AÖL İNGİLİZCE 6 – OPEN YOUR HEARTH

PERFECT MODALS

Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı,modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde dedetaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır.

Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hemde sınav için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir.

Must

Have to

Should + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.)

Ought to

Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir.

Must + Have V3

Must + Have V3, “….mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz.Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir.

The roads are wet, it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.)

She speaks German fluently, She must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.)

Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3“

….mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır.

Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “….mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz.Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade ediyoruz. Bu yapıların“gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to =Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani“gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olanbu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir.

The Goverment should have taken the nessesary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı)

Step: adım, önlem.

He study hard ; he should have passed exame. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.)

It is too late. My father shpuld have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramışolmalıydı.)

You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.)

The Goverment should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.)

We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.)

We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.)

Could + Have V3“

…mış olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecekama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır.

Our Goverment could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.)

Improve: geliştirmek, iyileştirmek

Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz.

They could have coused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.)

Confidence: güven

Couse: … e sebep olmak

Might + Have V3“

…mış olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır.

Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır.

Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir.

She might have fallen down. (O düşebilirdi.)

She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

Mistake: yanlışlık, hata

Kill: öldürmek

Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz.

Örneğin: He was ill this morning. He may have gone home. (O bu sabah hastaydı. Eve gitmiş olabilir.)“

…mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can”kullanılamaz. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır.

Such a man can’t have done that. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz.)

Örnek Cümleleri

He may have been waiting for us. (O bizim için beklemekte olabilir.)

He may have resigned. (O istifa etmiş olabilir.)

They must be studying now. (Onlar çalışıyor olmalı.)

She must have been developing a new method. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı.)

He was able to see his boss. (O patronunu görebildi.)

He has been able to see his boss. (O patronunu görebilmiş.)

He had been able to see his boss. (O patronunu görebilmişti.)

The two sides, could have resolved the dispute. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi.)

Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır.

Resolve: çözmek (bir problemi, bir sorunu…)

Solve: çözmek (kimyasal anlamda)Settle halletmek

Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyip, kalıpları öğrenin…

I should have turned down their proposal. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım.)

She has to have sold her car. (O arabasını satmış olmalıydı.)

They ought to have submitted their report. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar.)

Submitte: sunmak

We had to sell all our properties. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti.)

Property: mal, mülk, eşya.

People shouldn’t have exalted the statue of computers. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmelerigerekmezdi.)

Exalt: yükseltmek, övmek, yüceltmek.

He shouldn’t have revealed my secret.(Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi; ….çıkarmamalıydı.)

Reveal: açığa çıkarmak, göstermek, açıklamak

You oughtn’t to have said all these to him. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi.)

We had to discharge this patient. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık.)

Discharge: taburcu etmek.We must have seen him. (Onu görmüş olmalıyız.)

****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. “Can + Have V3” yapısı yoktur. Yani; He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız. Ama olumsuz yapıda olabilir.“Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir.

Örnek verecek olursak; She can’t have killed her friend. (O arkadaşını öldürmüş olamaz.)

They should have considered the offer. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar.)

He must have gone. (O eve gitmiş olmalı.)

He may not have brought it. (Onu almış olmayabilir.)

She may not have passed the exam. (O sınavı geçmiş olmayabilir.)

He is able to realize his goal. (O amacını gerçekleştirebilir.)

He was able to realize his goal. (O amacını gerçekleştirebildi.)

He had been able to realize his goal. (O amacını gerçekleştirebilmişti.)

We could have passed the exam. (Sınavı geçmiş olabilirdik.)

We might have had an . (Kaza yapmış olabilirdik. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir.)

İngilizceyi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik. (We could have learnt English in England.)

Evimizi satmamış olabilirdik. (We could not have sold our house.)

Sen ayağını kırmış olabilirdin. (You might have broken your leg.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*