AÖL Sanat Tarihi 1

1. Ünite

SANAT TARİHİNE GİRİŞ

SANAT NEDİR?

Sanat; bir duygunun, düşüncenin, izlenimin çeşitli yöntemler ve malzemelerle üretilip, dışa vurumudur.

SANAT TARİHİ NEDİR?

Sanat Tarihi, insanlık tarihinde, insanlığın elinden çıkmış her türlü nesneyi, objeyi inceleyen araştıran ve insanlığın bilgisine sunan bilim dalıdır.
Sanat eserinin; en önemli özelliği tek oluşudur ve taklit edilmesi mümkün değildir.

Zanaat; toplumun ihtiyaçlarını karşılayan, aşçılık, marangozluk, dokumacılık, duvarcılık gibi çalışmalardır. Bunlar pratik sanatlar dolarak kabul edilir.

Sanatçı: Güzel sanatların herhangi bir alanında yaratıcılık ve yeteneğini yaptığı eserlerle ortaya koyan kişidir.

SANAT TÜRLERİ

1. PLASTİK SANATLAR
a. Resim
b. Heykel
c. Mimari
2. FONETİK SANATLAR
a. Müzik
b. Edebiyat
3. DRAMATİK VE
RİTMİK SANATLAR
a. Dans
b. Tiyatro
c. Opera
d. Bale

KÜLTÜR – SANAT İLİŞKİSİ

Kültür, bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi birikimlerin bütününü ifade eder. Toplumun uygarlığı, eğitimi, dili, sanatı o toplumun kültürüdür. Kültür, hayatın akışı ile ilgilidir ve bu yönüyle sanatı da kapsamaktadır. Bu nedenle sanat ve kültürü birbirinden ayıramayız. 

SANAT – TOPLUM İLİŞKİSİ

Sanatçı toplumdan beslenir, toplumsal süreçte gelişim ve değişim özellikleriyle sanatçı ile toplum arasında sürekli ve karşılıklı bir ilişki vardır.

SANAT TARİHİNİN İLİŞKİLİ OLDUĞU DİĞER BİLİM DALLARI

Tarih, Coğrafya, Arkeoloji (kazı bilimidir), Kronoloji (zaman bilimidir), Arkeometri (kronolojik araştırmaların uygulamasını yapan yeni bir bilim dalıdır), Antropoloji (insan ırkını sınıflandıran bilim dalıdır), Paleografya (eski yazıların okunmasını sağlayan bilimdir), Epigrafi ((taşlar üzerine yazılan yazıları inceler), Nümizmatik (sikke (madeni para) bilimidir), Etnoğrafya (halk bilimi), Filoloji (dil bilimi).

Sanat eserleri geçmiş medeniyetlerin; toplumsal, siyasal ve diğer konularda tüm birikimlerini yansıtan belgelerdir. Bu düşünceyle tüm eserlerin koşulsuz olarak korunması gerekir.

DÜNYA’NIN YEDİ HARİKASI NEDİR?

  1. Piramitler
  2. Babil’in Asma Bahçeleri
  3. Zeus Heykeli
  4. Artemis Tapınağı
  5. Mausoleion (Mavzolyon)
  6. Rodos Heykeli
  7. İskenderiye Feneri

2. Ünite

TARİH ÖNCESİ ÇAĞLARDA ANADOLU

PREHİSTORYA: İnsanlığın yazıyı bulup kullanmasından önceki devirlere PREHİSTORYA (tarih öncesi devirler) denir

1. Paleolitik Çağ (~ MÖ 2.000.000 –MÖ 10000)

İnsanlık tarihini ifade eden çağlar içinde en uzun süre devam eden çağdır.

Bu dönemde insanlar taşları birbirine sürterek sivri aletler yaparak avlanmışlardır. Mağarada yaşam ve mağara duvarlarına çizimlerle kendisini ifade etme durumu bu dönemin özelliğidir.

Bu dönemde insanlar taş ve kemikten eşyalar yapmışlardır.. Bazı kaynaklar bu dönemi Buzul Çağı olarak adlandırmaktadır. Bu çağın son dönemlerinde ateş bulunmuştur.

Bu dönemin en önemli yerleşim yerleri: Ankara, Çubuk; Antalya, Karain, Beldibi, Belbaşı, Öküzini Mağaraları

2. Mezolitik Çağ (MÖ 10.000-MÖ 8000)

Bu çağın en belirgin buluntuları arasında mikrolit adı verilen çakmak taşından yapılan küçük aletler; boynuz, kemik gibi saplara takılarak kullanılmıştır.
Bu dönemde insanlar mağaralara çoğunlukla hayvan figürleri (en önemlisi geyik, dağ keçisi figürleri) ve av resimleri yapılmıştır. 
Bu dönemin en önemli yerleşim yerleri: Samsun, Tekkeköy; Antalya Karain, Beldibi, Belbaşı Mağaraları

3. Neolitik Çağ (MÖ 8000-MÖ 5500)

İnsanlığı üretime geçmesi. bitki ve hayvan türleri evcilleştirilmesi, ve yerleşik yaşama geçişle ilk köyler ve kentler kurulması bu dönemin gelişmeleridir.

Bu dönemin en önemli yerleşim yerleri: Konya-Çatalhöyük, Burdur-Hacılar, Diyarbakır-Çayönü höyükleridir.

