AÖL Türk Dili ve Edebiyatı 1 Kolay ve Etkili Öğrenme Testi

AÖL Türk Dili ve Edebiyatı 1 Kolay ve Etkili Öğrenme Nedir?

Konuları birbirine yakın yanıtı olan 2 seçenekli testlerle sorarak ve yanıtları anında size göstererek sizi basit bir zorlama sonrasında bilgiyle buluşturuyoruz. Bu sistemde, konuyu hızlı anlama ve hafızada tutma oranı normal öğrenme modeline göre, herkeste farklı sonuç verecek şekilde %30-50 arasında daha kolay ve etkili öğrenme sağlıyor. İlk model çalışmamız 4 ünite için ayrı ayrı testlerin bir arada olduğu AÖL Türk Dili ve Edebiyatı 1 Dersi, buyrun siz de deneyin…
 

Aşağıdakilerden hangisi Literatürle aynı anlamdadır?

Correct! Wrong!

Edebiyat Avrupa’da daha çok “literatür” kelimesi ile karşılanır.

Aşağıdakilerden hangisi Fonetik Sanatlardan biri değildir?

Correct! Wrong!

Fonetik (İşitsel) Sanatlar : Edebiyat, Müzik Malzemesi : Kelime, Ses, Nota…

Aşağıdakilerden hangisi Plastik Sanatların kullandığı bir malzemelerdendir?

Correct! Wrong!

Plastik (Görsel) Sanatlarlar :Resim, Heykel, Fotoğraf, Mimari, Hat, Ebru, Marangozluk… Malzemeler: Taş, Toprak, Boya, Tunç…

Sinema hangi tür güzel sanattır?

Correct! Wrong!

Ritmik Sanatlar : Tiyatro, Dans, Sinema, Bale, Opera Malzemesi: Hareket, Sahne, Oyuncu…

Aşağıdakilerden hangisi edebiyatın direkt ilişki kurduğu bilim dallarından birisi değildir?

Correct! Wrong!

Edebiyatın doğrudan ilişkili olduğu bilim dalları: Edebiyatın konusu temelde insandır. Doğal olarak kendisi gibi konusu insan olan felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih bilim dalları ile doğrudan ilişkilidir.

Makale hangi tür metindir?

Correct! Wrong!

Her metnin kendine özgü anlamı, yazılış amacı, anlatım biçimi, dili ve yapısı vardır. Bazı metinler öğretmeyi, bazıları düşündürmeyi, bazıları da sezdirip duygulandırmayı amaçlar. Metinler bu özelliklerine göre sınıflandırılır. Sanat Metinleri 1. Coşku ve heyecan dile getiren metinler (şiir) 2. Olay çevresinde gelişen metinler a. Göstermeye bağlı metinler (trajedi, komedi, dram; Karagöz, meddah, orta oyunu) b. Anlatmaya bağlı metinler (fabl, masal, halk hikâyesi, roman) Öğretici Metinler 1. Kişisel hayatı konu alan metinler (mektup, günlük, anı, biyografi, otobiyografi, gezi yazısı) 2. Gazete çevresinde gelişen metinler (eleştiri, makale, deneme, fıkra, haber metni, sohbet) 3. Felsefi metinler 4. Tarihî metinler 5. Bilimsel metinle

Aşağıdakilerden hangisi Edebî Metinlerin Özelliklerinden biridir?

Correct! Wrong!

Edebî Metinlerin Özellikleri • Muhatabında estetik heyecan (güzellik duygusu) uyandırır. Doğrudan bilgilendirme amacı taşımaz. • Günlük dilden farklı edebî bir dile sahiptir. Kelimeler yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır. • Ferdî, tek ve biricik eserlerdir. • Edebî metni oluşturan birimler bütün içerisinde anlam kazanır. • Çok anlamlılık söz konudur. • Anlatıcı öznel bir tutum izler. • Estetik bir kaygıyla yazılır. Sanatlı mecazlı anlatıma başvurulur. • Özel bir iletişim aracıdır. Yaratıldığı dili konuşan topluluğun yaşamış olduğu duygusal ve düşünsel gelişmeleri yansıtır ve kültür taşıyıcısıdır. • Gerçeğimsi (kurmaca) bir yapıya sahiptir.

“Öğretici metinlerde kelimeler gerçek anlamlarıyla kullanılır.” İfadesi doğru mudur?

Correct! Wrong!

Öğretici Metinlerin Özellikleri: • Bilgi verme amaçlıdır. Nesnel bilgilere yer verilir. • Kelimeler gerçek anlamlarıyla kullanılır. • Tanımlar, yer, zaman, miktar gibi somut ve kesin bilgiler içerir. • Sunulan somut, sayısal bilgiler grafiklere, çizelgelere, tablolara dönüştürülür. • Anlatıcı nesnel bir tutum izler. • Anlatım sade, cümleler kısadır. • Terimler ve teknik kelimeler yoğun olarak kullanılır. Söz sanatlarına baş vurulmaz. • Anlatım açık ve nettir. • Kurmaca söz konusu değildir

“Bir dilin tarih içerisinde bilinmeyen bir dönemde kendinden ayrılmış olup büyük farklılıklar gösteren kollarına …. denir.” Bu cümledeki boşluğa aşağıdaki kelimelerden hangisi gelmelidir?

Correct! Wrong!

Coğrafi, Siyasi ve Kültürel Özelliklerden Kaynaklanan Farklılıklar Lehçe: Bir dilin tarih içerisinde bilinmeyen bir dönemde kendinden ayrılmış olup büyük farklılıklar gösteren kollarına denir. “Çuvaşça ve Yakutça” Türkçenin lehçeleridir. Şive: Bir dilin bilinen tarihî seyri içinde kendinden ayrılmış olup bazı farklılıklar gösteren kollarına denir. “Kırgızca, Kazakça, Azerice…” Türkçenin şiveleridir. Ağız: Bir ülke içinde aynı dilin farklı konuşma şekillerine denir. Yörelere göre söyleyiş farklılıkları vardır ama yazılış aynıdır. “Karadeniz ağzı, Ege ağzı…” Türkçenin ağızlarıdır. Argo: Bir sosyal sınıfın, bir meslek grubunun ya da bir topluluğun üyelerinin kullandığı, genel dilin kelimelerine yeni anlamlar yükleyerek ya da yeni kelimeler, deyimler katarak oluşturulan özel dil. Jargon: Dilcilerin grup dili ya da özel dil adını verdikleri diller; bir toplumda bireyin içinde bulunduğu sınıfa, yaşa, özellikle mesleğe göre belirlenen dillerdir. Bir ülkedeki ağızlardan biri çeşitli sebeplerden ortak kültür dili durumuna gelir, bu ortak kültür dili zamanla ülkenin standart dili olur.

