AÖL Sanat Tarihi 2

1. Ünite

ORTA ASYA TÜRK SANATI

A. ORTA ASYA TÜRK SANATI

1. HUN SANATI (MÖ 220-MS 216)

Hun Devleti, Orta Asya’da kurulan, tarihteki ilk Türk devletidir. Metehan döneminde en güçlü dönemini yaşamışlardır. O’nun ölümü sonrasında Hunlar ikiye ayrılmış ve sonra da yıkılmıştır.
Yapılan kazılarda kurganlarda Hun sanatına ait eserlere rastlanmıştır.

Kurganlar, Orta Asya’da Altay Dağları’nın eteklerindeki Pazrık Vadisi’nde, Kazakistan’ın başkenti Astana ve Işıkgölü yakınlarındaki, Esik’te ve Noin-Ula’da bulunmaktadır.

Kurgan: Orta Asya mezar yapısı olarak bilinen bu yapılar kütüklerden, ahşap yığma tekniği ile yapılmış bir mezar odasını gizleyen toprak yığını şeklindedir. Anadolu’daki benzerleri Tümülüslerdir.

Volga nehri yakınlarındaki Ulan Ede’de  ortaya çıkarılan etrafı surlarla çevrili bir yerleşim yerinde bulunan evlerde, zeminlere yerleştirilen
boruların içinden, sıcak hava ve buhar geçirilerek ısıtma yapıldığı görülmüştür. Hypocaust (Hipocaust) adı verilen bu sistemin Romalılar tarafından da kullanıldığını görüyoruz.

Hun el sanatları örnek bulguları; ağaç, kemik, taş, deri, keçe ve üzerine çeşitli figürler işlenmiş dokumalar. Dokumalarda kullanılan ana figürler; geyik, kartal, dağ keçisi, aslan ve grifondur.

Grifon: Kartal başlı, aslan gövdeli mitolojik bir yaratıktır.

Kurganlarda en önemli eserlerden biri; Pazarlık’ta 5. Kurgan’da bulunan  MÖ. 3.yy’da yapıldığı düşünülen bu halı, dünyanın en eski halısı olarak bilinmektedir. Bu eser Rusya’da St. Petersburg Ermitaj Müzesi’nde sergilenmektedir.

Orta Asya Türkleri madencilikte gelişmişti, kurganlardan çıkan kemer tokaları, silahlar, çadır süsleri, süs eşyaları, koşum takımları bunun en önemli örnekleridir. Esik Kurgan’ından çıkarılan önemli buluntular arasında altından yapılmış bir elbise ve başlık da vardır ki MÖ 6.yy.la tarihlenir. 

Bu dönemdeki eserlerde görünen ana temalar:
• Hayvan figürleri: Geyik, keçi, at, kurt, kaplan ve kuş gibi hayvanlar işlenmiştir.
• Kıvrık dal-Bitki figürleri: Motiflenmiş edilmiş bitkisel motifler işlenmiştir.

2. KÖK TÜRK SANATI

 552 yılında Bumin Kağan tarafından Ötüken’de kurulmuş Tarihte Türk adıyla bilinen ilk devlettir.

582 yılında doğu ve batı olarak ikiye ayrılmış, 659 yılında Çinliler tarafından yıkılmışlardır.

II. Kök Türk (Kutluk) Devleti de 681 yılında kurulmuş olup, Uygur hakimiyetine kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir.

Kök Türkler Göktanrı’ya inanırdı.

Göçebe yaşadıkları için mimari eserleri (ev, saray gibi) yoktur.

Kök Türkler’de balbal adı verilen;soylu kişilerin ve hükümdarların mezarlarının yanına dikilen insan figürü şeklindeki taş heykeller çok önemlidir.

Kaya resimlerine rastlanmıştır, bu resimlerde ev ve süvari tasvirleri yer
alır.

Kök Türk kültür ve sanatının günümüze kadar gelen en önemli eserleri Türk adının geçtiği ilk Türkçe metin ve Türk tarihiyle ilgili ilk yazıtlar olup Kök Türk alfabesiyle yazılmış Orhun Anıtları’dır.

Türk Edebiyatı’nın da ilk önemli eseri olarak kabul edilen Orhun Anıtları; Vezir Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kağan adına dikilmiştir.

3. UYGUR SANATI

Önceleri Kök Türk egemenliği altında yaşayan Uygurlar, 745 yılında Kök Türk egemenliğine son vererek Alp Kutlug Bilge Kağan önderliğinde Uygur Devleti’ni kurmuşlardır.

Başkentleri Karabalsagun’dur.

İlk dönemlerinde Kök Türk alfabesini kullanan Uygurlar, daha sonra kendi alfabelerini kullanmaya başlamışlardır.

Uygurlar 1226 yılında tarih sahnesinden çekilmiştir.

Gök Tanrı dininden sonra, Budizm ve Mani dinini benimsemişlerdir.

Uygurlar kâğıtlarını üretiyor ve kamış kalem kullanıyorlardı.

9 ve 10. yüzyılda sert ağaçtan tek tek hareketli Uygur harfleri ile ilk kitap baskısını da yapmışlardır.

Edebiyat sanatında; ilahiler, vaazlar ve efsaneler bakımından çok zengindir. Sekiz Yükmek (Sekiz Yığın) Uygur edebiyatının çok önemli
bir öykü örneğidir.

Çin kaynaklarında Uygurlarda müziğe çok yoğun bir ilgi olduğu görülüyor.

Pandomim, bale, şan (şarkı söyleme) ve ilkel bir tiyatro olduğu da bazı kaynaklarda anlatılmaktadır.

Hikâye anlatma da Uygurlarda âdeta bir sanat gibi ileri düzeydeydi.

Çiftçilik, meyvecilik ve ipekçilik de gelişmiştir, bu bulgu Uygurlar döneminde yerleşik hayata geçildiğinin bir göstergesidir.

Uygur mimarisinde yapım malzemesi olarak en çok kerpiç kullanmışlardır. Uygur evlerinin çevresi duvarlarla çevrilidir. Bu evler tek katlı olup çatıları süslüdür, renkli yer döşemeleri vardır.

Uygur heykelciliği, Göktürklerdeki balballara dayanmaktadır.
Taş, alçı, ahşap ve bronz türü malzemelerden yapılmış bu heykellerde Uygurlar kendi heykelcilik anlayışını geliştirmiştir. 

Uygurlar Gök Tanrı dininden sonra Budizm’i benimsemiştir ve Budha rahiplerinin heykellerini de yapmışlardır.

Uygurlar eski Türk resim sanatı dendiği zaman ilk gelişmiş örnekleri vermişlerdir. Budist ve Maniheist duvar resimleri ve minyatürleri eski Türk resminin en eski örnekleridir.

Uygurlarda kumaş ve kitap resimleme, tezhip ve tahta baskı sanatları da bir hayli ileridir.

3. ORTA ASYA TÜRK ÇADIR SANATI

Çadır, göçebe yaşayan Türk yaşamı için çok önemlidir. Çadırların yapımında ağaç çubuklar, keçe ve ip kullanmışlardır. Çadırın kubbesinin ortası havalandırma ve ışık için açıktır.
Hun Türklerinde çadır üzerinde aplike tekniği ile yapılmış süslemeler görülür.
Selçuklu mezar anıtlarından olan kümbetler ve türbeler
yapı tipi olarak eski Türk çadırlarından izler taşır.