Höyük: Tarihi dönemlerde medeniyetlerin kurulup yıkılmasıyla oluşan doğal tepelerdir.

Höyüklerde en alttaki tabaka en eski tarihi ve medeniyeti ifade eder.
Höyüklerdeki tabakalaşmaya stratigrafi denir.

Taş temelli, kerpiç duvarlı, düz damlı evler olarak bilinen Megaron‘lar ilk kez Çatalhöyük’te görülür.

Takas yoluyla ticaret şekli ilk kez bu çağda olmuştur.

4. Kalkolitik Çağ (Taş-Bakır Çağı MÖ 5500-MÖ 3000)

Bu çağın en önemli özelliği, hem tarih öncesi dönem hem de yazılı tarih devirlerini barındırmasıdır.

Bu çağın diğer önemli özellikleri:  tarımsal üretim iyice hız kazanmış, ticaret gelişmiş, yapılan kap kacağın üzeri boya ile süslenmiştir. 

5. Maden Çağları (MÖ 3000-MÖ 1200)

a.Bakır Çağı
b.Tunç Çağı
c.Demir Çağı

Kalkolitik Çağ’ın devamı niteliğindedir.

  • İlk devre olan Bakır Çağı döneminde takı, bakır kap kacak gibi işlenmiştir.
  • Bakır, çinko ve kalay karışımı olan tunç (bronz) elde edilmiş, silah ve av aletleri yapılmıştır.
  • Çağın sonuna doğru sert ve işlenmesi zor bir maden olan demir çıkarılabilmiş ve işlenmiştir.
  • Bu çağda Ana Tanrıça Kybele inanışı devam etmiş, ölü gömme geleneği ve mezar yapımı başlamıştır.
  • Pişmiştopraktan keramik (topraktan kap kacak) yapılmış, çömlekçi çarkı ilk kez bu dönemde kullanılmıştır. 
  • Maden Çağlarına ait Anadolu’da çok önemli höyükler vardır. Büyüklük ve buluntuları göz önüne alındığında en önemli höyük Çanakkale’deki Truva’dır. Diğer önemli arkeolojik kalıntılardan biri de Alacahöyük’tür.

3. Ünite

İLK ÇAĞ’DA DOĞU AKDENİZ HAVZASI
UYGARLIKLARI VE BİZANS

HİTİT SANATI (MÖ 1800 – MÖ 700)

Anadolu Yarımadası’nın bilinen ilk adı Hatti Ülkesi’dir. Hititlerin izlerine ilk kez Kayseri yakınlarındaki Kültepe’de rastlanmaktadır.

Bazı kaynaklarda Eti Medeniyeti olarak Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy) tır. 

Hititler şehirlerinin etrafını sağlam surlarla çevirmişlerdir ve şehirlere giriş çıkışı sağlayan Potern adı verilen yer altı geçitleri yapmışlardır.

Hititler çok tanrılı bir inanca sahiptirler.

Tapınaklarda dış yüzeylerde kullanılan taşlara Orthostat adı verilmiştir.

Anadolu’da anıtsal heykel sanatı Hititlerle başlar. Bu heykelleri Sfenks (İnsan başlı, arslan gövdeli heykellere Sfenks denir) olarak adlandırılır. 

Boğazköy-Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı ve Konya Ereğli İvriz Kabartmaları bu dönemin önemli kalıntılarına sahiptir.

FRİGYA SANATI (MÖ 750 – MÖ 300)

Balkan kökenli bir kavim olan Frigler, Anadolu’ya yaklaşık MÖ 1900 yıllarında gelmişler, ancak siyasi oluşum tarihleri MÖ 750’lere rastlar. Başkentleri, kurucu kralları Gordias‘dan adını almış olan bugünkü Polatlı yakınlarındaki Gordion’dur. Kral Midas zamanında en parlak dönemlerini yaşamışlardır, maden, ağaç işçiliği ve dokumacılıkta üstün eserler yaratmışlardır.

Evleri genellikle megaron şeklinde, ağaç yapılardır.

En önemli yerleşim yerleri; Gordion (Yassıhöyük), Dorilayon (Eskişehir), Pesinus (Ballıhisar) ve Midas (Yazılıkaya)’tır.

Frigler ölülerini kayalara oyulmuş mezarlara veya üzeri toprak yığınıyla örtülü, yer altında mezar odası bulunan Tümülüs adını verdikleri yığma mezarlara gömüyorlardı.

Frigler, heykel sanatında önemli başarı elde edemese de, o döneme ait Ana Tanrıça Kybele heykelcikleri ve sfenks (insan başlı, arslan gövdeli heykeller) ler yapmışlardır.

Frigler üzeri süslemeli vazoları, uzun kulplu kandil kapları, masa, sandalye gibi eşyalar yapmada çok başarılı olmuşlardır.

Frigler, Anadolu halıcılığının öncüsü sayılan tapates adı verilen kilim dokumalar yapmışlardır.
Maden işçiliğinde  de başarılı olan Frigler, fibula adı verilen ilk çengelli iğneleri de yapmışlardır.

LİDYA SANATI (MÖ 687-MÖ 546)

Lidya; Ege bölgesi olarak tanımlayacağımız coğrafyada, Batı Anadolu’da, kurulmuştur. Başkenti Sardes (Salihli) dir. 