“Bir fikrin delillerle desteklenerek inandırıcı, etkili, mantıklı bir biçimde anlatıldığı paragraflardır.” tanımının karşılığı olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Correct! Wrong!

Paragraf Çeşitleri Olay paragrafı: İlgi çekici bir olayı, daha çok kronolojik sıraya bağlı kalarak anlatan paragraflardır. Masal, hikâye, roman gibi türlerde kullanılır. Fikir paragrafı: Bir fikrin delillerle desteklenerek inandırıcı, etkili, mantıklı bir biçimde anlatıldığı paragraflardır. Fıkra, makale gibi düşünce yazılarında kullanılır. Tahlil paragrafı: Bir olayı, olay kişilerinin davranışlarını, bir meseleyi, bir fikri, bir özelliği çözümleme yoluyla ele alan paragraflardır. Tasvir paragrafı: Olay ağırlıklı metinlerde mekân, varlık ve nesneleri ayırıcı nitelikleriyle okuyucuya tanıtmak üzere kurulmuş paragraflardır.

Aşağıdakilerden hangisi düşünceyi geliştirme yollarından biridir?

Correct! Wrong!

Düşünceyi Geliştirme Yolları Tanımlama: Bir varlığın, bir kavramın temel niteliğiyle ya da bir olayın belirgin özellikleriyle ifade edilmesine tanımlama denir. Tanım, kısaca “nedir” sorusuna verilen cevaptır. Örnekleme: Bir düşüncenin ona yakın asıl düşünceyi hatırlatıcı, destekleyici türlü kavram, isim ve durumlar ile desteklenmesine örnekleme denir. Sayısal verilerden yararlanma: Bir düşünceyi bilimsel, matematiksel ya da sayısal verilerden yararlanarak destekleme yoluna sayısal verilerden yararlanma denir. Tanık gösterme: Bir düşüncenin ilgili konuda uzmanlığı ve yeterliliği kabul görmüş bir kişiden alıntı yapılarak desteklenmesi yoluna tanık gösterme denir. Karşılaştırma: Bir düşüncenin iki varlık, iki kavram ya da iki şey arasındaki benzerlik ve karşıtlıklardan yararlanma yoluyla ortaya konulmasına karşılaştırma denir. Benzetme: Aralarında benzerlik olan iki şeyden nitelikçe zayıf olanı güçlü olanla anlatmaktır.

AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 1. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME
Konuyu tekrarlayınız… https://acikoku.com/turk-dili-ve-edebiyati-1-1-2-unite/

Aşağıdakilerden hangisi temel yapı unsurlarından birisi değildir?

Correct! Wrong!

Hikâyede kişiler, olay örgüsü, mekân, zaman, anlatıcı ve bakış açısı olmak üzere beş temel yapı unsuru vardır. Olay: Hikâyelerde kahramanının başından geçen bir olay ya da durum anlatılır. Kişiler: Olayın oluşmasında etkili olan ya da olayı yaşayan insanlardır. Mekân (yer): Hikâyede sınırlı bir çevre vardır. Olayın geçtiği mekân çok ayrıntılı anlatılmaz, kısaca tasvir edilir. Zaman: Olayın yaşandığı dönem, an, mevsim ya da gündür. Hikâye kısa bir zaman diliminde geçer. Bakış açısı: Herhangi bir varlık, olay ve insan karşısında, sahip olduğumuz dünya görüşü, hayat tecrübesi, kültür, yaş, meslek, cinsiyet, ruh hâli ve yere göre aldığımız algılama, idrak etme ve yargılama tavrıdır.

“Kurmaca dünyada olup bitenleri, sadece gözlemekle yetinir.” ifadesi hikayede hangi anlatıcı türünü tanımlıyor?

Correct! Wrong!

Hikayede bakış açıları ve anlatıcı türleri şunlardır: 1. Hâkim bakış açısı (İlahi/Tanrısal bakış açısı): Yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar. 2. Kahraman bakış açısı: Kahramanlardan birisidir. Bu anlatıcı, aynı zamanda olay örgüsünün bütün yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi daha da geri planda yer almış kahramanlardan biri de olabilir. 3. Gözlemci bakış açılı (Ben veya O) anlatıcı: Kurmaca dünyada olup bitenleri, sadece gözlemekle yetinir. İkinci aşamada da gözlemlerini âdeta bir kamera tarafsızlığı ile okuyucuya aktarır.

Aşağıdakilerden hangisi Maupassant tarzı’nın Türk Edebiyatı’ndaki öncüsü sayılır?

Correct! Wrong!

Hikâye planı “serim, düğüm ve çözüm” olmak üzere üç bölümden oluşur. Bu teknik, Fransız sanatçı Guy de Maupassant (Gi dö Mopasan) tarafından geliştirildiği için Maupassant tarzı olarak da anılmaktadır. Bu tür hikâyelere “klasik vak’a hikâyesi” de denir. Türk edebiyatında Maupassant tarzının öncüsü Ömer Seyfettin’dir. Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay bu tarzın Türk edebiyatında yer alan diğer sanatçılarıdır

-“Gözyaşı” adlı öyküde olayın kahramanı Ayşe’nin başından geçenler belirli bir zamana (Cumhuriyet öncesi) ve mekâna (Anadolu) bağlı olarak anlatılmış ve bir sonuca bağlanmıştır (Ayşe’nin bir daha ağlayamaması).- Bu cümle hikayede hangi anlatım biçimini ifade ediyor?

Correct! Wrong!

Hikâyede Kullanılan Anlatım Biçim ve Teknikleri: a. Öyküleyici anlatım: Bir durumdan başka bir duruma geçişi, hareketli bir yaşam kesitini bir olaya bağlı olarak anlatma yöntemidir. Öyküleyici anlatımın en önemli özelliği olayların kişi, mekân ve zamana bağlı olarak anlatılmasıdır. b. Betimleyici anlatım: Bir yer, kişi ya da nesneyi ayrıntılı olarak anlatmaya, sergilemeye denir. c. Diyalog (konuşma): Hikâyede her şey anlatıcının ağzından öğrenilir. Anlatıcı ortadan kaldırılarak konuşmayı, olay kişilerine bırakır. İki kişi ya da daha çok kişinin konuşmalarından meydana gelen anlatım biçimidir.

