“Allah’ın Sıfatları” nedir?

Allah’ın varlığına inanmakla kalmayıp, aynı zamanda O yüce varlıkta bulunması zorunlu sıfatların varlığına ve O’nun zâtına yakışmayan noksan sıfatlardan münezzeh (uzak, yüce) olduğuna da inanmaktır. Zâtî ve subûtî sıfatlar olarak iki bölümde ele alınan bu sıfatlar sırasıyla şunlardır:

1.Zati Sıfatlar: Allah’ın (c.c) zâtına mahsus olup O’ndan başkasına verilemeyen sıfatlara zati sıfatlar denir. Bu sıfatlara, Allah Teala’yı noksan sıfatlardan münezzeh kıldıkları için tenzihi sıfatlar, Allah Teala’nın ne olmadığını bildirdiklerinden dolayı da selbi sıfatlar adı da verilir. Örneğin Allahcisim değildir, sınırlı değildir, onun için mekân söz konusu değildir.

Selbî sıfatlar için bir sayı sınırlaması olmasa da bunları şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

Vücüd: Allah’ın var olması demektir. Allah vardır. O’nun yokluğu (adem) düşünülemez. Bu manada O’na Vâcibü’l-vücûd (varlığı zorunlu) denir. O sonradan olmamıştır. Allah Teala var olmak için başka bir kuvvete muhtaç değildir.

Kıdem: Ezelî olmak, başlangıcı bulunmamak demektir. Allah Teala’nın varlığının bir başlangıcı yoktur. Ne kadar geriye gidersek gidelim, O’nun var olmadığı bir zamanı düşünemeyiz. Allah (c.c) sonradan meydana gelmiş (hâdis) bir varlık değil, kadîm (ezeli) bir varlıktır. Eğer hâdis bir varlık olsaydı bir muhdise (yaratıcıya) muhtaç olurdu. sar olmak için bir muhdise muhtaç olan da vâcibü’l-vücûd olamaz.

Bekâ: sarlığının sonu olmamak, ebedî olmak demektir. Allah’ın (c.c) varlığının başlangıcı olmadığı gibi sonu da yoktur.

Vahdaniyet: Allah’ın (c.c) bir olması demektir. Allah Teala zâtı, sıfatları ve fiilleri açısından tektir, eşsizdir. Aynı sıfatlara sahip ikinci bir varlık yoktur.

Muhalefetün li’l-havâdis: Sonradan yaratılmışlara benzememek demektir. Allah, kendi yarattığı varlıklara hiçbir surette benzemez. Kâinattaki varlıkların hiçbirisi de O’na hiçbir yönden benzemez.

Kıyam bi-nefsihî: sar olmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymamak demektir. Allah var olmak ve varlığını devam ettirmek için hiçbir varlığa, yere, zamana, sebebe muhtaç değildir. Aksine her şey O’na muhtaçtır.

2. Subuti Sıfatlar: Varlığı zorunlu olan Allah Teala’nın vacip olan sıfatlarına subûtî sıfatlar denir. Subûtî sıfatların bir diğer özelliği de Yüce Allah’ın bunlarla kâinatta tasarruf etmesi, evren ve oradaki varlıklarla iletişim kurması, sahip olduğu vasıfların etki ve sonuçlarının kâinata yansımasıdır. Dolayısıyla Allah bu sıfatlarıyla kâinata tecelli eder, tasarrufunun eserleri kâinatta gözlemlenebilir.

Subûtî sıfatlar şunlardır:

Hayat: Diri olmak demektir. Allah (c.c) diridir. Hayatın sebebi ve kaynağı odur.

İlim: Allah ilim sahibidir. Olmuş olanları da olacak olanları da bilir. Allah’ın ilmi her bir varlığı kuşatmıştır. O’nun bilmediği herhangi bir şeyin olması asla düşünülemez. Allah’ın bilmesi bizim bilmemiz gibi değildir.

Semi: İşitmek demektir. Allah (c.c) her şeyi işitir. O’nun işitmesi diğer varlıklarınkine benzemez. O’nun işitmek için bir organa veya herhangi bir vasıtaya ihtiyacı yoktur. Herhangi bir kuvvet veya sebep onun işitmesine engel olamaz.

Basar: Görmek demektir. Allah Teala her varlığı görür. O’nun bir varlığı görmemesi muhaldir, imkânsızdır. O’nun görmesi diğer varlıklara benzemez. Görmek için göze veya herhangi bir vasıtaya ihtiyacı yoktur.

İrade: Dilemek demektir. Mümkün olan her şeyin olması veya olmaması yönünde tercihte bulunmak, karar vermek demektir. Allah Teala mürîddir. İradesi vardır. Bir şeyin var olmasını dilerse var eder, dilemediğini de var etmez. O’nun iradesi önünde hiçbir engel yoktur.

Kudret: Güç ve takdir sahibi olmaktır. Allah’ın dileği şeyi bizzat yerine getirebilecek güce sahip olmasıdır. Allahu Teala neyin var olmasını dilerse onu bizzat kudret sıfatıyla yaratır. Bu, iradesiyle veya irade sıfatıyla gerçekleşir. Allah’ın kudretinin önünde hiçbir engel yoktur. Allah
Teala acizlikten ve güçsüzlükten uzaktır

Kelam: Konuşmak demektir. Allah konuşan bir varlıktır. Allah bu sıfatı ile peygamberlerine kitaplar indirmiş, bazı peygamberleri ile de konuşmuştur.
Kelam sıfatı Allah’ın zatı ile kaim ve ezelidir. Bu sıfat bir kemal sıfatı olduğu için Allah Teala’nın onunla nitelenmesi vacip ve zorunludur. Kelamın zıddı olan konuşmama özelliği O’nun için söz konusu değildir. Cenab-ı Hakk’ın kelam sıfatının mahiyeti bizce bilinemez. Ses ve harflerden meydana gelmemiştir. Allah Teala ezelden ebede bu kelam sıfatı ile emreder, yasaklar ve haber verir. Tevrat, Zebur, İncil, Kur’an ve sahifeler bu bir tek kelamın alameti ve göstergesidir. Allah Teala’nın peygamberlerine vahiy göndermesi, onlara kitaplar indirmesi kelam sıfatının sonucudur.

Tekvin: Yaratmak demektir. Allah Teala var etmek istediğini kudret ve tekvin sıfatıyla yaratır. sar etmek, var ettiğini beslemek, büyütmek ve varlığını devam ettirmek hep bu tekvin sıfatının neticesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*