Lidya bölgesinde çok fazla sayıda tümülüs olduğu için bu bölgeye Bintepeler adı verilmiştir. Bu tümülüslerin en büyüğü Kral Alyattes’e ait olandır.

Lidya bölgesi çok önemli bir ticaret yolunun başlangıcıdır.

Lidyalıların küçük fildişi heykelcikleri ve keramikleri önemlidir.

URARTU SANATI (MÖ 900 – MÖ 600)

Urartu; Doğu Anadolu’da kurulmuş uygarlıktır. Tuşpa (Van) başkentidir.
Urartu mimarisi anıtsal, gelişmiş bir mimariye sahipti. Saraylarında çok sütunlu salonları (apadana) bulunurdu.
Urartu tapınaklarının en önemlisi Ağrı’da bulunan Patnos-Aznavurtepe Tapınağı’dır.

Urartu sanatında; kaya kabartmaları, duvar freskleri, mühür, tunçtan yapılan madeni eşya ve kazanlar önemlidir.

Maden işçiliğinde çok ileri seviyedeydiler.

Urartu sanatı Oriantalizan (Doğu etkisinde) sanat tanımlamasıyla bilinir

MEZOPOTAMYA SANATI

Mezopotamya sınırları Güneydoğu Anadolu bölgesinden başlar ve Basra Körfezi’ne kadar uzanacak şekilde Dicle ve Fırat Nehirleri arasındadır.

Mezopotamya’da MÖ 5000 – MÖ 330 tarih aralığında şehir devletleri kurulmaya başlamıştır. 

Sümer Mimarisi

Sümerler Asya kökenlidir. Büyük şehirler kurmuşlardır. Tarihte çivi yazısını da onlar bulmuştur.

Sümer tapınaklarına ziggurat denilmiştir ve bu tapınakların üst
katında ise tanrıya ait sunak (adak yeri) bulunurdu.

Sümer yapıları kerpiç ve kalın duvarlıdır, pencere yoktur ve aydınlatma ve havalandırma kapı boşluklarından sağlanırdı.

Sümerler daha çok tanrılar ve devlet adamlarının heykellerini yapmışlardır. Günümüze kalan en önemli kabartmalardan
biri Akbabalar Steli’dir.

Sümerler küçük el sanatları olarak, günümüzde tespit edilen; mühürler, gümüş, bakır eserler; müzik aletleri, miğferler, silahlar önemli parçalardır.

MISIR SANATI

Mısır’da ilk uygarlık izlerine MÖ 4500’ lerde rastlanmıştır ve tarihi süreç; eski, orta ve yeni krallık olmak üzere üç kısma ayrılır.

Mısır mimarisinde günümüze gelen en önemlien önemli yapılar dinî yapılardır.

Mısır’da ilk tapınaklar güneş tanrısı Ra için yapılmıştır. Bu yapılar, yüksek basamaklı bir kaide üzerindeki obelisk (dikilitaş) ve önünde tanrılara hediye koymak amacıyla yapılan sunak’tan oluşur.

Mısır’da ilk mezar örnekleri çukur şeklindedir. Sonraki dönemlerde asiller ve yüksek memurlar için mastaba adı verilen tek bir basamaktan oluşan mezarlar yapılmıştır.
Daha sonrasında piramitler mezar anıtı olarak yapılmıştır. En eski piramit Sakkara’ daki Coser (Soser) piramididir. Gize’ deki Keops Dünyanın 7 harikasından biridir, Kefren ve Mikerinos Piramitleri ile birlikte dünyanın önemli kültürel miraslarından biri kabul edilirler.

İnsan başlı, aslan gövdeli koruyuculuğuna inanılan heykellere Sfenks denir. 

Mısır heykel sanatında; taş, ahşap, kemik ve madenden heykellere rastlanmıştır. Firavun ve ailesine ait kişilerle, yüksek sosyal sınıftan insanlara ait olan bu heykellerde duruş pozisyonu oturur ve ayakta şeklindedir. Ayakta olan heykellerde çoğunlukla ağırlığın iki ayağa eşit olarak dağıldığı dik duruş yani frontal duruş vardır.

Mısır resim sanatında; tapınakların koridorlarında, tapınma odalarında,
çoğunlukla firavun ve ailesinin yaşantısını anlatan duvar freskleri görülür. Bu fresklerde konular çoğunlukla firavun ve ailesinin yaşantısıdır. 

Mısır resimlerinde insan, baş ve ayak profilden (yandan), vücut ise cepheden gösterilir.

Mısır resim sanatında, Eski çağlarda otsu bir bitkinin gövdesinden hazırlanan yazı kâğıdı olan papirüsler üzerine çizilen resimler de çok
önemlidir.

YUNAN SANATI

Yunan sanatının başlangıcı olarak, Girit’teki Minos, Yunanistan’daki Miken ve Anadolu’daki İyon uygarlıklarının eserleri kabul edilir.

Batı Anadolu’da polis olarak da adlandırılan şehir devletlerini kurulmuştu ve bunlar M.Ö 5.yy a kadar Yunan sanatına öncü olmuştur.

Yunan tapınak nizamlarında başlık en belirgin yapı parçasıdır. Dor nizamında başlık düz, ion nizamında volüt adı verilen helezon kıvrımlı, korinth nizamında ise yapraklı olarak görülmektedir. 