“Bugünün Saraylısı” romanının yazarı kimdir?

Correct! Wrong!

Refik Halit Karay (1888-1965) Yazarlığa mizah öyküleriyle başladı. 1919’dan başlayarak Türk hikâyeciliğine yeni bir sayfa açtı. Anadolu’dan çeşitli kesimlerden insanları canlandırdığı “Memleket Hikâyeleri” 1919’da yayınlandı. Bu kitapla, o güne kadar konuları İstanbul’la sınırlı olan hikâyeciliği Anadolu’ya taşıdı. Hikâyelerini, Memleket Hikâyeleri ve Gurbet Hikâyeleri adlı kitaplarında topladı. Yazarın diğer eserlerinden bazıları şunlardır: Roman: İstanbul’un İçyüzü, Yezidin Kızı, Çete , Sürgün, Anahtar, Bugünün Saraylısı,Nilgün … Mizah: Sakın Aldanma İnanma Kanma, Kirpinin Dedikleri, Ay Peşinde, Guguklu Saat… Günce: Bir İçim Su , Bir Avuç Saçma, İlk Adım…

Kayıp Aranıyor romanının yazarı kimdir?

Correct! Wrong!

Sait Faik Abasıyanık (1906-1954) İstanbul öykücüsü olarak tanınır. Hikâyelerinde özellikle İstanbul’un her yerde karşımıza çıkabilecek alt tabaka insanlarına, balıkçılara, toplum çarkının dışına atılanlara, hiç önemsenmeyen kişilere, işsizlere, yoksullara, sıradan insanlara çokça rastlanmaktadır. Yazarın eserlerinden bazıları şunlardır: Hikâye: Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Havada Bulut, Kumpanya, Az Şekerli, Son Kuşlar, Havuz Başı, Tüneldeki Çocuk, Alemdağ’da Var Bir Yılan. Şiir: Şimdi Sevişme Vakti. Roman: Medar-ı Maişet Motoru, Kayıp Aranıyor, Yaşamak Hırsı

“Ayşe de hazırdır; bir atın üstündedir. Öndeki ümit, ordumuza yetişmek, arkadaki korku düşman -ordularına- çiğnenmek!” Bu cümlede iki çizgi arasında işaretlenen hangi tür isimdir?

Correct! Wrong!

İsim (Ad) : Evrendeki bütün canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, durumları, bütün bunların birbirleriyle olan ilgilerini karşılayan sözcüklere isim denir. I. Varlıklara ve Nesnelere Verilişlerine Göre isimler A. Özel isim: Kişi (şahıs) isimleri, soyadları ve takma isimler, hayvan isimleri, millet, devlet, topluluk boy, oymak isimleri, kıta, bölge, köy, kent, dağ, deniz, ırmak isimleri, dil, lehçe, din, mezhep ve tarikat isimleri, kurum, kuruluş, dernek, okul, makam işletme isimleri, saray, köşk, han, kale, köprü, kule, anıt vb. yapı isimleri, kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin isimleri B. Cins isim: Aynı türden olan canlı, cansız bütün varlık ve kavramlara verilmiş isimlerdir. Bazı cins isimler özel isim olarak da kullanılabilir. Örneğin fındık cins isimdir. Herhangi bir hayvana isim olarak verildiklerinde özel isim sayılır. II. Varlıkların Oluşuna Göre İsimler A) Somut isim: Duyu organlarımızla görüp kavrayabildiğimiz ve tabiatta madde olarak var olan gerçek nesne ve varlıkların isimlerıdır: çivi, ses, kum, lale,.. B) Soyut isim: Görünürde madde olarak var olmayan, duyu organlarımızla kavranamayan ancak zihnimizde ve tasavvurumuzda var olan kavramlara ve niteliklere karşılık olan isimlerdir: saygı, fazilet, hürriyet, keder… III. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler A) Tekil isim: Sayıca bir varlığı karşılayan isimlerdir: toprak, ağaç, hüzün, sevinç… B) Çoğul isim: Sayıca birden fazla varlığı karşılayan isimlerdir. Tekil isimlere çoğul eki (-ler, -lar) getirilerek yapılır: topraklar, ağaçlar, hüzünler, sevinçler… Uyarı: “-lar, -ler” eki her zaman eklendiği sözcükleri çoğul yapmaz, kelimelere değişik anlamlar katar: Topluluk adları buna örnektir. Çoğul eki almadan, birden fazla varlığın bir araya gelerek oluşturduğu grupları karşılayan isimlerdir: meclis, deste, tabur, ordu, halk, sürü, kurul, takım… Uyarı: Topluluk adları da öteki isimler gibi “-lar” çokluk eki alabilir: desteler, taburlar, ordular…

“Bu ülkede ne Mohaçlar yaşandı.” cümlesinde -ler/-lar ekinin cümleye kattığı anlam nedir?

Correct! Wrong!

Mohaçlar’ın önüne gelen “ne” kelimesi abartmayı ifade eder, “ne” yerine “çok” kullanılsaydı benzetmeden bahsedilebilirdi.

Aşağıdakilerden hangisi olay hikâyesi ile durum hikâyesi arasındaki farklardan değildir?

Correct! Wrong!

Olay Hikâyesi ve Durum Hikâyesi Arasındaki Farklar a. Olay hikâyelerinde ana değer olay iken yani bir olayın anlatılması iken durum hikâyelerinde varlıkların veya olayların durumu üzerinde durulur. b. Olay hikâyelerinde okuyucuda merak ve heyecan uyandırılır. Durum hikâyelerinde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilenmez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır. Olay hikâyelerinde hikâyenin giriş , gelişme ve sonuç bölümleri daha belirginken, durum hikâyelerinde bu kadar belirgin değildir. c. Durum hikâyelerinde belli bir sondan söz edilemezken olay hikâyelerinde öykünün bir sonu vardır. ç. Durum hikâyelerini okuyucu kendine göre yorumlarken olay hikâyeleri buna imkân vermez. Durum hikâyelerinde bitmeyen son herkeste farklı bir çağrışım uyandırır.

