri

1.1.2.1 Genel Coğrafya

a. Fiziki Coğrafya: Coğrafyanın doğal unsurlarını konu edinen alanına fiziki coğrafya denir.

Jeomorfoloji (yer şekilleri bilimi): Dağ, ova, plato ve diğer yeryüzü şekillerini inceler ve oluşumunda etkili olan iç ve dış kuvvetlerin etkilerini açıklar.

Hidrografya (Su Bilimi): Okyanus ve denizlerdeki su hareketlerini, gölleri, akarsuları, yer altı sularını ve bunların dağılışlarını inceler.

Klimatoloji (İklim Bilimi): İklim özelliklerinin oluşmasını sağlayan doğal ortam
şartlarını, iklim tiplerini ve bunların yeryüzündeki dağılışlarını inceler.

Biyocoğrafya (Canlılar Bilimi): Bitki ve hayvan topluluklarının yeryüzündeki dağılışını ve bunların dağılışına etki eden coğrafi nedenleri inceler.

b. Beşerî ve Ekonomik Coğrafya: Nüfus, göç, yerleşme, ekonomik coğrafya gibi
insan faaliyetleriyle ortaya çıkan beşerî unsurların dağılış ve sonuçlarını inceler.
• Nüfus coğrafyası (demografi)    • Yerleşme coğrafyası
• Tarım coğrafyası                        • Ulaşım coğrafyası
• Turizm coğrafyası                      • Enerji coğrafyası
• Sanayi coğrafyası                       • Siyasi coğrafya

1.1.2.2 Özel Coğrafya

Evren, güneş sistemi, kıtalar, ülkeler ve bölgeler, özel coğrafyanın inceleme alanına girer.

1.1.3 Cografya Biliminin Gelişimi

1.1.3.1 Coğrafya Öğrenmenin Önemi

Coğrafya öğretiminin amacı, yaşadığımız alandan başlayarak ülkemiz ve dünya ile ilgili coğrafi bilinç kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda amacımız;
✓ Ülkemizi ve dünyayı tanımak,
✓ İnsan ve doğa arasındaki ilişkiyi fark etmek,
✓ Geleceği düşünerek çevreyi korumak,
✓ Millî değerlere bağlı, vatanını seven ve koruyan bireyler yetiştirmek,
✓ Dünyanın ve insanlığın korunmasında sorumluluk sahibi olmak,
✓ Doğal ve beşerî sistemlerle uyum içinde olmayı öğretmek,
✓ Ülkelerin oluşturdukları bölgesel ve küresel düzeyde etkin olan, çevresel, kültürel, siyasi ve ekonomik örgütlerin coğrafî açıdan uluslararası ilişkilerdeki rolünü kavratmak,
✓ Dünya genelindeki insanların ve çevrenin birbirleriyle olan etkileşimini anlamak,
✓ Harita okumak, bilgi teknolojilerini kullanmak, coğrafi bilgileri sorgulamak, entelektüel ve sosyal becerilere sahip bireyler yetiştirmek,
✓ Kalkınma süreçlerinin doğayla uyumlu kılınmasının önemini kavramak,

1.1.3.2. Coğrafya Biliminin Gelişimine Katkı Sağlayan Türk ve Müslüman
Bilim İnsanları

Eski Çağ’ da Coğrafya

Bu çağda coğrafya, basit birtakım harita çizim denemeleriyle başlamıştır. Nil ve
Fırat-Dicle gibi akarsuların sağladığı yaşama kolaylıkları nedeniyle, Dünya’nın yerleşmeye uygun en eski yerleşme bölgeleridir.

Bu eski kültürel bölgelere, bütün Eski Çağ Akdeniz havzası kıyı yerleşme bölgeleri de dâhildir. Bugüne kadar ele geçmiş olan en eski coğrafî belge, MÖ 2400 ya da 2700 yıllarında Babilliler tarafından, Babil’ de yapıldığı kabul edilen bir harita taslağıdır.