Dor Nizamı‘nın en önemli örneği Yunanistan’da Atina Akropol’ünde yapılmış olan alan Parthenon’ dur.
Aynı şekilde Anadolu’da ise bugün Çanakkale ili Ayvacık ilçesi sınırları içinde yer alan Assos Athena Tapınağı da önemli bir örnek olarak bugüne gelmiştir. Yunan sanatında karyedit adı verilen sütun olarak insan heykeli de kullanılmıştır. 

İon Nizamı, Anadolu’nun batısında kıvrımlı başlığıyla dikkati çeken eserlerde görülmektedir. İzmir’in Selçuk ilçesi sınırları içindeki Efes Artemis Tapınağı dünyanın 7 Harikası’ndan biri olarak kabul edilir, Aydın ili Didim ilçesi sınırları içindeki Apollon Tapınağı da diğer bir önemli örnek olarak kabul edilir. Yunanistan’daki ise Athena Nike Tapınağı da diğer önemli bir örnektir.

Korinth Nizamı, İon nizamına çok benzer, sadece başlığı kenger yapraklarından oluşması gibi bir farkı vardır.
En önemli örnekleri: Atina’daki Zeus (Olympos) Tapınağı ve Türkiye’de Mersin Uzuncaburç’taki Zeus Tapınağıdır.

Eski Yunan’ da şehirleri surlarla çevriliydi ve genellikle arka
görünüşte akropol adı verilen yüksek bir tepede bir tapınak yer alırdı. Anadolu’da, Ege Bölgesi’ndeki Miletos ve Priene en önemli şehir örnekleridir.

Eski Yunan evleri, bir avlu (Atrium) etrafında yer alan odalardan oluşurdu. Saraylar da ev planlarının aynısı fakat daha büyük olan yapılardı.

Yunan mimarisinde küçük veya büyük bütün yerleşim yerlerinde mutlaka tiyatro bulunurdu. Yapıların ortasında bir sahne ve etrafında
yarım daire şeklinde oturma basamakları vardı. İzmir Selçuk’ta bulunan Efes Antik Tiyatrosu bu yapı tipi için önemli bir örnektir.

Bazı önemli terimlerin anlamları:

Antik (antikite); İlk Çağ Yunan ve Roma döneminin adıdır.
Agora: Eski Yunan’da şehirlerin merkezlerindeki, pazarın da yer aldığı geniş alanlardır.
Odeon: Tiyatroya benzeyen konser binalarıdır.
Bleuoterion: Şehir meclisi binasıdır.
Gymnasium: Gençlerin hem spor yaptığı ve eğitim gördükleri yapılardır.
Stadium: Bugünkü stadyumların da başlangıcı sayılan yapılardır. 

Eski Yunan’da heykeller ilk dönemde kemik, kil, fildişi ve
tunç gibi malzemelerle yapılmış, sonrasında mermer kullanılmıştır.
Heykellerde insan vücudu gerçek anatomiye (vücut yapısı) uygun olarak yapılmıştır.
Heykel sanatı 3 döneme ayrılır:
Arkaik Dönem (MÖ 650 – MÖ 490) : Arkaik Dönem heykelleri Mısır etkisindedir ve eserlerde frontal duruş görülür. Atina Akropolis Müzesinde sergilenen Kore dönemin önemli bir örnek heykelidir.

Klasik Dönem (MÖ 490 – MÖ 330): Serbest duruşlu heykellerde insan vücudu ideal ölçülerdedir ve atlet, tanrı heykelleri yapılmıştır.
Bunların en önemlileri: Themis, adaleti temsil eder, Myron: Disk Atan Atlet, Polycletos: Mızaklı Atlet, Scopas: Tegea Tapınağı Alınlık Heykelleri

Hellenistik Dönem (MÖ 330 – MÖ 30): Hellenistik Dönem’de gerçekçi  örnekleri görürülür ve çoğunlukla portrecilik (baş heykeli) çalışılmıştır.

En önemli örnek: Makedonyalı komutan Büyük İskender’in portresinin sanatçısı Lissippos’dir. İzmir Bergama’daki Zeus Sunağı heykelleri de diğer önemli bir örnektir.

Sunak: Üzerinde kurban kesilen, tanrıya hediye konulan masa şeklindeki adak taşıdır.

ROMA SANATI

Roma Medeniyeti, bugünkü İtalya’nın kuzeyinde Latium bölgesinde birkaç köyde kurulmuştu. Sonrasında Akdeniz’e hâkim olan bir İlk Çağ imparatorluğu olmuştur.

MS 375 yılında Kavimler Göçü’nün yıkıcı etkisi sonucunda  MS 395’te Batı ve Doğu Roma olmak üzere iki ayrı devlete ayrılmıştır.

Batı Roma İmparatorluğu MS 476’ da Germen saldırılarıyla yıkılmıştır. Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu 1453’ te Fatih Sultan Mehmet’
in İstanbul’ u fethetmesiyle yıkılmıştır.

Roma sanatında mimari başarılı örnekler vermiştir. Yapılarında kireç harcı kullanılmıştır, kemer ve kubbe gibi mimari tasarımlarla, daha geniş yapılar üretmişlerdir.

Yuvarlak planlı tapınakların ilk örneklerini vermişlerdir, Roma şehrindeki Pantheon bu yapı tipinin en önemli örneğidir. Diğer önemli örnekler: Fransa’ da Nimes Tapınağı, Ankara Augustus Tapınağı, Kütahya Çavdarhisar’daki Zeus Tapınağı‘dır.