“Yeni tuttuğu -hizmetçi- kadına dedi ki: “Dilin Anadolulu’ya benzemiyor.” cümlesinde iki çizgi arasındaki kelime yapısına göre ne çeşit isimdir?

Correct! Wrong!

hizmetçi: “Hizmet” isim kökü, “-çi” yapım ekidir. Yapım eki aldığı için türemiş isimdir.İsimlerin Yapıları Bakımından Sınıflandırılması 1. Basit isimler: Kök durumunda olan ve herhangi bir yapım eki almamış isimlerdir: kapı, el, elma, ana, çay, bahçe, buz, dağ, deniz… 2. Türemiş isimler: İsim kök ve gövdelerine yapım ekleri getirilerek kurulan ve yeni bir kavrama karşılık olan isimlerdir. Türemiş isimler ya isim ya da fiil kök veya gövdelerinden türerler: bahçe-lik, buz-suz; sev-inç, bul-uş… 3. Birleşik isimler: Birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları, anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir. Bu isimler anlam bakımından tam bir kalıplaşmaya uğradıkları için tek bir kelime olarak kabul edilir ve bu şekilde kullanılır. Birleşik isimlerin 3 türü vardır: a. Anlam kayması yoluyla: Anlam kayması yoluyla yapılan birleşik isimlerde ismi oluşturan kelimelerin tamamı anlam kaybına uğrayabileceği gibi (suçiçeği, denizaltı, hanımeli, kadınbudu …) kelimelerden sadece birincisi (karabiber, sivrisinek, adamotu …) ya da ikincisi (karatavuk, yerelması, karafatma…) anlam kaybına uğrar. b. Ses düşmesi yoluyla: pazar ertesi<pazartesi, kahve altı< kahvaltı, sütlü aş<sütlaç, kayın ata<kaynata… c. Tür kayması yoluyla: çekyat, cankurtaran, çöpçatan külbastı, mirasyedi, papazkaçtı, uyurgezer…

Aşağıdaki kelimelerden hangisi isimlerde küçültmeye örnek olarak verilebilir.

Correct! Wrong!

İsimlerde küçültme ve miktarda azlık “-cik,-cek, -ceğiz” yapım ekleriyle yapılır. Örnek: adacık, gölcük, heykelcik, kimsecik, kulakçık, toruncuk…

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hâl eki kullanılmamıştır?

Correct! Wrong!

İsim Durum (Hâl) Ekleri İsimlerin cümle içerisinde yüklenecekleri görev ve anlamları belirleyen eklerdir.Bunlar; 1. Yalın durum: çiçek, vatan, ekmek… 2. İlgi durumu: Ev-in kirası, sütçü-nün arabası, kitab-ın başı… 3. Belirtme durumu (-i hâli): çiçek(ğ)-i, saksı-y-ı, bayrak(ğ)-ı, vatan-ı, ekmek(ğ)-i… Uyarı: Örneklerde görüldüğü gibi ünlü ile biten kelimelere bu ek getirilirken araya “y” kaynaştırma harfi girer. 4. Yönelme durumu (-e hâli): çiçek(ğ)-e, saksı-y-a, bayrak(ğ)-a vatan-a, ekmek(ğ)-e… 5. Bulunma (kalma) durumu(-de hâli): çiçek-te, saksı-da, bayrak-ta, vatan-da, ekmek-te… 6. Çıkma (ayrılma) durumu(-den hâli): çiçek-ten, saksı-dan, bayrak-tan, vatan-dan, ekmek-ten… 7. Vasıta durumu: annem-le… 8. Eşitlik durumu: aylarca, gönlünce, paraca…

Aşağıdakilerin hangisinde iyelik eki yoktur?

Correct! Wrong!

Adlarda İyelik (Sahiplik) ve Aitlik EkleriBu ekler, adın karşıladığı nesnenin kime veya neye ait olduğunu bildiren, sahiplik gösteren ve adlar ile adlar arasında bağlantı kuran eklerdir.Örnek: kalem-im / kalem-imiz kalem-in / kalem-iniz kalem-i / kalem-leri

AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 2. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME
Sonuç
Konuyu tekrarlayınız… https://acikoku.com/turk-dili-ve-edebiyati-1-1-2-unite/

“Şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma adlara … denir.” cümlesinde boşluğa ne gelmelidir?

Correct! Wrong!

Şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma adlara mahlas denir. Divan ve halk edebiyatında mahlas kullanma, geleneğe bağlı bir kaidedir. Divan ve halk şairleri mahlaslarını, son beyitte veya son dörtlükte söyler. Mahlasın, halk edebiyatındaki adı “tapşırma”dır. Tapşırma; “kendini tanıtma, bildirme, arz etme” anlamına gelir.

“İki dizeden oluşan, kendi içinde bağımsız bir yapısı ve anlam bütünlüğü bulunan birimdir.” tanımının karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Correct! Wrong!

Beyit: İki dizeden oluşan, kendi içinde bağımsız bir yapısı ve anlam bütünlüğü bulunan birimdir. Bent: Şiirde üç ya da daha çok dizeden oluşan birime denir. Dörtlük (Kıta): Dört dizeden oluşan nazım birimine dörtlük veya kıta denir. Dize (Mısra): Manzum edebî metinlerin her bir satırına denir. Nazım birimi: Şiiri oluşturan dize ya da dize kümelerine denir. Nazım birimi olarak modern şiirde dize, divan edebiyatında beyit/bent ve halk edebiyatında dörtlük kullanılır.

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde, “saf şiir” anlayışının kurucusu ve aynı zamanda en önemli temsilcisi olarak kabul edilen şair kimdir?

Correct! Wrong!

Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958) Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin en önemli şairlerinden biridir. Türk şiirini, musikisini, tarihini içten duyarak seven bir sanatçıdır. Türk milletinin öz değerlerini, Türk tarihini, medeniyetini, sanatını ve zevkini yansıtan şair, Türk edebiyatının şaheserleri olarak yaşayacak eserler bırakmıştır. Yahya Kemal bu eserleriyle 20. yüzyıla damgasını vurmuş; şiirleri, nesirleri, görüşleri ve hatta sohbetleriyle Türk edebiyatında yaşadığı dönemin belli başlı isimlerinden olmuştur. Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde, “saf şiir” anlayışının kurucusu ve aynı zamanda en önemli temsilcisidir. Kendisinden sonra gelen şairleri de etkileyecek bir gelenek oluşturduğu söylenebilir.