İlk Çağ’ da coğrafya bilgisinin genişlemesinde Fenikeliler,Yunanlılar ve Romalılar
büyük rol oynamışlardır.

• Tales: İlk Çağın ilk coğrafyacısı olarak bilinir. Tales, gemicilerden ve çeşitli gezginlerden topladığı bilgiler doğrultusunda harita hazırlamıştır.
• Strabon: Gezip gördüğü yerlerin tarihî, coğrafi, siyasi, idari ve sosyolojik özelliklerini “Geographika” adlı eserinde kaleme almıştır.
Doğal ortam koşullarının insan üzerine etkisini ve insan faaliyetlerinin coğrafi koşullara bağlı olarak geliştiğini ortaya koymaktadır.
• Batlamyus: Gök bilimci ve matematikcidir. Coğrafî kartografya alanında ilk
önemli eser (Batlamyus dünya haritası) oluşturmuştur.

Orta Çağ’da Coğrafya

Bu çağda coğrafya, daha çok İslam dünyası düşünür ve matematikcileri tarafından temsil edilmiştir. Bu çağda İslam dünyası coğrafyacıları genel olarak Batlamyus’un eserlerinin etkisinde kalmakla birlikte yine de coğrafya ilmi alanında dikkat çekici araştırmalar ve yayınlar yapmışlardır. Bunların başlıcaları: Biruni, İbn Batuta ve İbn Haldun’ dur.

13. yüzyıldan sonra iki büyük ticaret yolu olan İpek ve Baharat yolu İslam dünyası ülkelerinin (Önce Selçuklular ve daha sonra Osmanlı Devleti) denetiminde bulunuyordu. Bu nedenle Avrupalılar için bu ticaret mallarının esas merkezleri olan Hindistan ve Çin’ e ulaşılacak en uygun yol, denizden keşfedilecek yollardı. Bu düşünce Yeni Çağ’ da yaşanan Büyük Coğrafya Keşifleri’ nin temelini oluşturmuştur.

Orta Çağ’ da yaşamış İslam coğrafyacıları El-Mesûdî, İdrisi, İbn-i Batuta (İbni Batuta Seyehatnamesi), Uluğ Bey ve Bîrunî’ dir. Bîrunî, Orta Çağ’ da Dünya’nın büyüklüğü hakkında en önemli ölçümü yapan İslam âlimi olup El Kanun El Maksudi adlı eseri yazmıştır. Bu çağda Venedikli Marko Polo, Çin ve Japonya’ ya giderek bu ülkelerin tanıtımını yapmıştır.

Yeni Çağ’ da Coğrafya

Genel olarak Keşifler Devri diye adlandırılan bu devir ilk kez Portekizlilerin girişimi ile başlamıştır diyebiliriz. Bunlardan ilk ve en önemli seyahat Lizbon-Ümit Burnu arasında Bartelmi-Diaz tarafından gerçekleştirilmiş fakat fırtına sebebiyle doğuya geçilememiş, daha sonra Vasco dö Gama, Ümit Burnu’nu aşarak Hindistan’a ulaşmıştır. Kristof Kolomb,
Bahama Takımadaları’na ulaşmış ancak Hindistan yakınlarındaki adalar sanarak
bunlara Batı Hint Adaları demiştir. Üç Büyük seferden sonra  Amerika’yı, Amerika Vespuçi keşfetmiştir.
Magellan, 1519 yılında Dünya’ yı dolaşma seyahatine başlamış Filipin Adaları’nda yerliler tarafından öldürülmüş, bu sefer Del Kano tarafından tamamlanmıştır. Dünya’nın yuvarlak olduğu, bu seyahatler sonucu, uygulamalı bir şekilde doğrulanmıştır.

