AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 4. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME

Açık Öğretim Lisesi (AÖL) Türk Dili ve Edebiyatı 1 Online Test Çöz

Aşağıdakilerden hangisi masalların özelliklerinden biri değildir?

Correct! Wrong!

Masalların özellikleri şunlardır:• Hayal mahsulü olması, • Yer, zaman ve kahramanların belirsiz olması, • Olaylar, kahramanlar ve varlıkların olağanüstü özellikler taşıması, • Kahramanlarından bazılarının hayvanlar olması, • Ahlaka dayalı, yararlı, eğitici olarak düşünülmesi, • Nesirle söylenmesi, • Kaynaklarının çok eskilere dayanması, söylendiği zamandan ve kültürden izler taşıması,

Avrupa’da ise masalcılığın temellerini kim atmıştır?

Correct! Wrong!

Avrupa’da ise masalcılığın temellerini Fransız sanatçı La Fontaine atmıştır.

"Masalda mekan ...." cümlede .... olan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Correct! Wrong!

Masalın Yapı UnsurlarıOlay: Masal gerçek dışı ve olağanüstü olaylar üzerine kurulur. Gerçek ya da gerçeğe yakın ögeler masalın belkemiği olan olağanüstü atmosfer içinde eritilir.Kişi: Masalın kahramanları padişahlar, vezirler, zengin tüccarlar, sıradan ve yoksul insanlar gibi gerçek dünyadan alınan kişilerin yanı sıra peri, cin, dev, cadı, Zümrüdüanka kuşu gibi varlıklar masal kahramanları arasında yer alır. Ancak, masallardaki hayvanlar, neredeyse kendi özelliklerini yitirerek insan özelliği kazanmışlardır.Yer: Masallarda olayların geçtiği çevre, “memleketin birinde” gibi ifadelerle belirsizleştirilen bir yer ya da “Kafdağı, “Yedi Derya Adası” gibi haritada bulunmayan ülkeler; “yedi kat yerin altı”, “bulutların üstü” gibi hayalde tasarlanan yerlerdir. Masalların en belirgin özelliklerinden biride mekanın belirsiz olmasıdır.Zaman: Masallarda “zaman”ın tarihî zamanla ilgisi yoktur. Miş‘li geçmiş zaman kipiyle anlatılmaları zamanın belirsizliğini gösterir.

"Tekerlemelerle giriş yapılır. Kahraman tanıtılır. Konu verilir." ifadesi aşağıdaki kelimelerden hangisinin karşılığıdır?

Correct! Wrong!

Masal üç ana bölümden oluşur:1. Döşeme: Asıl masala başlamadan önce masal başı tekerlemesinin söylendiği bölümdür.2. Asıl masal: Asıl masalın anlatılmaya başlandığı bölümdür. Bu bölüm “serim, düğüm ve çözüm”planı çerçevesinde anlatılır.a. Serim: Tekerlemelerle giriş yapılır. Kahraman tanıtılır. Konu verilir.b. Düğüm: Bu bölüm, masalda anlatılan olayların düğümlendiği ve bir çıkmaza girdiği bölümdür.c. Çözüm: Bu bölüm, düğüm bölümünde ortaya konulan sorunun bir çözüme kavuşturulduğu bölümdür. Bu masalların tamamına yakını mutlu sonla biter. İyiler kazanır, kötüler kaybeder. İyiler ödüllendirilirken kötüler cezalandırılır.3. Dilek: Bu bölümde hem masal kişilerine hem de dinleyicilere yönelik iyi dilekler sunulur.

Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar kimin eseridir?

Correct! Wrong!

Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar, MÖ 1. yüzyıl civarında yaşadığı düşünülen Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba’nın fablları “Kelile ve Dimne” adlı bir eserde toplanmıştır. Aisop Masalları, MÖ 6. yüzyılda yaşadığı varsayılan Eski Yunan masalcı Aisop(Ezop) tarafından anlatıldığına inanılan fabllardır. Türk edebiyatında fabl türünün ilk örneği Şeyhî tarafından “Harnȃme” (15. yüzyıl) adlı eseri ile verilmiştir. Mevlânâ’nın Mesnevi’sinde de fabl türüne örnek olabilecek hikâyeler mevcuttur. Batılı anlamda ilk fabl örnekleri ise Şinasi tarafından Tanzimat Dönemi’nde verilmiştir.

Şeyhî'nin Harname'yi yazma nedeni nedir?

Correct! Wrong!

Harnâme 126 beyitten oluşan bir mesnevidir. Bu eserin şairi, 15. yüzyılda yaşayan Şeyhi erken dönem divan edebiyatı şairlerindendir ve divan edebiyatının gelişmesine büyük katkısı olmuştur. Şeyhî, köyünde uğradığı saldırı üzerine Harnâme isimli mesneviyi yazar.

Aşağıdakilerden hangisi fablların özelliklerinden biridir?

Correct! Wrong!