“Dize sonlarında görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasıdır.” tanımının karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Correct! Wrong!

Redif, dize sonlarında görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasıdır Dize sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimeler ve eklerdeki ses, hece benzeşmesine uyak (kafiye) denir.Değer Yönünden Uyaklar• Yarım uyak: Dize sonlarındaki tek ses benzerliğine denir. • Tam uyak: Dize sonlarındaki çift ses benzerliğine denir. • Zengin uyak: Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine denir. • Cinaslı uyak: Dize sonlarında sesleri aynı, anlamları farklı kelimelerle oluşturulur. • Tunç uyak: Uyaklı kelimelerden biri diğerinin içinde aynen yer alırsa buna tunç uyak denir.Dizelerin Dizilişlerine Göre UyaklarDüz uyak örgüsü : -a -a -a -b Çapraz uyak örgüsü: -a -b -a -b Sarmal uyak örgüsü: -a -b -b -a Mâni tipi uyak örgüsü: -a -a -a -b Mesnevi tarzı uyak örgüsü: -a -a -b -b

“Ah bu türküler / Türkülerimiz / Ana sütü gibi candan / Ana sütü gibi temiz / ”Yukarıdaki dizelerde hangi benzetme öğeleri kullanılmıştır?

Correct! Wrong!

1. Benzetme (Teşbih): Aralarında ilgi bulunan iki kavramdan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesiyle yapılır. Tam bir benzetmede dört öge bulunur:a. Benzeyen: Birbirine benzetilen kavramlardan nitelikçe güçsüz olanıdır.b. Kendisine benzetilen: Benzetilen kavramlardan nitelikçe güçlü olanıdır.c. Benzetme yönü: Benzeyenle benzetilen arasındaki ortak özelliktir. Benzetme yönü tek veya çok taraflı olabilir. d. Benzetme edatı: Benzeyen ve benzetilen arasında ilişki kuran (gibi, kadar, sanki, tek, andırmak, -layın, -var, -cılayın) edat ya da edat işlevi gören kelime ve eklerdir.Bunlardan ilk ikisine benzetmenin temel ögeleri, diğer ikisine de benzetmenin yardımcı ögeleri denir. Bir benzetmede eğer dört öge de bulunursa buna tam benzetme, eğer bir öge bulunmazsa buna da eksik benzetme denir.

“Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte / Kar yağıyor üstümüze, inceden.” (Ahmet Muhip Dıranas) –Bu dizelerde hangi istişare yapılmıştır?

Correct! Wrong!

2. İstiare (Eğretileme): Bir sözün benzetme amacıyla başka bir sözün yerine kullanılmasıdır. Bu edebî sanatta benzetmedeki temel ögelerden benzeyen ya da kendisine benzetilenden sadece biri kullanılır. İki çeşit istiare vardır:a. Yalnızca benzeyenin söylendiği istiareye kapalı istiare denir.b. Yalnızca benzetilenin söylendiği istiareye de açık istiare denir.

“Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun.” dizesinde “büyük şarkılar” ifadesi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Correct! Wrong!

İmge, şiir dili ile oluşturulan ses ve söz kalıplarına denir.Mazmun, bazı özel kavram ve düşüncelerin ifadesinde kullanılan klişeleşmiş söz ve anlatımlara denir.

“Bu Vatan Kimin” şiirinin yazarı kimdir?

Correct! Wrong!

Orhan Şaik Gökyay (1902-1994)16 Temmuz 1902´de Kastamonu İnebolu’da doğdu. 2 Aralık 1994´te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1984´ten sonra Marmara ve Mimar Sinan Üniversitelerinde divan edebiyatı dersleri verdi. Şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır. Önceleri âşık tarzına uygun, çoğunlukla ulusal konuları işleyen lirik şiirler yazdı. 1940´lardan sonra edebiyat tarihi, folklor ve halk edebiyatı araştırmalarına yöneldi. Eski metinleri inceledi, eklediği notlarla birlikte sadeleştirilmiş basımlarını hazırladı. Kendi şiirlerini kitap olarak yayınlamadı.

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı / Önce hafiften bir rüzgar esiyor; / Yavaş yavaş sallanıyor / Yapraklar ağaçlarda; / Uzaklarda, çok uzaklarda, / Sucuların hiç durmayan çıngırakları / İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.”Yukarıdaki şiir hangi ölçüyle yazılmıştır?

Correct! Wrong!

Türk edebiyatında üç türlü ölçü kullanılmıştır:Hece ölçüsü dizelerdeki hece sayısının eşitliğine dayanır. Bu ölçü İslamiyet ÖncesiTürk Edebiyatı’ndan bugüne kadar özellikle halk şiirinde yaygın olarak kullanılagelmiştir. Dizeler, hece kalıbına göre oluşturulur. Örneğin 8 heceli bir dizenin kalıbı “sekizli”dir. Buna göre bütün dizeler 8 heceden oluşur. Hece ölçüsüyle oluşturulan şiirlerde dizeler iki ya da daha çok parçaya bölünür. 8’li kalıbı 4+4 ya da 5+3 şeklinde ikiye bölebiliriz. Dizelerin bu bölüm yerlerine “durak” denir. Duraklar belirlenirken kelimeler bölünmez; durak yerleri kelimelerin sonuna getirilir.Aruz ölçüsü hecelerin açık, kapalı oluşuna dayanır. Ünsüzle biten heceler uzun (kapalı), ünlüyle biten heceler kısa (açık) olarak tanımlanır, ölçüyü gösterirken uzun heceler çizgi (-) ile kısa heceler nokta (.) ile gösterilir. Fuzûlî’nin “Su Kasidesi” fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün ile yazılmıştır.Serbest ölçü ise hecelerin arasında daha önceden bir kalıpla belirlenmemiş ama orijinal bir bağlantı içinde oluşturulan ölçüdür. Serbest ölçüyle yazılan şiirlerde dizelerin uzunluk ve kısalığı farklıdır. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda şiirler daha çok serbest ölçüyle yazılır.

“Atilla İlhan” hangi edebi akımın temsilcisidir?

Correct! Wrong!