Batılıların Şark’ın büyük coğrafyacısı adını verdikleri Evliya Çelebi 10 ciltlik ünlü Seyahatnamesi ile tanınır. Bu çağda, İslam âlemine baktığımızda,15. yüzyıl sonlarıyla 16. yüzyıl başlarında Osmanlı denizcilerinden Piri Reis, Dünya haritası hazırlayan ilk Türk unvanını kazanmış aynı zamanda Kitab-ı Bahriye adlı eserin sahibidir. Kâtip Çelebi astronomi ve coğrafya bilgilerinin ağır bastığı, Cihannüma (Dünya’nın Aynası)adını taşıyan eseri ile ünlüdür.

Modern Coğrafya

Çağdaş anlamda coğrafya biliminin temelleri, 19. yüzyıl sonlarında atılmıştır. Daha çok seyahatname türünde coğrafya ya da ansiklopedik türde coğrafya gözlemlerine ilişkin gelişmelere sahne olmuştur. Günümüzde egemen olan modern coğrafi görüşün temelleri 19. yüzyılın başlarında Alman coğrafyacılar tarafından atılmıştır.

1.2. DÜNYA’NIN ŞEKLİ VE HAREKETLERİ

1.2.1. Dünya’nın Şekli

İlk insanlarda aynı şeyi yapmışlar ve yaşadıkları Dünya’ yı merak edip tanımaya başlamışlardır. Önceleri Dünya’nın bir düzlem olduğunu düşünmüşler. Dağ ve tepe gibi kabartıları bu düzlüğün üzerindeki çıkıntılar, geceleri gökyüzünde gördükleri yıldızları ise yukarıda asılı cisimler olarak değerlendirmişlerdir. Daha sonraki dönemlerde ise Dünya’nın şeklinin diske benzediğini düşünmüşlerdir. İnsanlar düzlem ve diskten sonra gök cisimlerine bakarak Dünya’nın da
top gibi yuvarlak olduğunu tezini savunmuşlardır. Ay’a ve Güneş’e bakarak yaptıkları ölçümler ile Dünya’nın şeklinin küre olduğu kanısı iyice yerleşmiştir.18.yy kadar Dünyamızın şeklinin küre olduğuna inanılırken 18.yy.başlarında İngiliz bilim adamı Newton, basıklık teorisini ortaya atmıştır. Buradaki basıklık elipsoid şeklini ifade eder. Yani Dünya kutuplardan basık Ekvator’dan şişkindir. Jeodezi biliminde yaşanan gelişmelerle yapılan hassas ölçmeler sonucunda Dünya’nın tam olarak elipsoid olmadığı ve Dünya’nın şeklinin kendisine has sadece kendine benzeyen geoid olarak ifade edilmiştir. Dünyamızın bu özel şekle sahip olmasını temel nedeni yer çekimi kuvvetidir.

Astereoidlerin, göktaşlarının ve gezegenlerin olduğu büyük boşluğa uzay denir. Dünya ‘‘Samanyolu’’ diye bildiğimiz gökada içinde Güneş’e üçüncü uzaklıktaki gezegendir.

Dünya’nın şeklinin geoid olmasının başlıca sonuçları şunlardır:
• Dünya üzerine çizilebilecek en büyük daire Ekvator’ dur.
• Ekvator yarıçapı ile kutuplar yarıçapı aynı uzunlukta değildir.
• Kutuplara doğru gidildikçe yer çekimi artar.

1.2.1.1 Dünyanın Şeklinin Sonuçları

a. Güneş ışınların düşme açısı Ekvator’dan uzaklaştıkça azalır.
Buna göre ;
✓ Sıcaklık ekvatordan kutuplara doğru azalır.
✓ Tarım,yerleşme ve ormanın üst sınırı azalır.
✓ Kalıcı kar sınırı Ekvator’dan uzaklaştıkça deniz seviyesine doğru yaklaşır.
✓ Denizlerin tuzluluk oranı Ekvator’dan uzaklaştıkça
azalır.
✓ İklim ve bitki örtüsü kuşakları oluşur.
✓ Cisimlerin gölge boyu Ekvator’dan uzaklaştıkça uzar.
✓ Işınların Güneş’ten gelirken kat ettiği mesafe uzar. Atmosferdeki tutulma oranı
artar.
✓ Ekvator’da termik alçak basınç, kutuplarda termik yüksek basınç merkezleri oluşur