Fabl türünün özellikleri şunlardır:• Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Hikâyelerde yer alan hayvanlar, kendi temel özelliklerini korumakla birlikte insana ait bazı özellik ve değerleri de üstlenir. bakımdan bu tür metinler genellikle kişileştirme (teşhis) ve konuşturma (intak) sanatları üzerine kurulur.• Fabllar manzum (şiir) veya nesir (düzyazı) biçiminde yazılabilirler.• Fabl türündeki metinlerin sonunda her zaman bir ahlak dersi verilir. Bu türdeki ders veya mesajlar kısa ve açık olarak sunulur. Bu mesaj anlatılan hikâyenin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar ve bir atasözü veya özdeyiş biçiminde açıkça ifade edilir.• Fabllarda zaman ve yer genellikle belirsizdir. Olaylar genellikle hikâyelere konu edilen canlıların mekânlarında geçer.• Fabllarda verilen mesajlar evrensel doğru ve değerler (adalet, dostluk, doğruluk, bağışlamak, cömertlik, alçak gönüllülük, kanaat, sadakat, kendini bilme... gibi) üzerine kurulur.• Fabllar; serim, düğüm, çözüm ve öğüt bölümünden oluşur.

Aşağıdakilerden hangisi fablın bölümlerinden birisi değildir?

Correct! Wrong!

Fabl dört bölümden oluşur. Bunlar; serim, düğüm, çözüm ve öğüttür.Serim: Olayın türüne, çıkarılacak derse göre kişileştirilmiş hayvanlar ve çevre tanıtımının yapıldığı bölümdür.Düğüm: Kısa ve sık konuşmalar vardır. Hemen birkaç konuşma ile olay düğümlenir.Çözüm: Olay beklenmedik bir sonuçla biter. Fablın en kısa bölümüdür.Öğüt (ders): Ana fikir bu bölümde öğüt niteliğinde verilir. Bu bölüm kimi zaman başta kimi zaman sondadır. Kimi zaman da sonuç okuyucuya bırakılır.

"Bize doğru geliyordu. / Doğru söylüyorsun değil mi? / Doğru cevapları işaretledim. / Doğruyu dokuz köyden kovmuşlar."Yukarıdaki cümlelerde "doğru" kelimesinin karşısına dil bilgisindeki karşılıkları aşağıdakilerden hangisinde doğru yazılmıştır.

Correct! Wrong!

Edat (İlgeç)Yalnız başlarına anlamları olmayan, ad ve ad soylu kelime ve kelime gruplarından sonra gelerek anlam bakımından bunlarla sıkı sıkıya bağlı bulunan, eklendikleri kelimeler ile cümlenin öteki kelimeleri arasında çeşitli anlam ilişkileri kuran kelimelere edat denir.Edatların Özellikleri1. Edatlar eklendikleri ad, sıfat, zamir gibi ad soylu kelime veya kelime grupları ile bir söz öbeği oluşturur; bu cümlede adlardan önce gelirse sıfat, sıfat ve fiillerden önce gelirse zarf görevi yapar. Örnek: “Gül gibi geçiniyoruz.” cümlesinde “gibi” edatı bir isimle (gül) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve zarf görevinde kullanılmıştır.2. El kadar bebeğe bakıyordum.” cümlesinde “kadar” edatı bir isimle (el) birleşerek söz öbeği oluşturmuş ve sıfat görevinde kullanılmıştır.3. Eklendikleri kelime ve kelime grupları ile kendileri arasına başka bir kelime girmez. Örnek: başarmak için, gelmek üzere, bacak kadar…4. Tek başlarına iken isim, sıfat, zarf, bağlaç olarak kullanılabilir. Bu durumda edat olmaktan çıkar. Bu kelimelerin türünü belirlemek için cümlede kazandıkları anlamlara bakmak gerekir. Örnek: Bize doğru geliyordu. (edat)5. Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik, daralma veya bozulma olur. Örnek: “Akşamdan beri ders çalışıyorum.” cümlesinde “beri” kelimesini çıkarıp cümle “Akşamdan ders çalışıyorum.” şeklinde okunduğunda cümlenin anlamının bozulduğu görülmektedir.Bu yüzden ‘‘beri’’edattır.6. Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılır. Örnek: -e kadar, -e karşı, -e göre, -den beri, -den itibaren…

“Ne yapacağını şaşırmış; kah gülüyor, kah ağlıyordu.” cümlesinde kullanılan bağlacın türü nedir?

Correct! Wrong!