Roma tiyatrolarında sütun ve kemerler kullanılmıştır. Anadolu’da en önemli örnek Antalya Aspendos Tiyatrosu‘dur.

Gladyatör ve vahşi hayvan mücadelelerinin yapıldığı Roma mimarisine özgü yapılara Amfitiyatro denir. Roma’ daki Coloseum en önemli örnektir.

Roma İmparatorluğu’nda halkın toplandığı, çeşitli sorunların görüşüldüğü açık meydanlara Forum denir. Forum Romanum en önemli örnektir.

İçerisinde mahkemelerin ve resmî ofislerin bulunduğu, halkın alışveriş de yapabildiği üzeri kapalı yapılara Bazilika denir. Örnek yapı olarak günümüzde Anadolu’da Aspendos ve Bergama’da da bazilikalar vardır.

Roma mimarisinde, uyun uzaklardan getirilebilmesi için su kemerleri, biriktirilebilmesi için sarnıçlar da yapılmıştır.
Önemli bir yapı örneği olan hamamlarda duvarların içine künkler yerleştirilmiş, oradan sıcak suyun geçişi sağlanmış ve böylece Hypocaust adı verilen bir ısıtma sistemi geliştirilmiştir. Burada biriken kirli sular da
kanalizasyon sistemiyle dışarıya atılmıştır.
En önemli örnekleri: Roma’daki Ceracalla ve Anadolu’daki Roma Hamamı 

Roma mimarisinde ve şehir yaşamında su kemerleri çok önemlidir. En önemli örnekleri: İstanbul’daki Valens (Bozdoğan) su kemeridir. 

Roma mimarisinin geliştirdiği yapı tiplerinden bir diğeri de Zafer Takları ve Şehir Kapıları‘dır. İmparatorların kazandığı zaferleri temsil eden zafer takları (şenlik kemeri) nın en önemli örneği Roma’daki Titus Zafer Takı’dır.

Yapı tipi olarak zafer taklarına benzeyen şehir kapılarına en önemli örnek Antalya Side’deki şehir kapısıdır.

Romalılar, bahçeleri, meydanları süslemek amacıyla Yunan heykellerinin kopyalarını yapmışlardır. Roma portrelerine ise ayrı bir başlık gerekir. Ölü kültürüne bağlı olarak gelişmiştir.
İmparatorların portreleri bu dönemin en önemli örnekleridir.

ERKEN HRİSTİYAN DÖNEMİ:

Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç (milat) kabul eden, MS 4.yy.da Roma İmparatoru Justinyanus’un Hristiyanlığı devletin resmi dini olarak
kabul etmesi arasındaki sürece Erken Hristiyan Dönemi denir. Bu dönemde üretilen sanata da Erken Hristiyan Sanatı denir.

Roma İmparatorluğu’nun ilk dini putperestliktir. Hz. İsa’nın doğumu (sıfır-milat) olarak kabul edilmiştir. Doğu Roma halkı MS 3. yy. dan itibaren Hristiyanlığı benimsemeye başlamıştır. Bu süreçte devletin baskısı nedeniyle ibadetlerini gizli yapmışlardır. Yer altına cenaze törenleri ve dinî ayinlerini yapmak amacıyla yaptıkları gizli tünel ve dehlizlere Katakomb adı verilmişti. Bu katakombların duvarlarında fresk tekniğiyle Hristiyanlığı temsil eden semboller (balık, kuzu, çoban, üzüm salkımı, vazoda çiçek vs.) yapılmıştır. Erken Hristiyan Sanatı’ na Sembolik Sanat da denir. 

BİZANS UYGARLIĞI VE SANATI (MS 395 – 1453)

  • Yapılaşma örnekleri fazladır,
  • Gelişmiş mimari anlayış örnekleri vardır. Ayasofya Camii Bizans mimarisinin ve dünya sanat tarihinin en önemli örnekleri arasında
    sayılabilir. 
  • Bizans Dönemi fresk ve mozaikleri önemli eserler arasındadır.
  • Fildişi kabartmalar, el yazmaları, minyatürler, altın ve gümüş sürahiler, taçlar gibi küçük el sanatları yapılmıştır.
  • Antakya Mozaik Müzesi’nde Anadolu’da yapılmış Bizans mozaiklerinin güzel örnekleri sergilenmektedir.

ROMAN SANATI

Orta Çağ, kilisenin ve din adamlarının çok etkili olduğu bir dönemdir. Bu dönemde kilise yapımı öncelikli mimari ve siyasal tercih olmuştur. Bu dönemde Avrupa’da kilise ve din adamları devlet yönetiminde, sosyal hayatta egemen olmuş, bilimi, sanatı ve her türlü gelişimi reddetmişlerdir.
Ayrupa’da orta çağ’da yaşanan bu karanlık dönem skolastik düşünce egemen olmuştur.

SKOLASTİK DÜŞÜNCE (SKOLASTİK FELSEFE): İnanç ve bilgiyi, bilimi kiliseyle dinle uyumlaştırma çabasındaki Orta Çağ felsefesi.

Bu düşünce ilk etkisini Fransa ve Almanya’da göstermiş olup, sonrasında bütün Avrupa’ya yayılmıştır.

Bu düşüncenin etkisiyle pek çok kilise, katedral ve şapel yapılmıştır.