b. Paralel boyları kutuplara doğru kısalır.
c. Meridyen yaylarının araları ekvatorda 111 km iken kutuplar doğru daralır.
d. Dünya’nın çizgisel hızı ekvatordan uzaklaştıkça azalır.
e. Dünya’nın yarısında gece yarısında gündüz yaşanır.
f. Küresel olan Dünya, düzleme aktarılırken şekillerde bozulmalar yaşanır.
g. Alacakaranlık süresi (grup ve tan) kutuplara doğru uzar
h. Kutup yıldızının görünüm açısı Ekvator’a yaklaştıkça küçülür.

1.2.2. Dünya’nın Hareketleri ve Sonuçları

1.2.2.1 Dünya’nın Eksen Çevresindeki Hareketi

Dünya kendi ekseni etrafında dönerken iki kutup noktası arasında izafi bir eksen oluşur. Dünya bu eksen hareketini batıdan doğuya doğru yapar. Bir turu 24 saatte tamamlar. Buna bir gün denir. 24 saat içinde güneşin ufuk düzlemindeki (Gökyüzü) hareketi de değişir. Güneşin doğduğu zamana sabah tam tepe noktasına dikildiği zamana öğle battığı zamana ise akşam vakti denir.

Dünyamızın şeklinden dolayı bir kısmı aydınlanır, bir kısmı karanlıkta kalır. Böylece gece-gündüz oluşur. Gece ile gündüzü birbirinden ayıran çizgiye aydınlanma çemberi denir.

Dünyamızın kendi ekseni etrafındaki hızı iki şekilde ifade edilir:
Açısal hız: Dünyaküresel bir şekle sahiptir. Dolayısıyla dairesel bir cismin birim zamanda taşıdığı açıya açısal hız denir.

Çizgisel hız: Cisimlerin birim zamanda aldığı yola çizgisel hız denir. Çizgisel hız
sabit değildir.

Dünyanın günlük (eksen) hareketinden kaynaklanan başlıca sonuçları şu şekilde
açıklayabiliriz.
a. Gece gündüz ardı ardına sıralanır.
b. Güneş ışınlarının gün içinde geliş açısı değişir. Bunun sonucunda;
✓ Sıcaklıklar gün içinde değişir.
✓ Kayaçlarda günlük sıcaklık farkından dolayı fiziksel ayrışma meydana gelir.
✓ Gün içinde ısınma soğumaya bağlı olarak basınç merkezleri yer değiştirir. Böylece meltem rüzgârları oluşur.
✓ Cisimlerin gölge boyu gün içinde değişir.
c. Yerel saat farkları meydana gelir.
d. Eksen hareketi sonucunda merkezkaç kuvveti ortaya çıkar. Merkezkaç kuvveti
de sürekli rüzgârların (alize,batı ve kutup )ve okyanus akıntılarının yönünde sapmalar oluşturur. Bu sapma kuzey yarım kürede sağa güney yarım kürede sola doğru olur.
e. 30° ve 60° enlemlerinde dinamik nedenli basınç merkezleri oluşur.
f. Dünyanın dönüş yönüne bağlı olarak ana yönleri belirlenir.
g. Atmosfer kalınlığı Ekvator’dan uzaklaştıkça azalır. Güneş’ten gelen ışın demetleri
Ekvator’a daha kısa mesafede ulaşırken kutuplara daha uzun bir mesafede ulaşır, yani katettiği mesafe artar. Mesafe arttıkça sıcaklık da düşer.

1.2.2.2. Dünya’ nın Yıllık Hareketleri ve Sonuçları

Dünya’nın güneş etrafında yaptığı dolanıma yıllık hareket denir. Dünya, Güneş
etrafındaki bir turunu 365 gün 6 saatte tamamlar. Güneş ışınlarının yörüngede oluşturduğu düzleme ise ekliptik düzlem denir. Ekliptik düzlem ile yer ekseni arasında 23°27′ açı oluşur. Bu açıya eksen eğiklik açısı denir.