Bağlaç Türleri1. Sıralama Bağlaçları: Bunlar art arda gelen eş değer veya eş görevde kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ile, ilâ, dahi, ve, da... da, gerek... gerek(se), hem... hem, ister... ister, ne... ne, olsun... olsun gibi bağlaçlardır.Örnek: Hayal ile gerçeği birbirine karıştırıyordu. (Art arda gelen eş görevde (nesneleri) kelimeleri bağlamıştır.)2. Karşılaştırma bağlaçları: Cümlenin iki ögesini karşılaştırma işlevliyle birbirine bağlayan bağlaçlardır. Başlıcaları: ya, ya... ya, ya da, yahut, veya, veyahut da’dır. Örnek: Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.3. Pekiştirme bağlaçları: Cümlede birbiriyle ilişkili iki ögeden birini ötekine anlamca güçlendirerek bağlayanlardır: da, dahi, bile, mı /mü, ise, -sa, ya gibi. Bu bağlaçların hepsi de bağladıkları ögeden sonra gelirler. Örnek: Gerçekten de doğru söylüyordum.4. Nöbetleşme bağlaçları: Cümledeki iki öge arasında, çeşitli yönlerden seçenekli bir bağlama işlevi yüklenmişlerdir. Başlıcaları: bazen... bazen, bazı... bazı, bir... bir, biri... öbürü, kâh... kâh, kimi... kimi gibi tekrarlı bağlaçlardır. Örnek: “Ne yapacağını şaşırmış; kah gülüyor, kah ağlıyordu.”5. Cümle bağlayıcısı niteliğindeki bağlaçlar: Cümleleri birbirine bağlar. Başlıcaları şunlardır: çünkü, açıkçası, aksi hâlde, ama, ancak, anlaşılan, anladığım kadarıyla, aslında

"demek ki, ya da, ne var ki" bağlaçları yapıları bakımından ne tür bağlaçlardır?

Correct! Wrong!

Yapı Bakımından Bağlaçlar:1. Basit bağlaçlar: Yapım eki almamış (kök hâlindeki) bağlaçlardır. Örnek: ve, ile, ki, ama, de, hele, fakat, eğer...2. Türemiş bağlaçlar: Yapım eki almış bağlaçlardır. Örnek: kısa-ca-sı, ayrı-ca, ister-se, yal(ı)n-ız, üste-lik...3. Birleşik bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. Örnek: oysa (o ise), veyahut( ve yahut); yoksa (yok + ise), hâlbuki (hal + bu + ki)...4. Öbekleşmiş bağlaçlar: Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. ya da, ne var ki, hem de... Örnek: demek ki, ya da, ne var ki, hem de, şu sebepledir, mademki...

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem vardır?

Correct! Wrong!

Ünlem:Söz içinde konuşanın acıma, beğenme, sevinç, korku, çaresizlik, şaşkınlık, üzüntü, dua, hayret, pişmanlık, kıskançlık, özlem gibi çok çeşitli duygu ve heyecanlarını etkili ve kısa bir biçimde anlatmaya; karşısındakilere seslenmeye, onları onaylamaya, redde veya tabiattaki sesleri taklit yolu ile kelimeler türetmeye yarayan kelimelere ünlem denir: aa, aferin, anam, aşk olsun, ay, ayol, arkadaş, be, bre, ey, eyvah, hâh, haydi, hayır, hey, hişt...Ünlemlerin Özellikleri1. Anlamsız kelimelerdir ancak kullanıldıkları yere ve duruma göre anlam kazanır. Örnek: Aa! Zavallı Nigâr Hanım! Ne kadar da bozulmuş! Bitmiş! (acıma)2. Cümlenin herhangi bir yerinde - başında, sonunda, ortasında - bulunabilir. Örnek: Uçuyoruz hey, uçuyoruz yaşasın!.. (sevinç)3. Ünlemler, adlar gibi ad durum ekleriyle çekimlenebilir. Bu durumda ünlem değil isim olur. Örnek: Ahı gitmiş vahı kalmış.4. Ünlemler isimden fiil yapım eki alarak fiil olabilir. Örnek: Her şeye pöflüyordu.

"Çalılardan tık! diye bir ses geldi." cümlesinde kullanılış özellikleriyle hangi tür ünlem vardır?

Correct! Wrong!

Ünlemler ortaya çıkış ve kullanılış özellikleriyle üç öbekte toplanabilir:1. Asıl ünlemler: Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.a. Seslenme ünlemleri: hey, ey, bre, behey…b. Duygu ünlemleri: Bu ünlemler içinde bulundukları cümlelere sevgi, şaşırma, korku, tiksinme, kuşku, üzüntü, özlem, bıkkınlık, sitem, beğenme, acıma, dua, beddua gibi anlamlar katabilir.2. Ünlem değeri kazanmış kelime ve sözler: Tek başına anlamı olan kelime ya da kelime gruplarının bir duyguyu iletmek için kullanılmasıdır. Örnek: Allah iyiliğini versin!3. Yansımalar: Doğada bulunan canlı veya cansız varlıkların çıkardığı seslerden esinlenerek ve o sesleri taklit ederek ortaya çıkan kelimelere denir. Örnek: Gece yarısı güm! diye bir ses işittik.Uyarı: Bir ünlem çoğu kez bir cümle yerini tutabilir, söyleyişe göre bir cümle ünlem değeri kazanabilir. Örnek: İlk hedefiniz Akdeniz’dir!

AÖL TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1 – 4. ÜNİTE 2 ŞIKLI TESTLE KOLAY ÖĞRENME
Konuyu tekrarlayınız... https://acikoku.com/turk-dili-ve-edebiyati-1-34-unite-ozeti/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*