ŞAPEL: Küçük kilise
KİLİSE: Hristiyanların ibadet mekanı.
KATEDRAL: Kilisenin büyük ve gösterişli hali

Bu dönemin önemli örnekleri: Fransa’da Notre Dame Kilisesi (küçük), Almanya’da Spayer Katedrali ve İtalya’daki ünlü Pisa Katedrali, Kulesi ve Vaftizhanesi en önemli örneklerdir.

GOTİK SANAT

1150-1550 yılları arasında devam etmiş olduğu düşünülen bir sanat akımıdır.

Roman sanatının son dönemlerinde skolastik felsefeden kopuş başlamış bu dönem Fransa öncülüğünde Gotik sanatı hazırlamıştır. 
Bu dönemdeki yapılarda yükseklik ve ferahlık görülmektedir. Gotik mimaride daha çok pencere kullanılmıştır. Ayrıca aşağıdaki detaylar da bu yapıların özelliğinin bir parçası olmuştur.

Kemer: Üzerine binen yapı sisteminin ağırlığını taşıyıcılara aktaran kavisli, bağlayıcı mimari unsur.
Vitray: Renkli camlarla yapılan süsleme.
Portal: Ana kapı (Taç kapı).
Gül Pencere: Roman ve Gotik mimaride katedrallerin ön cephelerinde girişin üstünde yer alan daire biçiminde vitraylı pencere. 
Fransa’daki Notre Dome Katedrali, Almanya’daki Ulm Katedrali ve İtalya’daki Milano Katedrali bu üslubun en önemli örneklerindendir. 

Gotik üslubun son dönemlerinde yapılan sivil yapı örneği de Venedik Dojlar Sarayı’dır.

RÖNESANS SANATI

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelmektedir. 15. yüzyılın başında İtalya’da ortaya çıkan bu akım, zamanla bütün Avrupa ülkelerini
etkilemiştir. Hümanizm (insan sevgisi) temel felsefesi benimsenmiş;
insan, bilim, sanat, sanatçı önem kazanmıştır.
Floransalı Medici ailesinin öncülüğünde sanata ve sanatçıya önem verilmiş ve bu tutum Rönesans hareketini başlatmıştır.
Rönesans sanatçıları, Antik Çağ Yunan ve Roma sanatından esinlenmişlerdir.

Rönesans’ı Hazırlayan Nedenler:
– Sanat değişim isteğinin 15. yy dan itibaren çok üst düzeye ulaşması,
– Düşünürlerin, bilim adamlarının fikirlerini özgürce ortaya koymaya başlamaları,
– Matbaanın bulunmasıyla, yeni buluşların ve fikirlerin her tarafa daha kolay yayılması sonucu sağlanan bilinçlenme.
– Coğrafi keşifler sayesinde Avrupa’nın sömürgeleri üzerinden zenginleşmesi ve sanata ilgi duyan zengin bir sınıfın (burjuva sınıfı) ortaya çıkması,
– Fikir ve sanat insanlarını destekleyen zenginlerin artması,
– İstanbul’un Türkler tarafından fethi sonrasında İtalya’ya göç eden bilim adamlarının İslam dünyasına ait bilgileri oraya taşıması

Mimaride özellikle Antik Çağ (eski Yunan ve Roma) etkisinde kalınmıştır. Yapılarda oran-orantıya (altın oran) çok önem verilmiştir ve boyutların uyumu aranmıştır. Saray ve şato mimarisi yanında halkın ihtiyacını karşılayacak sütunlu sosyal yapılar da inşa edilmiştir.
BRUNELLESCHİ (BRUNELLESKİ)‘nin eserleri:
• Floransa Katedrali’nin Kubbesi • Pitti Sarayı
• Pazzi Kilisesi • Öksüzler Yurdu

LEONE BATTİSTA ALBERTİ’nin eserleri:
• Rucellai Sarayı
• San Francesco Kilisesi

DONATO BRAMANTE’nin eserleri:
• Mabetcik (Tempietto)

MİCHELANGELO (Ressam, heykeltraş ve mimardır)’nin eserleri:
• Roma St. Peter Kilisesi
• Kapitol Meydanı
• Pieta (Michelangelo’nun imzaladığı tek eseridir) ve Musa Heykeli

Pieta: İsa’nın ölü olarak annesi Meryem’in kucağındaki
tasviri.
Madonna: İsa’nın bebek haliyle annesi Meryem’in kucağındaki tasviri.

Rönesans Dönemi’nde heykeltıraşlık mimarlıktan daha çok gelişim göstermiştir. Tevrat ve İncil’de geçen dinî konular ve önemli kahramanlar heykel ve kabartmalara (rölyef) konu edilmiştir. Heykellerde Tunç ve mermer malzeme kullanılmıştır.

Dönemin Heykeltıraşları ve Eserleri

LORENZO GHİBERTİ
• Floransa Vaftizhanesi’nin bronz kabartmaları

DONATELLO
• Gattamelata Atlı Heykeli

LEONARDO DA VİNCİ
• Milano’da bir heykel çalışması

MİCHELANGELO
• Musa Heykeli

Rönesans resminde olayın geçtiği mekân ve perspektif (derinlik) önemli bir özelliktir. Yağlı boya tekniğiyle, koyu renklerin yanında canlı renklerde eserler üretilmiştir.