Dünya’nın yörüngesinin elips şeklinde olmasının sonuçları şu şekildedir.
a. Dünyanın elips şeklindeki yörünge etrafında dolanırken güneşe hep aynı uzaklıkta kalmaz. Bazı tarihlerde çok yaklaşır bazı tarihlerde ise  uzaklaşır. Dünya’nın güneşe en çok yaklaştığı tarih 3 Ocak (günberi yada perihel);en çok uzaklaştığı 3-4 Temmuz (günöte ya da aphel) günüdür.
b. Güneş’in Dünya üzerindeki çekim etkisi değişir. Bu durumun sonucu olarak
Dünya’nın yıllık hareket esnasında hızı da değişir. Bunun sonucunda:
✓ Temmuz ve Ağustos ayları 31 gün sürer.
✓ Şubat ayı 28 gün sürer.
✓ Eylül ekinoksu iki gün gecikir.
✓ Kuzey yarım kürede yaz mevsimi Güney yarım kürede kış mevsimi uzun sürer.

Dünya’nın ekseni yörünge düzlemine 23° 27′ eğiktir. Eksen eğikliğinin ve yıllık hareketin sonuçları aşağıdaki gibi sıralanır.

a. Güneş ışınlarının geliş açısı yıl boyunca değişir. Bunun sonucunda;
✓ Yıllık sıcaklık farkları oluşur.
✓ Cisimlerin gölge boyu yıl içinde değişir.
✓ Mevsimlere bağlı basınç farkları görülür.Bu durum Muson rüzgârları oluşturur.
b. Mevsimler oluşur.
c. Farklı yarım kürelerde aynı anda farklı mevsimler yaşanır. Örneğin ocak ayında Kuzey yarım küre kışı yaşarken Güney yarım kürede yaza mevsimi yaşanır.
d. Yıl içinde gece – gündüz süresi uzayıp kısalır. Ekvator’dan uzaklaştıkça gece –
gündüz süreleri arasındaki fark artar. Kutup dairelerinde ise gece ve gündüz süreleri 24 saati bulur.
e. Güneşin her gün doğup battığı yer ile doğma batma zamanları değişir.

f. Işınların geliş açısı değişir.Işınların geliş açısına bağlı olarak dönenceler, kutup
daireleri ve matematik iklim kuşakları oluşur. Işınlar yılda iki kez Ekvator’a birer kez de dönencelere dik gelir. Dönenceler dışında kalan yerlere hiçbir zaman 90°’lik açı ile gelmez.
Mevsimlerin başlangıç tarihleri eksen eğikliğine bağlı olarak değişir. Buna göre;

✓ Güneş ışınları 21 Haziran tarihinde Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Yengeç Dönencesi’ nin geçtiği yerlerde cisimlerinin gölge boyu 0 m dir.
✓ Bu tarihte Yengeç Dönencesine düşen güneş ışınlarının atmosferden geçerken
uğradığı tutulma oranı en azdır.

✓ Kuzey yarım küre de yaz güney yarım kürede kış mevsimi başlar.
✓ KYK’de en uzun gündüz GYK en uzun gece yaşanır. Kuzeye doğru gittikçe gündüzler, güneye indikçe geceler uzar
✓ Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer. Kuzey kutup dairesinde 24
saat süren gündüzler yaşanır.

✓ Güneş ışınları 21 Aralık tarihinde Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Oğlak Dönencesi’nin geçtiği yerlerde cisimlerinin gölge boyu öğle vakti 0 m’ dir.
✓ Bu tarihte Oğlak Dönencesine düşen güneş ışınlarının atmosferden geçerken uğradığı tutulma oranı en azdır.
✓ Kuzey yarım küre de kış, Güney yarım küre de yaz mevsimi başlar.
uğradığı tutulma oranı en azdır.
✓ Kuzey yarım küre de yaz güney yarım kürede kış mevsimi başlar.
✓ KYK’de en uzun gündüz GYK en uzun gece yaşanır. Kuzeye doğru gittikçe gündüzler, güneye indikçe geceler uzar
✓ Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer. Kuzey kutup dairesinde 24
saat süren gündüzler yaşanır.