Türbe: Üzeri kubbe ile örtülü mezarlar.
Kümbet: Üzeri konik veya piramit çatıyla örtülü mezarlar.

Eski Türk çadırlarında dokuma ve halı çok kullanılır ve bu nedenle halıcılık çok gelişmiştir.

2. Ünite

TÜRK VE İSLAM MİMARİSİ

İSLAM MİMARİSİNİN GELİŞİMİ

İslam mimarisini yapı tiplerine bağlı olarak, 13 dönemde anlatabiliriz.

  1. Hz. Muhammed Dönemi
  2. Dört Halife Devri
  3. Emeviler
  4. Endülüs Emevileri
  5. Abbasiler
  6. Fatımiler
  7. Memlükler
  8. Karahanlılar
  9. Gazneliler
  10. Büyük Selçuklular
  11. Türkiye (Anadolu) Selçukluları
  12. Beylikler
  13. Osmanlılar

İslam Mimarisi

Dinî Mimari Sivil     Mimari                        Külliyeler             Askerî Mimari
a. Mescid/cami          a. Medreseler
b. Kümbet/türbe       b. Kervansaraylar-hanlar-rıbatlar
c. Minareler              c. Saraylar
                                    ç. Hamamlar
                                   d. Hastaneler

DİNÎ MİMARİ

Hz.Muhammed döneminde yapılan ilk camiler, küçük boyutlu ve mescit özelliğinde olan yapılardır. 
Hz. Muhammed yaptırdığı ilk dikkate değer eser Mescid-i Nebevi’ dir.  
Sonrasında Kuba Mescidi‘ ni yaptırmıştır. 

Bu dönemde yapılan yapılar; kare planlı, etrafı kerpiç duvarlarla çevrili
ve çok sadedir.

Dört Halife Devrinde; İslam mimarisinin özgün plan şeması olan, kare veya dikdörtgen planlı ve çok destekli (sütunlu) plan uygulanmıştır.

Bu dönemin en eski camileri; Basra (632), Kûfe (639), Fustât’ta Amr (642) camileridir.

Emeviler Dönemi (661-750) mimarisinde; Antik Çağ, Bizans dönemi etkileri görülür. Emevi camileri transept planlıdır. Bu plan seması fethedilen bölgelerdeki Hristiyan ibadethanelerinin camiye çevrilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.

SAHIN (NEF): Sütun ve kemer dizileriyle birbirinden ayrılan bölme.

Emevi camilerinin en güzel örnekleri: Kayrevan Seydi Ukba Camii – (Tunus, 670-726),

Şam Emeviye (Ümeyye) Camii-Suriye (706-714), Caminin avlusunun üç tarafı revaklarla çevrilidir.
Revak: Yapıda, duvar önünde, sütunlarda taşınan kemer sıralarının oluşturduğu, bir tarafı avluya açık, üstü örtülü uzun bir mekân.

Kübbet-üs Sahra (Kudüs): Halife Abdülmelik tarafından yaptırılmış, sekizgen planlı ilk ve tek camidir. Diğer adı Hz. Ömer Camii‘dir.

Mescid-i Aksa: Emeviler döneminden kalma en önemli yapı olan bu eser, 702 yılında Halife Abdülmelik tarafından inşa ettirilmiştir.

İspanya’da Endülüs Emevileri; 8.yy. dan 11.yy.a kadar Avrupa’nın güneybatısında çok önemli eserler vermişlerdir. Bu dönemin en önemli dinî
mimari eseri Kordoba Camii (786)’ dir.

Abbasiler Devri’nde (750-1258); Bağdat, İslam devletinin merkezi
olmuştur. 

Abbasi halifesi Mütevekkil tarafından yaptırılan Samarra Ulu Camii, Malviye tipi minaresiyle ünlüdür.

Ebudülef Camii (861),Samarra Ulu Cami’nin küçük bir benzeridir.

Tolunoğlu Camii – Kahire (877-879): Mısır’da ilk Türk Devleti’ni kurmuş olan Tolunoğlu Ahmet tarafından Kahire’de yaptırılmıştır.

Fatımîler Dönemi‘nde (910-1171) mimarisinin en önemli özelliği taş cephe düzenlemesidir. Mukarnaslar (İslam sanatında mimari yapılarda görülen geometrik bir taş süsleme çeşidi) bu cephe süslemesinde dikkat çeken bir unsurdur.

Mehdiye Camii (916), Tunus’ta bulunan bu camide Antik Çağ tapınaklarından alınıp, kullanılan taşlarla yapılmıştır.

El Ezher Camii (970), Mısır’ı fetheden kumandan Ezher tarafından yaptırılmıştır.

Memlükler Dönemi‘nde (1250-1517); Mısır’da bir devlet kurarak cami, medrese, şifahane, türbe yapılarını bir arada yaparak külliyeler oluşturmuşlardır. 

Baybars Camii (1267-1269), Sultan 1. Baybars tarafından Kahire’de yaptırılan camidir. Memluk döneminden günümüze ulaşanların en eski camidir. 

Karahanlılar Dönemi (840-1212), İlk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar’ın başkenti Balasagun’dur. Türk-İslam düşüncesinin gelişmesine öncülük etmişlerdir. Yaptıkları merkezî planlı camiler, türbe ve minareler Türk mimarisine öncülük etmiştir. 

Hazer Degaron Camii (11.yy.), Talhatan Baba Camii, (12.yy.) Karahanlılar Dönemi’nin en önemli eserleridir.

Gazneliler; Başkentleri Gazne olan bu devlet, 962-1186 yılları arasında Afganistan, Horasan ve Kuzey Hindistan’da hüküm sürmüştür. 

Leşger-i Bazaar Camii: 11.yy.dafganistan’da inşa edilmiştir. Mihrap önünde kubbe yer alır.

Büyük Selçuklular (1040-1157), Oğuz Türkleri, Selçuk Bey komutasında Horasan’da Büyük Selçuklu Devleti’ni kurmuşlardır. Önce Nişabur sonra
Rey şehrini başkent yapmışlardır. 

Büyük Selçuklular, mihrap önü kubbesinin önem kazandığı cami planını geliştirmişlerdir. 

Selçuklu camileri genel olarak Mescid-i Cuma adını alır ve bulunduğu şehirle anılır; Ishafan Mescid-i Cuma’sı, Damgan Mescid-i Cuma’sı gibi.

Türkiye Selçukluları; 1077-1308 tarihleri arasında Anadolu’da önemli sanat eserleri meydana getirmişlerdir. Merkezleri Konya’dır.

Türkiye (Anadolu) Selçuklu camileri dört plan tipi ve ahşap destekli camiler olarak karşımıza çıkar. Bunlar:

Transept planlı camiler – Diyarbakır Ulu Camii

Kûfe planlı camiler – Konya Alaeddin Camii

Bazilikal planlı camiler – Divriği Ulu Camii

Eyvanlı camiler – Malatya Ulu Camii

Türkiye Selçuklu Devleti 1243 Kösedağ Savaşı’nda Moğol ordusuna yenilmiş, sonrasında 1308′ de tamamen yıkılmış ve Anadolu’da Türk Beylikleri ortaya çıkmıştır.

