AÖL İNGİLİZCE 6 SEYAHAT KONUSU

Seyahat – To travel

  • I want to travel to Europe next summer.(Bir sonraki yaz Avrupa’ya seyahat etmek istiyorum.)
  • Murat wants to travel the world.(Murat dünyayı gezmek istiyor.)

Yurt dışına seyahat – To travel abroad

  • My brother loves to travel abroad.(Kardeşim yurtdışına seyahat etmeyi çok seviyor.)

(Ulaşım şekliyle) gezmek-To travel by (ulaşım şekli)

  • My friend wants to travel America by car.(Arkadaşım Amerika’yı arabayla gezmek istiyor.)
  • Im going to Ankara by bus.(Ankaraya otobüs ile gidiyorum.)

Hazırlık ile ilgili İngilizce kelimeler

Hazırlık-Preparation

  • I’m making early preparations for my travel.(Yolculuğum için erken hazırlık yapıyorum.)

Pasaport-Passport

  • Don’t forget to bring your passport with you.(Pasaportunu yanında getirmeyi unutma.)
  • I can’t find my passport.(Pasaportumu bulamıyorum.)

Otel ayırtmak-To book a hotel

  • I booked a hotel for next week.(Bir sonraki hafta için otel ayırttım.)
  • We should book our hotel before we leave.(Hotelimizi gitmeden önce ayırtmalıyız.)

 Bilet-Ticket

  • I bought my plane ticket online.(Uçak biletlerimi internetten satın aldım.)
  • The interrail ticket cost me 300 euros.(Interrail biletleri bana 300 euroya mal oldu.)

Vizeye başvurmak-To apply for visa

  • I applied for the visa a month ago.(Vizeye bir ay önce başvurdum.)
  • When did you apply for the visa?(Vizeye ne zaman başvurdun?.)

Konsolosluk-Consulate

  • Is there any news from the consulate?(Konsolosluktan haber var mı?)
  • I have to go to the Austrian consulate in order to get my visa.(Vizemi almam için Avusturya konsolosluğuna gitmem gerekiyor.)

Evrak işleri-Paper work

  • The paperwork required to get the visa is too much.(Vize almak için gerekli olan evrak işleri çok vazla.)
  • I have to complete this paperwork.(Bu evrak işlerini tamamlamam lazım.)

Bavul – Suitcase

  • I have to unpack my suitcase.(Bavulumu boşaltmam lazım.)
  • I need a new suitcase.(Yeni bir bavula ihtiyacım var.)

Para ve bütçe ile ilgili İngilizce kelimeler

Az para ile birşey yapmak – To be on a budget

  • I am going to travel Europe on a budget.(Avrupayı az parayla/Ucuza gezeceğim:)
  • How can i travel on a budget?(Az parayla nasıl seyahat edebilirim?)
  • I can’t spend too much money, I’m on a budget (Çok fazla para harcayamam, az param var/Bütçem az.)

Not: Bazı cümlelerde travel Europe ve bazılarında travel to Europe yazıyorum.Arada bir fark var. “Travel Europe” dediğim zaman “Avrupayı gezmek” demiş olmak istiyorum.”Travel to Europe” dediğim zaman ise “Avrupaya seyahat” demiş olmak istiyorum.

Para harcamak – To spend money

  • I can’t spend more than 100 liras.(100 liradan fazla harcayamam.)
  • I spent 250 liras last week.(Geçen hafta 250 lira harcadım.)
  • I am going to spend 130 liras on my shoes.(Ayakkabılarıma 130 lira harcayacağım.)

Konaklama – Accommodation

  • We need to plan our accommodation.(Konaklamamızı planlamamız lazım.)
  • Accommodation is not an issue. (Konaklama bi sorun değil.)

Sırt çantası – Backpack

  • Our backpacks are very cheap.(Sırt çantalarımız çok ucuz.)
  • We need to buy high quality backpacks.(Yüksek kalitede sırt çantaları almalıyız.)

Uçuş ve havaalanı ile ilgili İngilizce kelimeler

Havaalanı – Airport

  • Hurry!We are going to be late for the airport.(Acele et!Havaalanına geç kalacağız.)
  • My friend will drop me off at the airport.(Arkadaşım beni havaalanına bırakıcak.)

Not: Son cümlede “Drop off” kullandım.Buna İngilizce’de idiom deniyor.Idiom, birkaç kelimenin bir araya gelmesiyle tamamen farklı anlamda bir kelimenin oluşmasıdır.Günlük hayatta sıkça kullanılırlar(Hang out, rip off, take out gibi).Burada “Drop off” bir yere bırakmak anlamına geliyor.

Uçuş – Flight

  • How was your flight?(Uçuşun nasıl geçti?/Yolculugun nasıl geçti)
  • We wish you to have a pleasant flight.(İyi bir yolculuk geçirmenizi diliyoruz.)

Rötar – Delay

  • Do you know what’s causing the delay?(Gecikmenin sebebini biliyor musun?)
  • I get frustrated by small delays.(Küçük gecikmelerden ötürü sinirleniyorum.)
  • Our flight was delayed by 15 minutes.(Uçuşumuz 15 dakika rötarlı.)

Yurt dışı uçuşlar – International flights

  • I need to find a website that sells cheap international flight tickets.(Ucuza yurt dışına uçuş bileti satan bir site bulmalıyım.)

Yurt içi uçuşlar – Domestic flights

  • If your flight is domestic you don’t have to be at the airport 2 hours before your flights.(Eğer uçuşun yurt içi uçuşuysa havaalanına uçuşundan 2 saat önce gelmene gerek yok.)

Bagaj – Luggage

  • I am going to pick up my luggagefirst.(Önce bagajımı alacağım.)
  • Your luggage shouldn’t be so heavy.(Bagajın bukadar ağır olmamalı.)

Kalkış saati – Departure time

  • The departure time of my flight is 10 am.(Uçağın kalkış saati sabah 10.)

Varış saati – Arrival time

  • Can you send me your arrival time?(Varış saatini bana yollarmısın?)
  • I am not sure about my arrival time.(Varış saatimden emin değilim.)

Zaman dilimi – Time zone

  • You should not forget to adjust your clock when traveling to a different time zone.(Başka bir zaman dilimine seyahat ederken saatini ayarlamayı unutmamalısın.)

Evet seyahat ile ilgili İngilizce kelimeler bukadar.Bundan bir sonraki hikaye videosunda bu kelimeleri kullanacağım böylece kelimeleri pekiştirmiş olacaksın.İzlediğin için teşekkür ederim ve sonraki videolarda görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*