Dönemin Ressamları ve Eserleri

GHİOTTO
• Altın Kapıda Karşılama

LEONARDO DA VİNCİ
• Mona Lisa
• Son Akşam Yemeği

TİZİANO PİETER BRUEGEL
• Lavinya • Yaşlı Köylü Kadın
• Vergi Parası • Körler
• Bir Lady Portresi

ALBRECHT DÜRER
• Kendi portresi
• Tavşan

BAROK SANAT

16. yy. ın sonunda İtalya’da doğan bu sanat dalına geçiş dönemi 1520-1580 yılları arasını kapsayan Rönesans’tan barok sanata geçiş dönemi olarak adlandıran döneme Maniyerizm denir.

Bu dönemde Rönesans’ın katı kuralları reddedilmeye başlanmıştır. Natürmort (ölü doğa) ve manzara resmi denemeleri bu dönemde yapılmaya başlanmıştır.
Barok Sanat 18. yy.da tüm Avrupa’yı etkisi altına almıştır. Eserlerde abartılı anlatım tercih edilmiştir. Mimaride aşırı süslemeli yapılar imar edilmiştir.
Barok dönem resimlerinde genel konuları: din adamlarının hayatı, mitoloji, kahramanlık öyküleri ve ünlü ailelerin tarihi olmuştur. Manzara, natürmort (ölü doğa) ve insan topluluğu resimleri de önem kazanmıştır. 

Dönemin Ressamları ve Eserleri

CARAVACCİO
• Meryem, çocuk İsa ve Azize Anna

RUBENS
• İsabella Brant’ın Portresi
• İsabella Clara’nın Portresi

REMBRANDT
• Anatomi Dersi
• Gece Nöbeti

Barok heykelleri hareketli yani dinamiktir. Çoğunlukla mermer malzeme
kullanılmış ve üzeri cilalanmıştır.

Dönemin Heykeltıraşları ve Eserleri

BERNİNİ
• Apollon ve Daphne (Defne)
• Roma’da Dört Irmak Çeşmesi

Dönemin Mimarları ve Eserleri

BORROMİNİ
• Fransa Versailles (Versay) Sarayı
• San Carlo Kilisesi

18. YÜZYIL SONRASI SANAT AKIMLARI

1. Neoklasisizm: 18. yüzyılın ikinci yarısında barok ve rokoko üsluplarına bir tepki düşünce temelinde, ilk olarak Avrupa’da başlamış ve Amerika’ya kadar yayılmıştır.

Rokoko Nedir?

1715-1774 yılları arasında Avrupa’da Aydınlanma Çağı’nda ortaya
çıkan bir süsleme üslubudur. Tek başına bir sanat akımı olarak kabul edilmez. 
Neoklasisizm’ de eski Yunan ve Roma sanatı döneminde kullanılan sanat öğelerine öykünme başlamıştır.

Mimaride, Eski Yunan ve Roma tapınak yapı modelleri, sütunlar, kubbeler çokca kullanılmıştır. Sosyolojik değişim ve gelişmelerin etkisinde ulusçuluk ve milliyetçilik kavramlarının etkisi eserlerin çoğuna yansımıştır.

Dönemin Mimarları ve Eserleri

ANDREA PALLADİO
• Amerika Washington DC’deki Capitol
• İtalya’da Villa Barbaro

Bu dönemde heykel sanatında çok az eser vardır. Heykel yapımında beyaz mermer kullanılmıştır.

Danimarkalı Thorwaldsen ve Canova bu dönemin önemli heykeltraşlarıdır.

Resimde de pek gelişme olmamakla birlikte ortaya konan eserlerde konular Antik Çağ ve Yunan mitolojisi ile alakalıdır.

Dönemin Ressamları ve Eserleri

JACK LOUİS DAVİD
• Horasların Yemini
• Sabinlerin Kaçırılışı

2. Romantizm: İngiltere’de, 18. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Özellikle edebiyatta ve resimde çok etkili olmuştur. Duyguların ağır bastığı Romantizm, 1789 Fransız Devrimi sonucunda gelişen özgürlük ve heyecan bu akımının bir sonucu olarak kabul edilir.

Dönemin Ressamları ve Eserleri

DELACROIX (DÖLACRUA)
• Özgürlük

GOYA
• Şemsiye

W. TURNER
– Temerrer Gemisi

3. Realizm: Gerçekçilik akımı olarak ortaya çıkan bu akım; günlük yaşam ve sorunlar olduğu gibi ve ayrıntılarıyla anlatmıştır.

Dönemin Ressamları ve Eserleri

GUSTAVE COURBET
• Köyde Kızlar
• Taş Kıranlar
• Karşılaşma

JEAN FRANSUVA MİLLET
• Başak Toplayan Kadınlar
• Angelius

4. Empresyonizm (İzlenimcilik): Bu akım 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır ve diğer sanat dallarını etkilemiştir. Herhangi bir nesnenin, bir olayın doğrudan anlatımı tercih edilmeden, sadece onun bıraktığı etki ve duygular, izlenimler anlatılmıştır.