  • Karamanoğulları → Karaman merkez olmak üzere Orta Anadolu
  • Menteşeoğulları → Muğla civarı
  • İnançoğulları → Denizli ve çevresi
  • Candaroğulları → Kastamonu, Sinop ve çevresi
  • Saruhanoğulları → Manisa
  • Eretna Beyliği → Sivas ve Orta Anadolu
  • Dulkadiroğulları → Maraş ve Elbistan çevresi
  • Ramazanoğulları → Adana
  • Sahipataoğulları → Afyonkarahisar ve çevresi
  • Pervaneoğulları → Sinop ve çevresi
  • Çobanoğulları → Kastamonu
  • Germiyanoğulları → Kütahya
  • Osmanoğulları → Bilecik, Bursa ve çevresi
  • Hamidoğulları → Isparta ve Antalya çevresi
  • Karesioğulları → Balıkesir
  • Aydınoğulları → Aydın ve çevresi

Beylikler Dönemi Camileri

  • Eşdeğerde çok üniteli camiler – Antalya Yivli Minare Camii
  • Transept planlı camiler – Selçuk İsa Bey Camii
  • Kûfe planlı camiler – Adana Ulu Camii
  • Ters T planlı (zaviyeli) camiler – Milas Firuz Bey Camii
  • Tek kubbeli camiler – Balatilyas Bey Camii
  • Bazilikal planlı cami – Birgi Ulu Camii
  • Merkezî Kubbeli Camiler –Mut Lâl Ağa Camii

OSMANLI DÖNEMİ CAMİLERİ

Erken Dönem Klasik DönemGeç Dönem

1. Tek Kubbeli Camiler
– İznik Hacı Özbek Camii
– İznik Yeşil Camii

2. Ters T Planlı Camiler
– Bursa Orhan Bey Camii
– Bursa Hüdavendigar
Camii
-Bursa Yeşil Camii

3. Çok Kubbeli Camiler
– Bursa Ulu Camii
– Edirne Eski Camii

4. Merkezî Kubbeli Camiler
– Edirne Üç Şerefeli Camii

5. Klasik Döneme Geçiş
Camileri
– İstanbul Fatih Camii
– Edirne Beyazıt Camii

1. Mimar Sinan Öncesi
Dönemi
– İstanbul Bayezit Camii

2.Mimar Sinan Dönemi
Çıraklık Dönemi
– İstanbul Şehzade Camii

Kalfalık Dönemi
– İstanbul Süleymaniye
Camii

Ustalık Dönemi
– Edirne Selimiye Camii

3.Mimar Sinan Sonrası
Dönem
– İstanbul Yeni Cami ve
Külliyesi
– İstanbul Sultan Ahmet
Camii

1.Lale Devri
– Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Camii

2.Türk Barok ve Rokoko Devri
– İstanbul Nuru Osmaniye Camii
– İstanbul Laleli Camii

3.Türk Ampir Üslubu
Devri
– İstanbul Nusretiye Camii
– İstanbul Ortaköy Camii
– Dolmabahçe Camii

4. Seçmeci (Eklektik)
Devir
– İstanbul Hamidiye Camii
– İstanbul Aksaray Valide Camii

5.Neoklasik Dönem
– İstanbul Bostancı Camii
– İstanbul Bebek Camii

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRBE VE KÜMBETLER

İslam mimarisinde ilk türbe Abbasi Dönemi’nde Samarra şehrinde yapılmış olan Kubbet-üs Süleybiye (862)’dir. Türbenin toplam 12 kapısı vardır. 

Memlük Dönemi’nde; külliyeler yapılmıştır; Sultan Kalavun Türbesi, Sultan Hasan Türbesi

Karahanlılar Dönemi’nde; anıtsal mezar mimarisi önem kazanmıştır.

Karahanlı döneminden kalan en eski türbe Arap Ata Türbesi (Özbekistan)’dir. Aynı dönemdeAyşe Bibi Türbesi de yapılmıştır.

Gaznelilerde; türbeler kare planlıdır ve kubbe ile örtülüdür.

Önemli türbe örnekleri: Aslan Cazib Türbesi Afganistan (997-1028), Tac Mahal (1632-1650)

Büyük Selçuklularda; mezar anıtları kümbet ve türbe olarak iki değişik formda inşa edilmiştir.

Kümbet; daire veya çokgen gövde üzerine konik veya piramit çatıyla örtülü
mezar tipidir.

Önemli kümbet örnekleri: Kümbed-i surkh (1147)(kare planlıdır), Sultan Sencer Türbesi (1157) (Mimarı Muhammed Atsız)

Türkiye (Anadolu) Selçukluları, Büyük Selçuklu dönemindeki türbe ve kümbetlere benzer örnekler ortaya koymuşlardır.

Önemli kümbet örnekleriTercan Mama Hatun Kümbeti (13.yy)-Tamamen kesme taştan yapılmış olup, plan özellikleri açısından tek örnektir. Diğer örnekler, Kayseri Döner Kümbet (1276), Konya II. Kılıçaslan Kümbeti

Beylikler Dönemi Mezar Anıtları

Silindirik veya Çokgen Gövdeli Kümbetler – Ahlat Emir Bayındır Kümbeti

Kare Gövdeli Türbeler – Kırşehir Aşık Paşa Türbesi

Baldaken Tipi Türbeler – İznik Sarı Saltuk Türbesi

Eyvan Tipi Türbeler – Amasya Sultan Mesut Türbesi

İki Katlı Kümbetler – Sivas Güdük Minare Kümbeti

Osmanlı Dönemi türbeleri

Temelini Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemi türbeleri oluşturduğu Osmanlı türbeleri erken dönemde genellikle kare planlıdır ve  kripta (mezar odası) bulunmaz ve genellikle giriş kısmı revaklıdır. Bu dönemdeki türbelerde çokgen planın uygulandığı da olmuştur.

Klasik dönemde genellikle çokgen planın uygulansa da, kare planlı türbeler de yapılmıştır.

Geç dönemde ise batı etkisinin türbe minaresine de yansıdığı görülür. 

Osmanlı dönemi önemli türbe örnekleri : 

Bursa Yeşil Türbe – (1421), İstanbul Mahmut Paşa Türbesi (1473), İstanbul Şehzade Mehmet Türbesi (1453-1544), İstanbul Kanuni Sultan Süleyman
Türbesi (1559-1566), İstanbul Hürrem Sultan Türbesi (1558), İstanbul Sultan II. Mahmut Türbesi  (1840), 

MİNARELER

“Minar” kelimesi İslam’dan önce gözetleme veya işaret kulesi veya zafer tâkı için kullanılmaktaydı. Arapçada sözlük anlamı “ışık” veya ateş
çıkan ya da görünen yer” anlamındaki menâre yapı olarak aşağıdan yukarıya dizilimi şöyledir:

Pabuç: Kürsü ile gövde arasındaki geçit kısmı.
Gövde: Pabuç ile şerefe arasındaki bölüm.
Kürsü: Üzerine minare gövdenin pabuç vasıtasıyla oturduğu taban.
Şerefe: Müezzinin ezan okurken dolaşabilmesi için yapılmış balkon.
Petek: Şerefenin üzerindeki gövde.
Külah: Minarenin tepesindeki konik çatı.
Alem: Minarenin en üst kısmındaki madeni hilal.