21 Mart-23 Eylül Durumu(Ekinoks)

✓ Güneş ışınları Ekvator’a dik gelir. Bütün dünyada gece-gündüz eşitliği yaşanır. Bu duruma ekinoks denir.
✓ Aynı meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğar aynı anda
batar.
✓ 21 Mart tarihi KYK de ilkbaharın GYK de sonbaharın başladığı tarihtir.
✓ 23 Eylül tarihi KYK de sonbaharı GYK de ise ilkbaharın başladığı tarihtir.
✓ 21Mart tarihinden sonra KYK güneş ışınları daha dik açılarla gelmeye başlar.
✓ 23 Eylül tarihinden sonra GYK ışınlar daha dik açılarla gelir.
✓ Aydınlanma çemberi ile dünya ekseni çakışır.

1.2.3 İklim Kuşakları

1.2.3.1 Matematik İklim Kuşakları

Dünya’nın şekline ve eksen eğikliğine bağlı olarak ortaya çıkan kuşaklardır. Ekvator ve çevresi tropikal kuşağı, kutup dairesi ve dönenceler arası, orta kuşağı; kutup dairesi ve kutup noktaları arası ise kutup kuşağını oluşturur. Kutup daireleri ile kutup noktaları arasına güneş ışınları en eğik açılarla düşer. Güneş ışığının açısı daraldıkça sıcaklık azalır.

1.2.3.2 Sıcaklık Kuşakları

Sıcaklık kuşaklarının ortaya çıkması Dünya’ nın şeklinin küre olmasının yanı sıra
kara ve denizlerin dağılışı,okyanus akıntıları ve atmosferdeki hava kütlelerinin genel dolaşımı etkiler. 30° Kuzey paraleli ile 27° Güney paraleli arasına sıcak kuşak denir.

1.3. KOORDİNAT SİSTEMİ

Coğrafyanın ilkelerinden olan dağılış prensibi yeryüzündeki noktaların yerinin tam olarak gösterilmesi ile yapılır. Bu nedenlerden dolayı yer belirlerken dünya üzerinden geçtiği var sayılan hayali çizgilere ihtiyaç duyulmuştur. Bu çizgilere paralel ve meridyen denir.

1.3.1 Matematiksel (Mutlak)Konum

Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın paralel ve meridyenelere göre olan konumuna matematiksel konum denir.

Coğrafi koordinatlarda kullanılan bazı kavramların tanımı şunlardır:

EKVATOR: Dünyayı yatay olarak iki eşit parçaya böldüğü varsayılan çizgiye denir.
EKSEN: İki kutup noktasını birleştiren hayalî çizgiye denir. Eksen ile ekvator arasında 90 derecelik bir açı vardır.
PARALEL: Ekvatora yatay olarak çizilen ve dünya üzerinde geçtiği düşünülen tam daire yaylarına denir.
MERİDYEN: İki kutup noktasından dikey olarak çizilen ve dünya üzerinde geçtiği düşünülen yarım daire yaylarına denir.

1.3.1.1 Paralellerin Özellikleri

1. Başlangıç paraleli olan Ekvator en büyük paralel dairesidir Ekvator 0° ile gösterilir. Daha sonra gelen paralel çizgileri birer derecelik açıyla çizilirler.
2. Ekvator çizgisi Dünya’ yı Kuzey ve Güney yarım küre olmak üzere iki eşit parçaya böler. Ekvator hariç paralel sayısı toplamda 180 tanedir. 90 tanesi Kuzey yarım kürede 90 tanesi Güney yarım kürede yer alır.
3. Paralellerin boyları ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe kısalır. Bunun nedeni Dünya’nın şeklidir. Paraleller doğu-batı doğrultusunda uzanır.

