“Allah’ın Varlığı ve Birliği” nedir?

İslam inancı “Allah’ın birliği, eşi ve benzeri bulunmadığı” temel ilkesini benimser ve anlatır.

Kelime-i tevhid yani “Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed onun kulu ve elçisidir.” cümlesi bu tevhid inancının özet ifadesidir.

Lokman suresi, 13. ayette yüce Yaradan şöyle buyurur:

“Yavrum Allah’a ortak koşma çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür͘͟”

Allah’ın varlığının ve birliğinin delillerini Kur’an birçok kez zikreder. İslam âlimleri de bu konuda birçok akli delil ortaya koymuşlardır.

Allah’ın varlığı ve birliği konusundaki delillerin amacı:

  • Müminin imanını sağlamlaştırmak (ispat),
  • Münkiri inkârında âciz bırakmak (iskat),
  • Doğabilecek şüpheleri gidermek,
  • İnsanın dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak.

Allah’ın varlığı ve birliğini ispat için birçok delil ileri sürülmüştür. Bu delilleri akli ve naklî olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

1)Akli deliller: Aklın prensiplerini ve zorunlu olarak benimsediği esasları kullanarak temellendirilen delillere denir. Bu delilleri başlıca şu şekilde sıralayabiliriz:

a) Hudüs delili: Hudüs, sonradan meydana gelmek demektir. Önceleri olmayıp sonradan meydana gelen varlıklara da hądis denir. Hudûs delili, âlemin sonradan yaratıldığı gerçeğinden yola çıkılarak elde edilen delile denir.

  • 1.Öncül: Âlem hâdistir. (Değişkendir ve sonradan var olmuştur.)
  • 2.Öncül: Her hâdisin bir muhdisi (var edeni) vardır.
  • 3.Öncül: O hâlde âlemin de bir muhdisi vardır ki O da Yüce Allah’tır.

b) İmkân delili: Alemin varlığının zorunlu değil mümkün olduğu fikrinden yola çıkılarak ortaya konan delile denir. Alem mümkün varlıktır yani onun varlığı ile yokluğu eşittir, o hâlde onun varlığını yokluğuna tercih eden bir kuvvet ve irade olmalıdır. O da Yüce Allah’tır.

  • 1. Öncül: Âlem mümkündür.
  • 2. Öncül: Her mümkün için bir müreccih (varlığını yokluğuna tercih eden irade) vardır.
  • 3. Öncül: O hâlde âlemin de bir müreccihi vardır ki o da Yüce Allah’tır.

c) Gaye ve nizam delili: Alemde var olan gaye ve düzenden yola çıkarak Allah’ın varlığını ispat eden delildir. Alemde bir düzenin var olduğu aşikârdır. Kâinat belli kurallara göre hareket etmektedir. Dikkatle bakıldığında her bir varlığın bir amaç için var olduğu görülür. Hiçbir varlık anlamsız ve amaçsız değildir. O hâlde bu harika düzen kendiliğinden olmayacağına göre bu düzeni kim kurmuştur? Her bir canlının varlığının amacını kim belirlemiştir?

Gaye ve nizam delili, Allah’ın varlığının yanında O’nun birliğini de ispat eder. Çünkü âlemdeki düzen aynı zamanda o düzeni koyan ve devam ettiren iradenin bir olduğunu gösterir. Eğer birden fazla ilah olsaydı kâinatta düzen ve intizam olmazdı. Aksine kaos ve anarşi meydana gelirdi.

  • 1.Öncül: Âlemin içindeki her bir varlığın bir amacı ve düzeni vardır.
  • 2.Öncül: Her düzen, bir düzenleyiciye ihtiyaç duyar.
  • 3.Öncül: o hâlde âlemin de bir düzenleyicisi vardır ki O da bir olan Yüce Allah’tır.

2)Naklî deliller: Naklî deliller, Allah’ın varlığını dile getiren ve üzerinde düşünmemiz istenen Kur’an ayetleridir. Sayıca hayli çok olan bu ayetlerden birkaç tanesini zikredeceğiz:

İbrahim suresi, 10. ayet:

“Peygamberleri dedi ki͖ yer ve gökleri yaratan Allah deala’nın varlığından şüphe edilir mi͍͘͘͘͟”

Lokman suresi, 25. ayet:

“Andolsun ki onlara͕ ‘gökleri ve yeri kim yarattı’ diye sorsan͕ mutlaka Allah derler͘. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah’a mahsustur ama onların çoğu bilmezler͘͟”

Bu ayetlerde Allah Teala, kâinatta var olan, bizim de çevremizde görüp durduğumuz birtakım olağanüstü hadiselere dikkat kesilmemizi istemektedir. Alemde mevcut olaylar ve yaratılmış her şey Allah’ın (c.c) varlığına, birliğine ve kudretine açık birer delildir.

Random Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*