Hz. Peygamber Dönemi‘nde Mescid-i Nebevi’nin kıble tarafında Bilâl-i Habeşi’nin ezan okumak için üzerine iple tırmanarak çıktığı “üstüvâne” (silindir) denilen özel bir yer minarenin ilk şekli olarak söylenebilir.

Camiye ilk minareyi ekleyen kişi Emevi Halifesi I. Muaviye’nin Mısır Valisi Mesleme Bin Muhammed’dir. Kahire’de yaptırmaya başladığı ancak bitiremediği Ami Cami’nde köşelerde birer minare yer alır.

Endülüs Emevileri Dönemi’nde İslam Camii Minaresi adına söz edebileceğimiz en önemli eser Kordoba Cami olup, günümüzde katedral olarak kullanılmaktadır. Bu  yapının minaresi bugün çan kulesi
olarak kullanılmaktadır.

Abbasi Dönemi’nde Samarra Ulu Camii ’nin minaresi spiral minare malviye tipindedir.

Fatımî ve Memlük Dönemi‘nde bu minarelerin en gelişmiş örnekleri görülmektedir.

Karahanlılar Dönemi‘nde anıtsal diyebileceğimiz tarzda minareler inşa edilmişti. Bu minareler üzerlerinde çok değişik tuğla dizilişleriyle dikkate değer bir süsleme vardır ve genellikle çokgen kaide üzerine, silindirik
gövdelidir. 

Özkent Minaresi (11.yy.), tuğla dekorasyonuyla dikkat çeker.

Tirmiz Car Kurgan Minaresi (1108-1109), sekizgen kaide üzerine yükselir.

Buhara Kalan Camii Minaresi (1127), gövdesinde geometrik şekilli kabartmalı süsleme şeritleri (bordür) olan, aşağıdan yukarıya doğru incelen silindir biçimli yapılardır.

Gazneliler Dönemi’nde anıt minareler yapılmıştır,  en önemlisi Gazne Sultanı III. Mesut minaresi (1115), alçak bir silindir şeklindeki kaide üstüne, gövdesi yıldız şeklinde yükselir. 

Büyük Selçuklu Dönemi‘nde camilerinde minareler genellikle portalin
(ana giriş kapısı) iki yanında yer alır ve çok zengin tuğla dekorasyonuna sahiptir.

Türkiye (Anadolu) Selçuklu Dönemi’nde minarelerin Suriye ve Orta Asya Türk geleneklerinin etkisinde şekillendiği görülmektedir.

Bu dönemin önemli örnekleri: Erzurum’da Saltuklular dönemine ait “Tepsi Minare”, Konya İnce Minareli Medrese’nin minaresi, Ankara Aslanhane Camii Minaresi, Erzurum Çifte Minerali Medrese Minareleri

Beylikler Dönemi‘nde en önemli örnek Antalya “Yivli Minare
dir.

Osmanlı Dönemi‘ne geldiğimizde ilk dönemlerde tuğla minareleri yerine taş minarelere geçilmiştir. Minarelerde Uzun külahlar 16.yy. dan itibaren kullanılmıştır.

SİVİL MİMARİ

MEDRESELER

Anadolu’da Türkiye Selçuklu Döneminde Kurulan Medreselerden Bazıları

  • Konya Karatay Medresesi – Türkiye Selçuklu
  • Kırşehir Cacabey Medresesi – Türkiye Selçuklu
  • Sivas Gök Medresesi – Türkiye Selçuklu
  • Konya Sırçalı Medrese – Türkiye Selçuklu
  • Kayseri Hunat Hatun Medresesi – Türkiye Selçuklu
  • Sinop Süleyman Pervane MedresesiPervaneoğulları
  • Tokat Yağıbasan MedresesiDanişmendliler
  • Mardin Hatuniye MedresesiArtuklular
  • Kütahya Vacidiye MedresesiGermiyanoğulları
  • Diyarbakır Zinciriye MedresesiArtuklular
  • Erzurum Yakutiye Medresesiİlhanlılar

Türkiye (Anadolu) Selçuklu medreseleri iki plan tipinde incelenir:

1. Kapalı Avlulu (Kubbeli) Medreseler: Konya Karatay Medresesi (1251),

2. Açık Avlulu (Eyvanlı) Medreseler: Sivas Gök Medrese (1271)

Eyvan; mimarlıkta üç yanı ve üstü kapalı, önü avluya açık mekândır. 

Beylikler Dönemi’nde de medreseler aynı Anadolu Selçuklularında olduğu gibi açık avlulu (Karaman Hatuniye Medresesi) ve kapalı avlulu (Erzurum Yakutiye Medresesi) medreselerdir.

OSMANLI MEDRESELERİ

ERKEN DÖNEM 
• İznik Süleyman Paşa Medresesi
• Bursa Yeşil Medrese
• Bursa Muradiye Medresesi

KLASİK DÖNEM

Mimar Sinan Öncesi
• İstanbul Bayezit Medresesi

Mimar Sinan Dönemi
• İstanbul Şehzade Camii Medresesi
• İstanbul Süleymaniye Medresesi
• Edirne Selimiye Medresesi
• Lüleburgaz Sokullu Medresesi
• İstanbul  Köprülü Mehmet Paşa Medresesi
• İstanbul  Kara Mustafa Paşa Medresesi

KERVANSARAYLAR (HANLAR-RİBATLAR)

Kervansaray; Orta Çağ Türk-İslam dünyasında ticari ve dinî amaçla seyahat eden ve kervan adı verilen grupların konakladıkları mekânlardır. 

Karahanlılar Dönemi‘nde; ilk Türk kervansarayını Karahanlılar inşa etmiştir.

Ribat: (Sınırlarda ve ticaret yolları üzerinde güvenlik ve konaklama ihtiyacını karşılamak için yapılmış yapılardır.

Karahanlılardan kalan en önemli mimari eser Ribat-ı Melik (Semerkant-Merv) (1068-1080).

Gazneliler Dönemi‘nde coğrafi nedenlerve savaşlar, kervansarayların
(ribatlar) tahrip olmasına neden olmuştur. O tek bilinen kervansarayı Gazne Sultanı Mahmut tarafından yaptırılan Ribat-ı Mahi’dir.

Büyük Selçuklular‘da ticaret yolları üzerine kervanların konaklaması, güvenliğin sağlanması amacıyla ribat adı da verilen kervansaraylar inşa etmişlerdir. 