4. Paraleller arası mesafe her yerde eşittir. (111 km) Örneğin:10º kuzey paraleli ile 60º kuzey paraleli arası kaç km dir? 60º-10º=50º 50ºx111=5550 km

5. Bazı paralellerin özel isimleri vardır. 23°27´ kuzey paraleline Yengeç Dönencesi 23°27´ güney paraleline Oğlak Dönencesi denir.

Enlem: Yerküre üzerindeki bir noktanın Ekvator’a olan uzaklığının açı cinsinden değerine denir. Derece (°) dakika (´) saniye (“) cinsinden ifade edilir.

Aynı enlem üzerinde yer alan bütün noktaların ortak özellikleri şunlardır:
✓ Ekvator ve kutup noktalarına olan uzaklıkları
✓ Güneş ışınlarını alma açıları
✓ Gece-gündüz arasındaki süre farkı
✓ Çizgisel hızları ve yer çekimi
✓ Ardışık iki meridyen arasındaki mesafeleri
✓ Işınların atmosferde tutulma oranları aynıdır.
Enlemin etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Güneş ışınlarının yere düşme açısı Ekvatordan uzaklaştıkça küçülür, kutup noktalarına teğet geçer. Buna bağlı olarak;
✓ Sıcaklığın dağılışı Ekvator’dan uzaklaştıkça değişir. Ekvator ve çevresinde sıcaklık değerleri yüksek iken kutuplara gidildikçe sıcaklık değerleri düşer.
✓ İklim ve bitki örtüsünde kuşaklar meydana gelir.
✓ Tarım ürünlerinin dağılışı değişir.
✓ Ekvator ve çevresinde cisimlerin gölge boyu kısa iken kutuplara doğru gölge boyu uzar.
✓ Denizlerdeki tuzluluk oranı kutuplara doğru azalır.
✓ Kalıcı kar sınırı düşer
✓ Toprak türleri değişir.
✓ Bitki ve hayvan türleri değişir.
Ekvatordan uzaklaştıkça;
✓ Çizgisel hız azalır.
✓ Gece gündüz arasındaki süre farkı artar.
✓ Grup ve tan süreleri uzar.
✓ Yer çekimi artar.
✓ Tarım orman ve yerleşme üst sınırı düşer

1.3.1.2 Meridyenler ve Özellikleri

Meridyen: Ekvatoru dik keserek kutup noktalarında birleştiği var sayılan yarım daire yaylarına meridyen denir. Meridyenlerin özellikleri şunlardır:

1. Bütün meridyenler birer derecelik açıyla çizilir. Bütün meridyenler kutuplarda birleşir.2. Başlangıç meridyeni Londra’nın Greenwich kasabasından geçer. 0° ile numaralandırılır.
3. Başlangıç meridyeni yerküreyi doğu ve batı olarak iki eşit parçaya ayırır.
4. 180 tane Doğu Yarım Küre’de 180 tane Batı Yarı Küre’de olmak üzere toplam 360 tane meridyen vardır.
5. Ardışık iki meridyen arasındaki mesafe sadece Ekvator’ da eşittir. (111 km). Ekvator’ dan uzaklaştıkça meridyenler arasındaki mesafe daralır. Böyle olmasının sebebi Dünya’nın küresel şeklidir.

6. Bir meridyen yayının tam karşısındaki diğer meridyen yayına anti meridyen denir.

7. İki meridyen arasındaki zaman farkı Ekvator’dan uzaklaştıkça değişmez. Her yerde 4 dakikadır.

Boylam: Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın Başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değerine denir.

Herhangi bir meridyenin güneşin tam karşısına geldiği an, güneş o meridyenin üzerinde bulunan öğle vakti denir. Buna göre ayarlanan saate de yerel saat denir.