Dönemin Ressamları ve Eserleri

EDOUARD MONET
• Kırda Kahvaltı
• Kayık
• Flüt Çalan Çocuk

CLAUDE MONET
• İzlenim (Gündoğumu)
• Bahçedeki Kadınlar

RENOİR
• Mavi Kurdeleli Kız

Bu akımla yapılan heykeltıraşlıkta da Heykeltıraş Rodin’in “Düşünen Adam” heykeli dikkat çeken en önemli eserdir. Heykelin aslı Paris’te Louvre Müzesi’ndedir. 
Paul Cezanne (Sezan) önderliğinde Empresyonizm’e bir tepki olarak ortaya çıkan akım, Post Empresyonizm adını alır.

Bu akımın ünlü sanatçıları ve eserleri:

PAUL CEZANNE
• Maden Şatosu • Kart Oynayanlar
• Madame Cezanne • Natürmort

VAN GOGH
• Ayçiçekleri
• Kendi portresi

CAMİLLE PİSSARO
• Monmartre Bulvarı

PAUL GAUGİN (GOGEN)
• Tahitili Kadınlar

5. Fovizm: 19. yüzyılın sonlarında gerçekçi canlandırmalara karşı çıkan bu akımın tek temsilcisi Fransız sanatçı Henri Matisse’dir.

HENRİ MATİSSE
• Dans
• Kırmızı Balıklar
• Madam Matisse
• Müzik

6. Kübizm: İzlenimciliğe tepki olarak çıkmış olan bu akımda, nesne ve varlıklar geometrik şekillerle ifade edilir. Geleneksel resim anlayışına en güçlü karşı çıkıştır. Bu akımın en önemli ve öncü temsilcisi Pablo Picasso’dur.

PABLO PİCASSO
• Balık
• Avignonlu Kızlar
• Yaşlı Gitarist
• İki Erkek ve Güzel Kadın

7. Fütürizm: 1910-1930 yılları arasında İtalya’da gelişen bu akım “Gelecekçilik” anlamına gelir. Endüstriyel gelişmelerle bu akım hız kazanmıştır. Bu akımın en önemli ve öncü temsilcisi Umberto Boccioni’dir.
Sanatçı ve Eserleri

UMBERTO BOCCİONİ (Ressam)
• Galeride Ayaklanma
• Ruh Durumları
• Yükselen Kent

A. SANT ELLA (Mimar)
– Hiçbir projesi uygulanmamıştır

8. Ekspresyonizm (Dışavurumculuk): Duygular ve içselliğin ön plana çıktığı 20. yy. sanat akımıdır. Bu akım Almanya’da ortaya çıkmıştır. 

EDWARD MUNCH
• Korku ve Çığlık

VASİLY KANDİNSKY
• Mavi Binici

9. Soyut Resim: Bu akım, 1910’lu yıllarda dünyada birbirinden bağımsız sanatçılar tarafından ortaya atılmıştır. Bu sanat iki aşamalıdır:
a. Soyutlama: Bir nesneyi, figürü tamamen soyut olarak tasvir eder.
b. Figürsüz: Hiçbir figür kullanılmaz.

WASİLY KANDİNSKY
• Çember

PİET MADRİAN
• Kompozisyon

PİCABİA
• Palyaçolar

10. Metafizik: Bu akım düş ve bilinçaltının dışa vurumunu ifade eder. 1. Dünya Savaşı’nın yarattığı huzursuzluk ve kaos bu akımın ilham kaynağı olmuştur.

11. Dadaizm (Kuralsızlık): Sanatsal anlatımda kuralları reddeden, rastgele bir yol izleyen bir akımdır. 1. Dünya Savaşı , savaşın barbarlığına tepki olarak doğmuştur.

MARCEL DUCHAMP
• Satranç Oyunları
• Merdivenden İnen Çıplak

MAX ERNST
• Martının Çığlığı Resim 
• Uçak Yutan Bahçe

12. Sürrealizm: 1916 sonrasında etkili olan bir sanat akım Gerçeküstücülük olarak da bilinir. Figürler gerçek görüntülerinden farklılaştırılmaktadır. Bu akımın en önemli ve öncü temsilcisi Salvador Dali ‘dir.

SALVADOR DALİ
• Aziz Antonius’un Baştan Çıkarılışı

• Uyku

• Son Akşam Yemeği

13. Pop Art: 1950’li yıllarda İngiltere’den başlayarak, Avrupa ve Amerika’ya yayılmış bir sanat akımıdır. Gelişen sanayinin ürettiği malların reklamının yapıldığı afiş ve diğer görsellerin hazırlanması amaçlanmıştır.

ROY LİCHTENSTEİN 
• Arabada

ANDY WARHOL

• Marilyn

Random Posts

  • AÖL TARİH 2 – 2. VE 3. ÜNİTE ÖZETİ

    AÖL TARİH 2 KİTABI – 1. ÜNİTE ÖZETİ 2. ÜNİTE  İSLAM MEDENİYETİNİN DOĞUŞU 1. İSLAMİYET’İN DOĞDUĞU DÖNEMDE DÜNYA Son peygamber olan Hz. […]

  • “Tasavvuf” nedir?

    Tasavvuf, nefsi kötü istek ve duygulardan arındırarak Allah’a yaklaşma, kudret ve sıfatları ile Allah’ı tanıma ve sevmeye dayalı bir dinî […]

  • “tashih” nedir?

    Yanlışın yerine doğrusunu koyma, düzeltme, düzelti.

  • Biyoloji6

    Ders Özetleri Konu Testleri Ders Özetleri BİYOLOJİ 6 – VİDEOLU DERS ANLATIMI Konu Testleri Henüz Hazır Değildir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*