Türkiye (Anadolu) Selçuklu Kervansarayları

Avlulu Tip

• Kırkgöz Han (Antalya/ Burdur)
• Evdir Han (Antalya/ Korkuteli)

Kapalı Tip

• Şerefza Han (Antalya/Alanya)
• Ezinepazar Han (Amasya/Tokat)

Avlulu-Kapalı Tip

• Altınapa Han (Beyşehir/
Konya)
• Sultan Han (Kayser/Sivas)
• Çay Han (Afyon/Çay)
• Sultan Han (Konya-Aksaray)

SARAYLAR

GAZNE
Leşger-i Bazar Sarayı

EMEVİLER

Endülüs Emevileri Dönemi’nde yapılan Elhamra Sarayı, İspanya’nın
Granada şehrinde kale saray olarak inşa edilmiştir. Üç bölümden oluşur:

a. Meşver: Sultanın davalara baktığı ve halkını kabul ettiği bölüm.
b. Divan: Resmî kabullerin yapıldığı bölüm.
c. Harem: Sultan ve ailesinin yaşadığı bölüm

Dönemin önemli yapıları:
– Kuseyr-Amra Sarayı
– Kasr’ül Hayr’ül Garbi
– Meşatta
– Hırbetü’l Mefcer

ABBASİLER

Abbasi dönemi’nde saraylarda süsleme olarak alçı dekorasyon
(stuko)kullanılmıştır.

Dönemin önemli yapıları:
– Uheydir Sarayı
– Balkuvara Sarayı

KARAHANLI
Karahanlılar Dönemi’nde sivil mimarinin en önemli örneklerinden
biri 11.yy.da yapılan Tirmiz Sarayı‘dır.

BÜYÜK SELÇUKLU

– Merv şehrinde harabe durumunda bir saray kalıntısı

TÜRKİYE SELÇUKLU
– Konya II. Kılıçarslan Köşkü
– Beyşehir Kubad Abad Sarayı

BEYLİKLER
– Menteşeoğlu Orhan Bey’in Peçin’de inşa ettirdiği saray

OSMANLI
– İstanbul Topkapı Sarayı (köşk, divan, harem, iş atölyesi, ve 3 ana bölüme ayrılır:
a. Birun: Hizmet binalarının bulunduğu avlu.
b. Enderun: Resmî daireler ve okulların bulunduğu bölüm.
c. Harem: Padişahın özel hayatının geçtiği bölüm.
– Çinli Köşk
– Bağdat Köşkü
– Raven Köşkü
– Dolmabahçe Sarayı

a. Selâmlık (Mabeyn-i Hümayun)
b. Kabul (Muayede) bölümü
c. Özel odalar (Harem daireleri)

– Ağrı Doğu Beyazıt İshak Paşa Sarayı
– Malta Köşkü
– Mecidiye Köşkü
– Florya Köşkü
– Sepetçiler Kasrı
– Yıldız Sarayı
– Beylerbeyi Sarayı
– Çırağan Sarayı
– Hidiv Kasrı
– Aynalı Kevak Kasrı
– Ihlamur Kasrı
– Tekfur Sarayı
– Küçüksu Kasrı
– Maslak Kasrı

HAMAMLAR

İslamiyet’in hamam mimarisinde ortaya koyduğu ilk eserler Emeviler Dönemi’ne aittir (Kusayr-i Amra Sarayı’nda hamamı) 

Türkiye Selçukluları Dönemi’nde; Anadolu’daki Antik Çağ hamamlarının temellerinden yararlanmıştır. 

Dönemin örnek yapıları: Konya Sahip Ata, Konya Meram Hasbeyoğlu, Manisa Hafsa Sultan Hamamları.

Osmanlı Dönemi‘nde geldiğimizde; Selçuklu hamam tipinin benzeri ve
16.yy. dan sonra İstanbul’da Mimar Sinan’ın özgün hamamları vardı. Mimar Sinan eseri; Fatih Çinili Hamam ve Çemberlitaş Hamamı bugüne gelmiştir.

ÇEŞMELER

Genellikle mermer malzemeyle yapılmışlardır. Çeşmelerde mutlaka bir kitabe bulunur ve geometrik-bitkisel süslemeler de yer almıştır.

Lale Devri eseri olan İstanbul Sultan III. Ahmet Çeşmesi günümüze kadar gelen önemli bir eserdir.

SEBİLLER

Halka suyun ücretsiz dağıtıldığı eserlere Sebil adı verilmiştir. 
İstanbul Yeni Cami Sebili bunun en güzel örneklerinden birisidir.

SELSEBİLLER

Köşk ve sarayların bahçelerinde sesiyle hoş bir ortam yaratmak amacıyla yapılan süslemeli su yapılarıdır.

HASTANELER (DAR’ÜŞ-ŞİFALAR)

Dar’üş-şifa, İslam ülke hastaların tedavi edildiği sağlık kurumlarıdır. İlk Dar’üş-şifa, Emevi Halifesi Velid bin Abdülmelik tarafından 707’de Şam’da kuruldu. 

Abbasi Halifesi Harun Reşid Bağdat’ta Dar’üş-şifalar yaptırdı.

İlk Büyük Selçuklu Dar’üş-şifasını Vezir Nizam-ül Mülk Nişabur’da yaptırdı.

Artuklular dönemine ait Harput Dar’üş-şifası Anadolu’da Türklerin yaptırdığı ilk eser olarak bilinmektedir.

İlk Osmanlı Dar’üş-şifası Bursa’dadır (Yıldırım Külliyesinin bir parçası).

KÜLLİYELER

Külliye; farklı nitelikteki birkaç yapının (cami, medrese, türbe, dar’üş-şifa gibi) bir arada yer aldığı yapılar topluluğudur. 

İslamiyet devrinde yapılan Medine’deki Mescid-i Nebevî bu anlamda bir külliye gibi düşünülebilir.

Anadolu’da eilk külliye örnekleri, Artuklular’da görülmektedir. 12.yy.a ait Mardin Emînüddin Külliyesi Anadolu’daki ilk örnektir.

Anadolu Selçuklu Dönemi‘nde Konya İnce Minareli Medrese ve mescidi, Kayseri Huand Hatun Külliyesi, Konya Sahib Ata Külliyesi en önemli örneklerdir.

Beylikler Dönemi‘nde ki örnekleri:  Beyşehir’de Eşrefoğlu
Cami ve Külliyesi, KonyaSeydişehir’de Seyyid Harun Külliyesi,
Karaman’da İbrahim Bey Külliyesi…

Osmanlı Dönemi‘nde;

14.yy.da 

  • İznik’te Orhan Gazi Külliyesi
  • Bursa’da Orhan Gazi Külliyesi
  • Bursa Hüdavendigar Külliyesi

15.yy.da

  • Bursa Yeşil Cami Külliyesi
  • Bursa Muradiye Külliyesi
  • Edirne Muradiye Külliyesi
  • Edirne Üç Şerefeli Cami ve Külliyesi
  • Ankara Karacabey Külliyesi

16.yy.da

  • İstanbul Bayezit Külliyesi
  • İstanbul Yavuz Sultan Selim Külliyesi
  • İstanbul Üsküdar Mihrimah Sultan Külliyesi
  • İstanbul Haseki Külliyesi

17.yy.da

  • İstanbul Yeni Cami Külliyesi
  • İstanbul Sultan Ahmet Külliyesi
  • İstanbul Üsküdar Çinili Cami Külliyesi
  • Ankara Nallıhan Nasuh Paşa Külliyesi
  • Amasya/Merzifon Merzifonlu Kara
  • Mustafa Paşa Külliyesi
  • Samsun Vezirköprü Fazıl Ahmet Paşa Külliyesi

18. yy.da

  • İstanbul Damat İbrahim Paşa Külliyesi
  • İstanbul Nuruosmaniye Cami Külliyesi
  • Nevşehir Damat İbrahim Paşa Külliyesi

19. yy.da

  • İstanbul Selimiye Külliyesi
  • İstanbul Pertevniyal Valide Sultan Külliyesi
  • Kütahya Molla Bey Külliyesi
  • Altunizade İsmail Zühdü Paşa Külliyesi

ASKERÎ MİMARİ

Anadolu’da hüküm süren Selçuklular ve Beylikler sahip oldukları
şehir ve kasabaların etrafını ya surlarla çevirmişler ya da bir kale ile koruma altına almışlardır.