Yerel saat doğuda her meridyen için 4 dakika ileri, batıda geridir.

Uluslararası ilişkilerde zaman birliğini sağlamak için uluslararası saat dilimleri belirlenmiştir.
Bir saat dilimi 15 meridyenden oluşur. Dünya üzerinde 24 tane saat dilimi vardır. Başlangıç meridyenin 7°30´ doğusu ve 7°30´ batısı 0.saat dilimini oluşturur. Saat dilimlerinin sınırları her zaman meridyenler bağlı olarak devam etmez. Bazen ülkelerin siyasi sınırlarına göre değişiklik gösterebilir.

1.3.2 Özel Konum

Bir yerin okyanuslara, denizlere, boğazlara ve komşu ülkelere, yükselti ve yer şekillerine, yer altı ve yer üstü zenginliklerine göre olan konumudur.

1.3.3 Türkiye’nin Konumu

Özel Konum; Dünya’nın herhangi bir noktanın önemli denizlere boğazlara göre olan konumuna özel konum denir.

Türkiye’nin özel konumu ve sonuçları şunlardır: Ülkemiz,
✓ Ortalama yükseltisi fazladır. Yükselti batıdan doğuya doğru artar. Bu sebepten
kısa mesafede iklim değişiklikleri görülür.
✓ Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesidir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ na sahiptir.
✓ Kuzeyinde Karadeniz dağ kuşağı, güneyinde ise Toros dağ kuşağı bulunur. Bu
dağlar kıyıya paralel uzandığı için kıyının nemli havası iç kesimlerde görülmez.
✓ Topraklarının bir kısmı Avrupa kıtasında (Trakya) bir kısmı da Asya’ da (Anadolu) yer alır. Bu hâliyle Türkiye hem Avrupa ülkesi hem de Asya ülkesidir. Petrol rezervleri yüksek olan Orta Doğu bölgesine de komşudur. Bu konumu ona aynı zamanda uluslararası ticaret yollarının üzerinde yer almasına neden olmuştur.
✓ Alp-Himalaya kıvrım sistemi içinde yer alır. Genç fay hatlarının çok olduğu bir
deprem ülkesidir.
✓ Ortalama yükseltisi fazla olduğu için akarsuların hidroelektirik potansiyeli de
yüksektir.
✓ Yer altı kaynakları çok çeşitli ve zengindir

Dünya üzerindeki bir yerin başlangıç meridyenine ve Ekvator’a göre olan uzaklığının rakamlar ile ifade edilmesine matematiksel konum denir. Ülkemiz 26º-45º doğu meridyenleri, 36º-42º kuzey paralelleri arasında yer almaktadır. Bu durumun ülkemiz açısından sonuçları şunlardır:
✓ Orta kuşak ülkesidir. Dört mevsimi belirgin olarak yaşar. Buzul aşındırması ile
oluşan kıyı şekilleri (fiyort, skayer) görülmez.
✓ Güneş ışınları hiçbir zaman dik açı ile düşmez. Cisimlerin gölge boyu hiç bir
zaman 0 m olmaz.
✓ Güneyinde sıcak iklimlere kuzeyinde soğuk iklimlere komşudur.
✓ En doğusu ile en batısı arasında 76 dakika zaman farkı vardır.2. ve 3. saat dilimleri arasında bulunur.
✓ Güneyinden kuzeyine doğru güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. Buna bağlı olarak;
a) Sıcaklıklar enlem etkisiyle kuzeye doğru azalır.
b) Gölge boyu kuzeye doğru uzar.
c) Bir gün içinde gece gündüz süreleri arasındaki fark artar.
d) Denizlerin tuzluluğu kuzeye doğru azalır.

KONULARIN DEVAMINI VİDEOLARDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ….

1.4. BÖLÜM: HARİTA BİLGİSİ

1.5. BÖLÜM: İKLİM BİLGİSİ

1.6. BÖLÜM: YERYÜZÜNDEKİ İKLİMLER VE ÜLKEMİZDE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*