Maviciler: Garip akımına karşı bir duruş sergilemeleri ve yenilikçi şiiri savunmaları, onları “Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir” akımına dâhil eder. Temsilcileri; Attila İlhan, Ferit Edgü, Orhan Duru, Özdemir Nutku, Yılmaz Gruda, Ahmet Oktay, Demirtaş Ceyhun, Demir Özlü ve Tahsin Yücel’dir.Maviciler’in Özellikleri:-Garip akımına tepki olarak çıkmıştır. -Bu topluluğun hedefinde Garip Akımı ve Orhan Veli vardır. -Garipçilerin savunduğu birçok görüşe karşı çıkmışlardır. -Özellikle şiirin açık olması gerektiği anlayışı Maviciler tarafından tamamen reddedilmişti. -Maviciler şiirin bütünüyle açık olamayacağını, anlam kapalılığının şiiri düzyazıdan ayıran önemli bir faktör olduğu görüşündedirler. -Şiirin basit olamayacağını zengin benzetmeli, içli, derin olması gerektiğini savunmuşlardır.

Aşağıdakilerden hangisi Lirik Şiir’in tanımıdır?

Correct! Wrong!

Konusuna göre şiir türleri; epik şiir, lirik şiir, pastoral şiir, didaktik şiir, dramatik şiir, satirik şiir olmak üzere altı çeşide ayrılır.Lirik Şiir: İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Pastoral Şiir: Çoban ve kır yaşamını,doğa güzelliklerini anlatan şiirlere pastoral şiir denir. Epik Şiir: Yiğitlik, kahramanlık, savaş. temalarının anlatıldığı şiirdir. Didaktik Şiir: Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Satirik Şiir: Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Dramatik Şiir: Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında dramatik ürünler, tiyatro eserleri olarak yapılır ve izlettirilirdi. Yani dramatik şiir, bugünkü tiyatro sanatının yerini tutmaktaydı.

“Çifte koştuğun öküzler, / Senin kadar yorgun değil kardaş! / Sen ki kış ve yaz düşünceli / Sen ki kış ve yaz yalınayak!” Cahit KÜLEBİYukarıdaki şiir konusuna göre hangi türde bir şiirdir?

Correct! Wrong!

Bir önceki sorunun öğretici açıklaması bu soru için de geçerlidir.

“Çok -genç- yaşlarda çıkardığı ilk romanından itibaren benzersiz üslubu, yaşayışı, -sert- tavırları ve bağımsız -yazarlığıyla-, attığı her adımda tartışmalar yarattı.” Bu cümlede (-) tire içerisine alınmış olan kelimelerden kaç tanesi sıfattır?

Correct! Wrong!

Sıfatlar (Ön Adlar):İsimlerden önce gelerek onların anlamlarını sayı, renk, durum, hareket, biçim, yer, işaret ve soru yönlerinden tamamlayan; onları niteleyen ve belirten kelime ve kelime gruplarına sıfat denir. Nesnelerin birbirinden farklarını göstermek için kullanıldıklarından sıfatlar çok önemlidir.Sıfatların Özellikleri:1. Sıfatlar cümlede tek başlarına görev yapamaz, bir kelimenin sıfat olabilmesi için bir ismin önüne gelerek onunla tamlama kurması gerekir. 2. Sıfatlar, niteleme ve belirtme görevli olduklarından çekim eklerinden birini alamaz. 3. Sıfat olarak kullanılan çoğu kelime bir kavramın karşılığıdır. 4. Sıfatlar; fiillerden, fiilimsilerden veya başka sıfatlardan önce gelip onların anlamını pekiştirir ya da onların anlamını daraltırsa zarf olur.

“Sıcak -bir- havada yola çıktık.” cümlesindeki (-) tire ile işaretlenen kelime hangi tür sıfattır?

Correct! Wrong!

Sıfat Çeşitleri :1. Niteleme Sıfatları2. Belirtme Sıfatlarıa. İşaret Sıfatları b. Sayı Sıfatları – Asıl Sayı Sıfatları – Sıra Sayı Sıfatları – Kesir Sayı Sıfatları – Üleştirme Sayı Sıfatları – Topluluk Sayı Sıfatlarıc. Belgisiz Sıfatlard. Soru Sıfatları

AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 3. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME
Konuyu tekrarlayınız… https://acikoku.com/turk-dili-ve-edebiyati-1-34-unite-ozeti/

Aşağıdakilerden hangisi masalların özelliklerinden biri değildir?

Correct! Wrong!

Masalların özellikleri şunlardır:• Hayal mahsulü olması, • Yer, zaman ve kahramanların belirsiz olması, • Olaylar, kahramanlar ve varlıkların olağanüstü özellikler taşıması, • Kahramanlarından bazılarının hayvanlar olması, • Ahlaka dayalı, yararlı, eğitici olarak düşünülmesi, • Nesirle söylenmesi, • Kaynaklarının çok eskilere dayanması, söylendiği zamandan ve kültürden izler taşıması,

Avrupa’da ise masalcılığın temellerini kim atmıştır?

Correct! Wrong!

Avrupa’da ise masalcılığın temellerini Fransız sanatçı La Fontaine atmıştır.

“Masalda mekan ….” cümlede …. olan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Correct! Wrong!

Masalın Yapı UnsurlarıOlay: Masal gerçek dışı ve olağanüstü olaylar üzerine kurulur. Gerçek ya da gerçeğe yakın ögeler masalın belkemiği olan olağanüstü atmosfer içinde eritilir.Kişi: Masalın kahramanları padişahlar, vezirler, zengin tüccarlar, sıradan ve yoksul insanlar gibi gerçek dünyadan alınan kişilerin yanı sıra peri, cin, dev, cadı, Zümrüdüanka kuşu gibi varlıklar masal kahramanları arasında yer alır. Ancak, masallardaki hayvanlar, neredeyse kendi özelliklerini yitirerek insan özelliği kazanmışlardır.Yer: Masallarda olayların geçtiği çevre, “memleketin birinde” gibi ifadelerle belirsizleştirilen bir yer ya da “Kafdağı, “Yedi Derya Adası” gibi haritada bulunmayan ülkeler; “yedi kat yerin altı”, “bulutların üstü” gibi hayalde tasarlanan yerlerdir. Masalların en belirgin özelliklerinden biride mekanın belirsiz olmasıdır.Zaman: Masallarda “zaman”ın tarihî zamanla ilgisi yoktur. Miş‘li geçmiş zaman kipiyle anlatılmaları zamanın belirsizliğini gösterir.