Osmanlılar stratejik bakımdan önemli olan yerlerde, başta Çanakkale ve
İstanbul Boğazı olmak üzere, kaleler inşa etmiştir. Anadolu ve Rumeli
Hisarları, Boğaz’dan geçişi kontrol etmek amacıyla yapılmış Orta Çağ
kaleleridir.

TÜRK İSLAM MİMARİSİNDE ETKİLİ OLAN MİMARLAR

MİMAR SİNAN (1489-1588) I. Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman), II.
Selim ve III. Murat dönemlerinde görev yapmıştır.

MİMAR KEMALEDDİN (1870-1927) Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önde
gelen isimlerinden biridir. 

VEDAT TEK (1873-1942) Modern Türkiye mimarisinin ilk temsilcilerinden birisidir.

II. Ulusal Mimarlık Akımı döneminin en önemli eseri Anıtkabir’dir. Anadolu ve Türk mimarisi öğelerini yansıtan eserin mimarları Emin Onat ve Orhan Arda’ dır.

3. Ünite

GELENEKSEL SANATLARIMIZ

GELENEKSEL SANATLAR

A. ÇİNİ SANATI

1. Türk Çini Sanatı’na Genel Bakış

Çininin asıl malzemesi kildir. Mimaride yüzey kaplaması olarak kullanılan, fırınlanmış, çeşitli motif ve renkteki sırlı, pişmiş toprak malzemeye çini denir. Çininin sırlı veya sırsız kap-kacak olarak yapılanlarına da seramik ( keramik) adı verilir.

ÇİNİ TEKNİKLERİ

  • Renkli Sır Tekniği
  • Sır Altı Tekniği
  • Sır Üstü Tekniği
  • Çini Mozaik Tekniği
  • Minai Tekniği
  • Lüster Tekniği
  • Sırlı Tuğla
  • Kabartma Tekniği

2. Tarihsel Gelişimi İçinde Türk Çini Sanatı

Çiniyi Türk mimarisinde ilk kez Uygurlar kullanmıştır. 

a) Selçuklu Çini Sanatı

Kümbetlerde; tuğla mozaik,sırlı tuğla ve çini süslemeler yeralır. Isfahan Mescid-i Cuma’sındaki çiniler bu döneme çok güzel bir örnektir.

b) Anadolu Selçuklu Çini Sanatı

Genellikle sır altı ve sır üstü tekniklerini kullanmışlardır. Konya İnce Minareli Medrese, Konya Karatay Medresesi, Konya Sahib Ata Camii, Konya Alaeddin Camii ve Beyşehir Kubâd Âbad Sarayı önemli örneklere sahiptir.

c) Anadolu Beylikleri

Birgi Ulu Camii ve Selçuk İsa Bey Camii bu dönemin önemli örnekleridir.

ç) Osmanlı Çini Sanatı:

Osmanlılar’da, İznik, Kütahya ve İstanbul Osmanlı çini merkezleridir.

15. yy.a kadar çini mozaik ve renkli sır tekniği,

16. yy.da mavi-beyaz çiniler, 17.yy.da İznik ve Kütahya çinileri,

18.yy.da İstanbul atölyelerinde üretilen farklı renk ve desenleri çiniler,

Osmanlı çinilerinde firuze, sarı, lacivert, beyaz, yeşil, kahverengi ve kırmızı en çok kullanılan renkler olmuştur.

Osmanlı çini teknikleri:

Tek Renkli Sırlı Çiniler: 17.yy. da İznik ve Kütahya’da bu teknikle üretilen çiniler yapıların iç duvarlarında kullanılmıştır. Çinilerde; Firûze, yeşil, lacivert ve mor renkler hâkimdir. İznik ve Bursa camileriyle, Topkapı Sarayı’nda örnekleri görülebilir.

Çini Mozaik Tekniği: İstanbul Çinili Köşk, Bursa Yeşil Camii ve Türbesi çinileri bu tekniğin en güzel örneklerindendir.

Renkli Sır Tekniği: Bursa Yeşil Türbe, İstanbul Sultan Selim Camii ve Topkapı Sarayı’nda bu tekniğin örnekleri görülür.

Mavi-Beyaz Çiniler: Bu teknikte altıgen çiniler şeffaf bir sır tabakasıyla kaplanmıştır. Edirne Üç Şerefeli Camii, Edirne Muradiye Camii çinileri bu tekniğe örnektir.

Kırmızı Sıraltı İznik ve Kütahya Çinileri: Yedi rengin kullanıldığı bu çinilerde, sır altına kırmızı renk uygulanır. İstanbul Süleymaniye, Sultan Ahmet ve Edirne Selimiye Camiileri’nde örnekleri görülmektedir.

SERAMİK (KERAMİK)

Anadolu Selçuklu seramik sanatının kaynağı Büyük Selçuklu sanatıdır. Bu devir seramiklerinde; firuze, mavi, kahverengi gibi renkler kullanılmış olup, bitkisel motifler ile insan ve hayvan figürleri kullanılmıştır. 

Osmanlılar zamanında ise tamamen kendine özgü bir seramik (keramik) sanatı ortaya çıkmıştır.

Osmanlı Seramik (Keramik) Teknikleri

1. Milet İşi Çiniler: 14 ve 15. yy.da İznik’te üretilmişlerdir. Kırmızı hamurlu, sır altı tekniğinde, genellikle mavi, mor, firuze ve yeşil renklerin kullanıldığı bu seramiklerde bitkisel ve geometrik motifler işlenmiştir.

2. Haliç İşi Çiniler:İznik’te 15. yy. sonu ve 16. yy. başında üretilmişlerdir. Mavi- beyaz renkli küçük kaseler şeklindeki bu eserlerde, çiçek motifleri, stilize ejder motifi ve hayvan figürleri işlenmiştir. Renkler mavi ve beyazdır.

3. Şam İşi Çiniler: 16.yy. ortalarından itibaren İznik’te yapılmış, çoğunlukla tabak şeklinde olan seramiklerdir. Beyaz zemin üzerine Çin Kültürü etkili desenler ve çiçek motifleriyle bezenmiştir.