“Tekerlemelerle giriş yapılır. Kahraman tanıtılır. Konu verilir.” ifadesi aşağıdaki kelimelerden hangisinin karşılığıdır?

Correct! Wrong!

Masal üç ana bölümden oluşur:1. Döşeme: Asıl masala başlamadan önce masal başı tekerlemesinin söylendiği bölümdür.2. Asıl masal: Asıl masalın anlatılmaya başlandığı bölümdür. Bu bölüm “serim, düğüm ve çözüm”planı çerçevesinde anlatılır.a. Serim: Tekerlemelerle giriş yapılır. Kahraman tanıtılır. Konu verilir.b. Düğüm: Bu bölüm, masalda anlatılan olayların düğümlendiği ve bir çıkmaza girdiği bölümdür.c. Çözüm: Bu bölüm, düğüm bölümünde ortaya konulan sorunun bir çözüme kavuşturulduğu bölümdür. Bu masalların tamamına yakını mutlu sonla biter. İyiler kazanır, kötüler kaybeder. İyiler ödüllendirilirken kötüler cezalandırılır.3. Dilek: Bu bölümde hem masal kişilerine hem de dinleyicilere yönelik iyi dilekler sunulur.

Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar kimin eseridir?

Correct! Wrong!

Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar, MÖ 1. yüzyıl civarında yaşadığı düşünülen Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba’nın fablları “Kelile ve Dimne” adlı bir eserde toplanmıştır. Aisop Masalları, MÖ 6. yüzyılda yaşadığı varsayılan Eski Yunan masalcı Aisop(Ezop) tarafından anlatıldığına inanılan fabllardır. Türk edebiyatında fabl türünün ilk örneği Şeyhî tarafından “Harnȃme” (15. yüzyıl) adlı eseri ile verilmiştir. Mevlânâ’nın Mesnevi’sinde de fabl türüne örnek olabilecek hikâyeler mevcuttur. Batılı anlamda ilk fabl örnekleri ise Şinasi tarafından Tanzimat Dönemi’nde verilmiştir.

Şeyhî’nin Harname’yi yazma nedeni nedir?

Correct! Wrong!

Harnâme 126 beyitten oluşan bir mesnevidir. Bu eserin şairi, 15. yüzyılda yaşayan Şeyhi erken dönem divan edebiyatı şairlerindendir ve divan edebiyatının gelişmesine büyük katkısı olmuştur. Şeyhî, köyünde uğradığı saldırı üzerine Harnâme isimli mesneviyi yazar.

Aşağıdakilerden hangisi fablların özelliklerinden biridir?

Correct! Wrong!

Fabl türünün özellikleri şunlardır:• Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Hikâyelerde yer alan hayvanlar, kendi temel özelliklerini korumakla birlikte insana ait bazı özellik ve değerleri de üstlenir. bakımdan bu tür metinler genellikle kişileştirme (teşhis) ve konuşturma (intak) sanatları üzerine kurulur.• Fabllar manzum (şiir) veya nesir (düzyazı) biçiminde yazılabilirler.• Fabl türündeki metinlerin sonunda her zaman bir ahlak dersi verilir. Bu türdeki ders veya mesajlar kısa ve açık olarak sunulur. Bu mesaj anlatılan hikâyenin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar ve bir atasözü veya özdeyiş biçiminde açıkça ifade edilir.• Fabllarda zaman ve yer genellikle belirsizdir. Olaylar genellikle hikâyelere konu edilen canlıların mekânlarında geçer.• Fabllarda verilen mesajlar evrensel doğru ve değerler (adalet, dostluk, doğruluk, bağışlamak, cömertlik, alçak gönüllülük, kanaat, sadakat, kendini bilme… gibi) üzerine kurulur.• Fabllar; serim, düğüm, çözüm ve öğüt bölümünden oluşur.

Aşağıdakilerden hangisi fablın bölümlerinden birisi değildir?

Correct! Wrong!

Fabl dört bölümden oluşur. Bunlar; serim, düğüm, çözüm ve öğüttür.Serim: Olayın türüne, çıkarılacak derse göre kişileştirilmiş hayvanlar ve çevre tanıtımının yapıldığı bölümdür.Düğüm: Kısa ve sık konuşmalar vardır. Hemen birkaç konuşma ile olay düğümlenir.Çözüm: Olay beklenmedik bir sonuçla biter. Fablın en kısa bölümüdür.Öğüt (ders): Ana fikir bu bölümde öğüt niteliğinde verilir. Bu bölüm kimi zaman başta kimi zaman sondadır. Kimi zaman da sonuç okuyucuya bırakılır.

“Bize doğru geliyordu. / Doğru söylüyorsun değil mi? / Doğru cevapları işaretledim. / Doğruyu dokuz köyden kovmuşlar.”Yukarıdaki cümlelerde “doğru” kelimesinin karşısına dil bilgisindeki karşılıkları aşağıdakilerden hangisinde doğru yazılmıştır.

Correct! Wrong!

Edat (İlgeç)Yalnız başlarına anlamları olmayan, ad ve ad soylu kelime ve kelime gruplarından sonra gelerek anlam bakımından bunlarla sıkı sıkıya bağlı bulunan, eklendikleri kelimeler ile cümlenin öteki kelimeleri arasında çeşitli anlam ilişkileri kuran kelimelere edat denir.Edatların Özellikleri1. Edatlar eklendikleri ad, sıfat, zamir gibi ad soylu kelime veya kelime grupları ile bir söz öbeği oluşturur; bu cümlede adlardan önce gelirse sıfat, sıfat ve fiillerden önce gelirse zarf görevi yapar. Örnek: “Gül gibi geçiniyoruz.” cümlesinde “gibi” edatı bir isimle (gül) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve zarf görevinde kullanılmıştır.2. El kadar bebeğe bakıyordum.” cümlesinde “kadar” edatı bir isimle (el) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve sıfat görevinde kullanılmıştır.3. Eklendikleri kelime ve kelime grupları ile kendileri arasına başka bir kelime girmez. Örnek: başarmak için, gelmek üzere, bacak kadar…4. Tek başlarına iken isim, sıfat, zarf, bağlaç olarak kullanılabilir. Bu durumda edat olmaktan çıkar. Bu kelimelerin türünü belirlemek için cümlede kazandıkları anlamlara bakmak gerekir. Örnek: Bize doğru geliyordu. (edat)5. Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik, daralma veya bozulma olur. Örnek: “Akşamdan beri ders çalışıyorum.” cümlesinde “beri” kelimesini çıkarıp cümle “Akşamdan ders çalışıyorum.” şeklinde okunduğunda cümlenin anlamının bozulduğu görülmektedir.Bu yüzden ‘‘beri’’edattır.6. Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılır. Örnek: -e kadar, -e karşı, -e göre, -den beri, -den itibaren…

“Ne yapacağını şaşırmış; kah gülüyor, kah ağlıyordu.” cümlesinde kullanılan bağlacın türü nedir?