B. HALI SANATI

1.Türk Halı Sanatı’na Genel Bakış

MÖ 3. yy. a tarihlenen en eski halı 1947-1949 yılları arasında Orta Asya’da, Altay Dağları Vadisi’nde yapılan kazılarda Beşinci Pazırık Kurganı’nda bulunmuştur.

Anadolu’ya ise halıcılık, Selçuklu Türkleri ile gelmiş ve gelişmiştir.

2.Tarihsel Gelişimi İçinde Türk Halı Sanatı
a) Selçuklu Halı Sanatı

Anadolu Selçuklu halılarında Türk düğümü kullanılmıştır.
Bu döneme ait sekiz halı Konya Alaeddin Camii’nde, yedisi Fustât(Kahire) ta, üç tanesi de Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nde bulunmuştur.

Desen olarak, baklava, yıldız gibi geometrik şekiller ile kûfi harfler, stilize bitkiler ve hayvan figürleri kullanılmıştır.

Zemin rengi çoğunlukla kırmızı ve mavidir.

b) Osmanlı Halı Sanatı

16.yy. dan itibaren Anadolu halılarında hayvan figürlerinin yerini yıldız ve geometrik desenler almıştır. Aşağıdaki başlıklarda sınıflandırılmışlardır:

1. Uşak Halıları 
a) Madalyonlu Uşak Halıları
b) Yıldızlı Uşak Halıları
c) Kuşlu Uşak Halıları

2. Bergama Halıları

3. Saray Halıları

4. Seccadeler

C. MİNYATÜR SANATI

El yazması kitaplarda yer alan çok renkli, küçük boyutlu, derinlik
ve ışık-gölge tekniklerinin uygulanmadığı stilize resimlere minyatür denir. Süsleme özelliğinin yanı sıra,anlatımı kolaylaştıran bir ifade aracıdır. Minyatür ustasına nakkaş, minyatürlerin yapıldığı atölyeye ise nakkaşhane denir.

1-Türk Minyatür Sanatı’na Genel Bakış

Türklere ait ilk minyatürler Uygurlar’a aittir.

Anadolu’daki en eski minyatürlü yazma eser Dioskorides’ in Materia Medica adlı el yazması kitabıdır.

2. Tarihsel Gelişimi İçinde Türk Minyatür Sanatı

a) Selçuklu Minyatürleri 

1199 tarihli Kitâb-ül Tiryâk adlı minyatür, Selçukluların yaşantısını, tiplerini, kıyafetlerini ve kullandıkları eşyaları anlatır. 

El-Cezerî tarafından Diyarbakır’da yazılıp resimlenen 1205 tarihli Otomata isimli kitapta, teknik aletler anlatılıp, gösterilmiştir.

Kelile ve Dimne, minyatürleriyle birlikte çok ünlü bir el yazması eser olup, iki çakalın başından geçenleri anlatır. 

Varka ve Gülşah adlı el yazması 13. yy. da nakkaş Abdülmümin tarafından resmedilmiştir.

b) Osmanlı Minyatürleri

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sonra; bilim, kültür ve sanat faaliyetleri artmıştır.

Fatih, Avrupa’dan ressamları saraya getirtmiş hatta ressam Gentile Bellini’ye kendi resimlerini yaptırtmıştır.

Nakkaş Sinan Bey, elindeki gülü koklayan Fatih Sultan Mehmet portresini
15. yy.da yapılmıştır.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenen eserler Fatih Albümü olarak adlandırılan minyatürler arasında Mehmet Siyahkalem adlı nakkaşın eserleri dikkat çeker.

Osmanlı Kanuni Sultan Süleyman döneminde minyatür sanatı en parlak devrini yaşamıştır ve o dönemin en ünlü nakkaşı Matrakçı Nasuh’tur.

Nakkaş Nigârî, Kanuni Sultan Süleyman döneminde
Kanuni, Barbaros Hayrettin Paşa ve II. Selim portrelerini yapmıştır.

Şehnâmeci Seyyid Lokman’ın yazdığı Hünernâme‘de, Osmanlı padişahlarının günlük yaşamlarından kesitler minyatürlere konu olmuştur.

Nakkaş OsmanSûrnâme adlı minyatürlerinde, Sultan III. Murat’ın oğlu Şehzade Mehmet’in sünnet düğününü resmetmiştir.

Levnî – nakkaşbaşı olarak çalışmıştır. Sultan III. Ahmet dönemi. Silsilenâme en önemli eseridir.

Abdullah Buhari – Çiçek ve figür tasvirleriyle ayrıntılı resim özelliklerini yansıtmış ve minyatürden batı tarzı resme geçiş yapmıştır. – Sultan I. Mahmut dönemi.

Ç. HAT SANATI

Güzel yazı yazma sanatına Hat sanatı denir.

Hat sanatı, kitaplarda, kitabe, seramik kaplar, madeni eşyalar ve mimaride kullanılmıştır.

Türk Hat Sanatı

Selçuklular tarafından kullanılan yazı türleri

  • Kûfi
  • Sülüs
  • Nesih
  • Rik’a
  • Divani
  • Siyakat
  • Muhakkak
  • Reyhani
  • Müsenna
  • Tuğra
  • Tevkii

Rik’a, Sülüs, Nesih, Tevkîî, Reyhanî ve Muhakkak yazıları Aklâm-ı Sitte (Şeş Kalem) başlığında toplanır.

Önemli Türk Hattatları:

  • Amasyalı Yakut: 13. yy
  • Amasyalı Şeyh Hamdullah: 15.yy. Hattatların Kıblesi olarak tanınır.
  • Ali Bin Yahya Sofî: 15. yy.
  • Ahmet Karahisarî: 16.yy. da yaşamıştır. Celî yazıyı geliştiren hattattır.

Uzaktan okunabilecek biçimde istif edilmiş,iri,süslü Arap harfli levha yazısına Celi Yazı denir.

  • Hafız Osman: 17.yy. Türk hat sanatçıları arasında Hz.Muhammed (SAV)’in yazı ile tasvirini yapan ilk hattattır.

D. EBRU SANATI

Geleneksel Türk sanatlarından biri olan ebru, yoğunluğu kitre (bir çeşit zamk) gibi maddelerle artırılmış, su yüzeyine toprak boyalarla at kılından fırça kullanılarak yapılan çizim işlemidir.

Ebru çoğunlukla cilt işinde kullanılır.

Bilinen en eski ebru sanatçısı Şebek Mehmet Efendi’dir.

Diğer önemli ebru sanatçıları:

  • Hatip Mehmet Efendi,
  • Şeyh Sadık Efendi,
  • Hezarfen Mehmet
  • Necmettin Okyay,
  • İbrahim
    Edhem Efendi
  • Mustafa Düzgünman

E. TEZHİP SANATI

Altın ile süsleme sanatına teship denir. 

Tezhip sanatının başlangıcı Uygur Türkleri’ne kadar dayanır.

Bay Sungur devrinde Türk ve İranlı ustaların eserleri Herat Ekolü’nü doğurmuştur.

Tezhip sanatının en parlak dönemlerinden biri de Kanuni Sultan Süleyman Devridir.

F. CİLT SANATI

Bir dergi veya kitabın yaprakları ve sırasının korunması için yapılan bağa cilt denir. Cilt ustasına mücellit denir.

Sanat niteliği taşıyan ilk ciltler, 7 ve 9.yy.larda Mısır’da ve Ortan Asya’da
Uygurlar tarafından yapılmıştır.

G. KAT’I SANATI

Kâğıt ve deri oymacılığı sanatına Kat’ı sanatı denir.

Türklerin süsleme sanatı olarak bilinir ve Avrupa’ya kadar yayılmıştır.

19 ve 20. YÜZYIL TÜRK HEYKEL SANATI

Osmanlı’da heykel sanatının gelişmesi 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’nin açılmasıyla gerçekleşmiştir.

İhsan Özsoy, İsa Behzat, Mehmet Mahir Tomruk, Almanya’da eğitim gören Nijad Sirel,  ilk heykeltıraşlar arasındadır.

Cumhuriyet Dönemi Avrupalı ve Türk Heykel Sanatçıları ve Eserleri:

Heinrich Krippel (Henrih Kripel)

  • Konya Atatürk Anıtı
  • Ankara Ulus Atatürk Anıtı
  • Samsun Atatürk Anıtı

Pietro Canonica (Piyetro Kanonika)

  • İstanbul Taksim Cumhuriyet Anıtı
  • İzmir Atlı Atatürk Heykeli

Rudolf Belling (Rudolf Bellin)

  • Ankara Ziraat Fakültesi’ndeki İsmet İnönü Anıtı

Ratip Aşir Acudoğlu:

  • Ankara Ziraat Fakültesi Atatürk Anıtı
  • Erzincan İnönü Anıtı
  • İzmir Menemen Kubilay Anıtı

Kenan Yontuç:

  • Edirne Atatürk Anıtı
  • Elazığ Atatürk Anıtı
  • Kayseri Atatürk Anıtı

Zühtü Müridoğlu:

  • Anıtkabir Kabartmaları
  • İstanbul Barbaros Anıtı

Ali Hâdi Bara:

  • İstanbul Beşiktaş Barbaros Anıtı
  • İstanbul Harbiye Atatürk Anıtı

Nusret Suman:

  • Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Atatürk Anıtı
  • Hacettepe Üniversitesi Mimar Sinan Anıtı

Şadi Çalık:

  • Ankara ODTÜ Atatürk Anıtı
  • İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Anıtı
  • Bitlis Atatürk Anıtı

Kuzgun Acar:

  • Tiyatrolara mask çalışmaları yapmıştır.

Hüseyin Gezer:

  • Antalya Cumhuriyet Anıtı
  • Hacettepe Üniversitesi Atatürk Anıtı

19 ve 20. YÜZYIL TÜRK RESİM SANATI

Türk sanatında Uygur minyatürleriyle başlayan süreç, 18.yy. ortalarında Sultan Abdülaziz’in emriyle Mühendishane-i Berr-i Hümayun (askerî okul) öğrencileri Avrupa’ya gönderilerek batı etkisinde resim anlayışı benimsenmiştir.

Bu dönemim öncü ressamları:

Şeker Ahmet Paşa (1841-1907)

  • Ormanda Geyik
  • Güller
  • Karpuzlu Natürmort
  • Oduncu

Süleyman Seyyid Bey(1842-1913)

  • Kavunlar ve İncirler
  • İhtiyar Adam
  • Laleler ve Fulyalar

Osman Hamdi Bey (1842-1910): Türkiye’de müzeciliğini başlatan ve ilk bilimsel çalışmaları yapan sanatçı.

  • Kaplumbağa Terbiyecisi
  • Silah Taciri
  • Kur’an Tilaveti

Hüseyin Zekai Paşa(1860-1919)

  • Gelibolu Mescidi
  • Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesi
  • İstanbul Sultan 3. Ahmet Çeşmesi

Cumhuriyet Dönemi Ressamları

Çallı Kuşağı Ressamları

İbrahim Çallı (1882-1961)

  • Atatürk Portresi
  • İstiklal Savaşı’nda Zeybekler
  • Türbeler

Feyhaman Duran(1886-1970)

  • Atatürk Portresi
  • İstanbul Limanı
  • Gaziantep Tabakhane Köprüsü

Hüseyin Avni Lifij(1886-1927)

  • Kadir Gecesi Alayı
  • Testili Kadın
  • Alegori
  • Savaş

Namık İsmail (1890-1935)

  • Harman
  • Bursa Ulu Camii

Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği

Cumhuriyet Dönemi’nin ilk sanatçı topluluğudur.

Ali Avni Çelebi (1904-1993)

  • Maskeli Balo
  • Tarlada Çalışanlar
  • Kahvehane
  • Hücuma Kalkış

Refik Ekipman (1902-1974)

  • Peyzaj
  • Marmara Adası
  • Bağ Bozumu
  • Orman
  • Yaban Ördekleri

Cevat Dereli (1901-1989)

  • Bursa Manzarası
  • Hasat
  • Balık Pazarı
  • Adalar
  • Mevleviler

Hale Asaf (1905-1938)

  • Bursa Manzarası
  • Eşinin Portresi

D Grubu Ressamları

Batıda etkili olan kübizm akımının etkisi altına eserler üretmişlerdir.

Nurullah Berk (1906-1982)

  • Küpçü
  • Oturan Adam
  • Ütü Yapan Kadın
  • İncir Dalında Beyaz Güvercinler

Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911-1975)

  • Beyaz Ev
  • Karadut
  • Çömelmiş Köylü

Zeki Faik İzer (1905-1989)

  • Soyutlama
  • Natürmort
  • Ay Çiçeği
  • İnkılâp Yolunda
  • Düğün Çiçekleri

Yeniler Grubu

2. Dünya Savaşı döneminde çekilen sıkıntıları konu edinmişlerdir.

Nuri İyem (1915-2005)

  • Gecekondu
  • Gecekondu Güzeli
  • Köylü Kadınlar
  • Şile’den Peyzaj
  • Köylü Kadınlar

Abidin Dino (1913-1994)

  • Ünlü Adamlar
  • Köylü
  • Atom Korkusu
  • Dört Kent
  • Mor Çiçek
  • Natürmort

Haşmet Akar (1918-1961)

  • Çeşitli Manzaralar
  • Orhan Veli Portresi
  • Saz Çalan

Avni Arbaş (1919-2003)

  • Vazo ve Çiçekler
  • Paris Manzaraları
  • Görünüm

Onlar Grubu

Genellikle konularını köy yaşamından seçmişlerdir ve figürleri doğal çevreleri içinde resmetmişlerdir.

Orhan Peker (1928-1978)

  • Torbalı Atlar
  • Balıklar

Mehmet Pesan (1923-2012)

  • Düğün Alayı
  • Bodrum Evleri
  • Halı Dokuyanlar

Soyut Resim Dönemi

Geleneksel Türk el sanatlarını soyut teknikle modernize ederek eserler üretmişlerdir.

Sabri Berkel (1907-1993)

  • Simitçi
  • Yoğurtçu
  • Natürmort
  • Mimar Sinan
  • Kompozisyon

Adnan Çoker (1927- ….)

  • Çerçeve
  • Başlıksız
  • Soyut
  • Kubbeler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*