Correct! Wrong!

Bağlaç Türleri1. Sıralama Bağlaçları: Bunlar art arda gelen eş değer veya eş görevde kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ile, ilâ, dahi, ve, da… da, gerek… gerek(se), hem… hem, ister… ister, ne… ne, olsun… olsun gibi bağlaçlardır.Örnek: Hayal ile gerçeği birbirine karıştırıyordu. (Art arda gelen eş görevde (nesneleri) kelimeleri bağlamıştır.)2. Karşılaştırma bağlaçları: Cümlenin iki ögesini karşılaştırma işlevliyle birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ya, ya… ya, ya da, yahut, veya, veyahut da’dır. Örnek: Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.3. Pekiştirme bağlaçları: Cümlede birbiriyle ilişkili iki ögeden birini ötekine anlamca güçlendirerek bağlayanlardır: da, dahi, bile, mı /mü, ise, -sa, ya gibi. Bu bağlaçların hepsi de bağladıkları ögeden sonra gelirler. Örnek: Gerçekten de doğru söylüyordum.4. Nöbetleşme bağlaçları: Cümledeki iki öge arasında, çeşitli yönlerden seçenekli bir bağlama işlevi yüklenmişlerdir. Başlıcaları: bazen… bazen, bazı… bazı, bir… bir, biri… öbürü, kâh… kâh, kimi… kimi gibi tekrarlı bağlaçlardır. Örnek: “Ne yapacağını şaşırmış; kah gülüyor, kah ağlıyordu.”5. Cümle bağlayıcısı niteliğindeki bağlaçlar: Cümleleri birbirine bağlar. Başlıcaları şunlardır: çünkü, açıkçası, aksi hâlde, ama, ancak, anlaşılan, anladığım kadarıyla, aslında

“demek ki, ya da, ne var ki” bağlaçları yapıları bakımından ne tür bağlaçlardır?

Correct! Wrong!

Yapı Bakımından Bağlaçlar:1. Basit bağlaçlar: Yapım eki almamış (kök hâlindeki) bağlaçlardır. Örnek: ve, ile, ki, ama, de, hele, fakat, eğer…2. Türemiş bağlaçlar: Yapım eki almış bağlaçlardır. Örnek: kısa-ca-sı, ayrı-ca, ister-se, yal(ı)n-ız, üste-lik…3. Birleşik bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. Örnek: oysa (o ise), veyahut( ve yahut); yoksa (yok + ise), hâlbuki (hal + bu + ki)…4. Öbekleşmiş bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. ya da, ne var ki, hem de… Örnek: demek ki, ya da, ne var ki, hem de, şu sebepledir, mademki…

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem vardır?

Correct! Wrong!

Ünlem:Söz içinde konuşanın acıma, beğenme, sevinç, korku, çaresizlik, şaşkınlık, üzüntü, dua, hayret, pişmanlık, kıskançlık, özlem gibi çok çeşitli duygu ve heyecanlarını etkili ve kısa bir biçimde anlatmaya; karşısındakilere seslenmeye, onları onaylamaya, redde veya tabiattaki sesleri taklit yolu ile kelimeler türetmeye yarayan kelimelere ünlem denir: aa, aferin, anam, aşk olsun, ay, ayol, arkadaş, be, bre, ey, eyvah, hâh, haydi, hayır, hey, hişt…Ünlemlerin Özellikleri1. Anlamsız kelimelerdir ancak kullanıldıkları yere ve duruma göre anlam kazanır. Örnek: Aa! Zavallı Nigâr Hanım! Ne kadar da bozulmuş! Bitmiş! (acıma)2. Cümlenin herhangi bir yerinde – başında, sonunda, ortasında – bulunabilir. Örnek: Uçuyoruz hey, uçuyoruz yaşasın!.. (sevinç)3. Ünlemler, adlar gibi ad durum ekleriyle çekimlenebilir. Bu durumda ünlem değil isim olur. Örnek: Ahı gitmiş vahı kalmış.4. Ünlemler isimden fiil yapım eki alarak fiil olabilir. Örnek: Her şeye pöflüyordu.

“Çalılardan tık! diye bir ses geldi.” cümlesinde kullanılış özellikleriyle hangi tür ünlem vardır?

Correct! Wrong!

Ünlemler ortaya çıkış ve kullanılış özellikleriyle üç öbekte toplanabilir:1. Asıl ünlemler: Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.a. Seslenme ünlemleri: hey, ey, bre, behey…b. Duygu ünlemleri: Bu ünlemler içinde bulundukları cümlelere sevgi, şaşırma, korku, tiksinme, kuşku, üzüntü, özlem, bıkkınlık, sitem, beğenme, acıma, dua, beddua gibi anlamlar katabilir.2. Ünlem değeri kazanmış kelime ve sözler: Tek başına anlamı olan kelime ya da kelime gruplarının bir duyguyu iletmek için kullanılmasıdır. Örnek: Allah iyiliğini versin!3. Yansımalar: Doğada bulunan canlı veya cansız varlıkların çıkardığı seslerden esinlenerek ve o sesleri taklit ederek ortaya çıkan kelimelere denir. Örnek: Gece yarısı güm! diye bir ses işittik.Uyarı: Bir ünlem çoğu kez bir cümle yerini tutabilir, söyleyişe göre bir cümle ünlem değeri kazanabilir. Örnek: İlk hedefiniz Akdeniz’dir!

AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 4. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME
Konuyu tekrarlayınız… https://acikoku.com/turk-dili-ve-edebiyati-1-34-unite-ozeti/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*